Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/34921
2023/15433
27 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
Sanık müdafinin 29.09.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 14.11.2015 havale tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafinin temyiz istemi, yalnızca sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın, katılanın vekilliğini üstlendiği ... hakkında yazdığı köşe yazıları ile suça konu yazı bir bütün olarak dikkate alındığında suça konu yazının katılana yönelik olduğu, izah edilen ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiği vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
... Gazetesinin 21.10.2014 tarihli ... yayımlanan sanığa ait "... vakıfları vatan hainleriyle" başlıklı köşe yazısında "Paralel Yapı Türkiye için ciddi bir tehlike.. ... ulusal güvenliğimizi resmen tehdit ediyor... Bu yüzden ... Örgütü'nün Milli Güvenlik Kurulun'da (MGK) ulusal güvenliği tehdit eden unsurlar arasına alınacağı kesin... Ancak o ... naneyi yerler. Yesinler! bunca yaptıklarından sonra ödül alacak değiller ya.. Epey para aldılar zaten. Büyük saltanat sürdüler. Yetti gayri. Bu çetenin işi gücü ihanet. Milli sırlarımızı almana satan da bunlardı. Şimdi karşılığını alıyorlar. Bu örgüt Almanya'ya taşeronluk yaptı. Türkiye'yi dinleyen paralel çete memleketini vatanını almanlara sattı. Bu yüzden almanya ... ve HSYK seçimleri üzerinden ... Örgütü'ne sahip çıktı. Alman ... Vakfı, Türkiye için tezgah bir rapor hazırladı. ... ve bugün gazeteleri de bu raporu referans göstererek yeni bir algı operasyonuna başladı. Alman itihbaratının desteklediği ve karanlık odaklarca fonlanan ... vakfını bilmeyen yok.. Aslanda Alman vakıflarının Türkiye üzerindeki oyunları yeni deği. ...'nu da onlar katletmişti. ... Vakfı'nı referans gösteren ... gazetesi, vakfın şaibe dolu raporuyla Hükümete bindiriyor. ... Örgütü jargonuyla hazırlanmış rapor Türkiye aleyhinde kullanılıyor. Paralel ihanet çetesi de (P.İ.Ç.) bu raporu referans gösteriyor. Kime neler yapmadılar ki şimdi kuyruğuna basılmış kedi gibi cırmalamalarına bakmayın... ... bile cemaatin ...'ye sızmaya çalıştığını itiraf etti. Adamlar ...'nin içine elini kolunu dahası da her şeyini sokmak istedi. Anlaşılınca o el kesildi. ... böyle diyor.. ...'ye yapılan kaset operasyonunun arkasında da bu P.İ.Ç'ler var. Ona rağmen hala çeteden taraf olanlar var. Çeteye toz kondurmuyor şerefsizler. Çeteden medet umuyorlar. Belkide P.İ.Ç in elinde kasetleri var. Korkuyor da olabilirler. Adamlar başkomutan'a küfrediyor. Malum kesim seyrediyor. Cumhurbaşkanı ...'ı savunduğumuzda da zübük izmaritler bize sataşıyor. Yer miyiz hiç? bu terbiyesizlik ve saygısızlığı yapacak cesareti pisliklere kim veriyor? bu pislikleri savunan itler de en az onlar kadar suçlu. Kimse benim Cumhurbaşkanıma ve başbakanıma sövemez.. Sövdürtmem. Toz da kondurmam. Kanı bozuk şerefsiz; sev ya da sevme.. Ama sövme! gün gelir o küfürleri sana ve seni savunan angutlara yedirirler! bunu kimse unutmasın!" şeklindeki sözlerle katılana karşı hakaret ettiği iddia edilmiş, Yerel Mahkemece, ''Sanık tarafından yazılan yazı incelendiğinde hakaret niteliğinde sözler sarf edildiği ancak bu sözlerin katılan ...'e yöneldiğine ilişkin herhangi bir delil elde edilemediği dolayısı ile atılı suçun unsurlarının oluşmadığı.'' gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık müdafinin 29.09.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 14.11.2015 havale tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği belirlenmekle, sanık müdafinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
-
Sanığın savunması, katılanın beyanı, suça konu yazı içeriği ve 5237 sayılı Kanun'un 126 ncı maddesindeki “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.” şeklindeki düzenleme ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan incelemede; suça konu yazı içeriğindeki hakaret içeren sözlerin duraksanmayacak şekilde katılanın şahsına yönelik olduğunun anlaşılamadığı gibi bu yönde başkaca somut bir delil de bulunmadığı, dolayısıyla matufiyet şartının gerçekleşmediği, bu itibarıyla sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraati yönündeki Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
-
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanık müdafinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:43