Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/11972

Karar No

2022/24950

Karar Tarihi

8 Aralık 2022

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Tehdit, hakaret

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Kurulu'nun 2013/213 Esas, 2014/522 Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere sanığın tek bir fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olma ihtimali bulunmakta olup ceza adaletini sağlamak ve doğru sonuca ulaşabilmek amacıyla her iki suçtan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinin birlikte yapılması gerekeceğinden ceza miktarı itibarıyla kesin nitelikle olan hakaret suçundan kurulan hükmün de temyizinin kabil olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1 Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun TCK'nın 106/1 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu olması, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve TCK'nın 106/1 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, tehdit suçu yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,

2 Kabule göre de; iddia ve mahkemece kabul edilen sözlerin bir bütün halinde tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında ayrı ayrı ceza tayin edilmesi,

Kanuna aykırı ve sanık ... (...)'nın temyiz nedenleri yerinde görülmekle tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif )

KARŞI OY

Dosya kapsamına göre özetle, Yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda sanığın hakaret ve silahla tehdit suçlarını işlediği kabul edilerek TCK'125/1, 125/4, 62/1 ve 52.maddeleri gereğince doğrudan 1.740 TL adli para cezası iddia ve aynı Kanun'un 106/2 ve 62.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın süresinde hükümleri temyiz etmesi üzerine Dairemizce değerlendirilmiş, sayın çoğunluk tarafın hakaret suçundan tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre hüküm kesin nitelikte olmasına rağmen "Sanığın tek bir fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olma ihtimalinin bulunması nedeniyle ceza adaletini sağlamak ve doğru sonuca ulaşabilmek amacıyla kurulan hükümlerin temyiz incelemesinin birlikte yapılması gerektiği, bunun sonucu olarak hakaret suçundan kurulan hükmünde temyizinin olanaklı olduğu" gerekçesiyle hakaret suçundan verilen kesin hükümde temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyizinin mümkün olmadığı, içerdiği hukuka aykırılığın temyizi kabil hale getirmesine yasal olanak bulunmadığı ve bu nedenle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun düşüncesine iştirak etmek mümkün olmamıştır. Şöyle ki;

Hakaret suçundan sanık hakkında doğrudan tayin olunan adli para cezasının üçbin Türk Lirasının altında olmasına göre, 5320 sayılı Kanuna 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, kesin nitelikte olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır. Kanun koyucu hüküm tarihi itibariyle başkaca hiçbir hak sınırlaması sonucu doğurmayan üçbin Türk Lirası ve altında tayin edilen para cezasına ilişkin hükümleri kesin kabul etmiştir. Temyizen incelenemeyen kesin nitelikteki bir hükümlerdeki açık hukuka aykırılıklar söz konusu hükme temyiz edilebilirlik vasfı kazandırmaz. Aksinin kabulü hukuka aykırılık taşıyan her hükmün incelenmesi sonucunu doğurur ve bu kanun koyucunun amacına uygun bir yorum değildir. Çünkü kanun koyucunun kesin nitelikteki hükümlerin temyiz edilememesine ilişkin düzenlemesinin nedeni, bu kararların her zaman isabetli olacağı ve bünyelerinde hukuka aykırılık barındırmayacakları kabulüne dayanmamaktadır. Kanun yolu, aykırılıkları gidermek ve isabetli karar verilmesini sağlamak bakımından sanık için olduğu kadar toplum için de büyük bir teminat olduğundan, temel insan hakkıdır. Bu nedenle yargılama hukukunda kararlara karşı kanun yolunun açık olması ana kuraldır. Yine her yargılamanın davanın kapsam ve karmaşıklığına uygun zamanda sonuçlandırılması da adil yargılanma hakkının gereğidir. Kanun yolu incelemesi suçun basit ve öngörülen cezanın hafif olması durumunda yargılamanın uzamasına, tarafların ve yargılama makamlarının verilen cezadan daha fazla külfet altına girmelerine neden olabileceğinden kanun koyucu tarafından bu hükümlerin kesin olduğu kabul edilmiştir. Özetle, nispeten hafif cezalar içeren hükümler için temyiz yolunun kapatılmasının sebebi, yaygın şekilde isabetli olmaları değildir. Bunlar hukuka aykırılık taşısa bile, yasa yolunun açılmasıyla uzayan yargılamanın, taraflara ve yargılama makamlarına getireceği maddi ve manevi yükün mevcut cezadan çok daha fazla olması ön kabulü nedeniyle yasa yolu kapatılmıştır. Kaldı ki, yargı makamlarınca verilen hükümlerin kesin ya da kesinleşmiş olması bireylerin güven içinde yaşamaları için zorunludur. Her yargılamada gerçeğe, adalet ve hakkaniyete ulaşılması çabası bulunsa da ceza muhakemesinin de bir sonu olmalıdır. Aksi halde ceza muhakemesinin amaçları arasında olan toplumsal barış ve güven sağlanamaz; sürekli bir çekişme ve belirsizlik ortamı varlığını korur. Ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Ek 7.Protokolünün 2/1.maddesine göre "Mahkeme tarafından ceza gerektiren bir suç nedeniyle mahkum edilen herkes, mahkumiyetinin veya hükmolunan cezanın yüksek bir mahkeme tarafından yeniden incelenmesini sağlama hakkına sahiptir." Ana kural bu olmakla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrasında kanunla belirtilmiş hafif nitelikteki suçlar bakımından bu hakkın istisnalara tabi olabileceği hüküm altına alınmıştır. İç hukuk bakımından bağlayıcı olan bu düzenlemeye göre kanunla düzenlenmek kaydıyla hafif suçlar ve cezalar, bu kapsamda kalan olayımızda olduğu gibi üçbin Türk Lirasının altında kalan para cezalar bakımından yasa yolunun kapalı tutulması adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurmamaktadır.

Ceza Genel Kurulunun 12.03.2013 gün ve 1515 202 ile 21.12.2010 gün ve 230 264 sayılı kararı başta olmak üzere birçok kararında da vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümler ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir. Bunun dışındaki kesinlik sınırı içerisinde kalan hükümlerin temyizen incelenmesine yasal olanak yoktur. Sayın çoğunluğun kesin olan hükmü temyizen inceleme gerekçesi "Ceza adaletini sağlamak ve doğru sonuca ulaşabilmek amacıdır." Ceza adaletini sağlama ve doğru sonuca ulaşma biçimindeki gerekçeyle kesin hükümlerin incelenmesinin yolunun açılması durumunda, hukuka aykırılık taşıyan tüm kesin hükümlerin temyizen incelenmesinin yolu açılmış olur. Bu tutum CMUK'nın 305.maddesine ve yasa koyucunun amacına aykırıdır.

Öte yandan bir hükümdeki hukuka aykırılıkların olağan kanun yoluyla giderilmesi imkânının bulunmadığı ahvalde bu aykırılıkların 5271 sayılı CMK'nun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenen kanun yararına bozma yoluyla giderilmesi imkânı bulunmaktadır. Yasa koyucu hafif suçlar bakımından yukarıda gösterilen nedenlerle hükümlerin kesin olduğunu kabul etmiş ise de, olası ağır ve açık hukuka aykırılıkları önlemek ve uygulama birliğini sağlamak için olağanüstü kanun yollarına başvuru yolunu açık tutmuştur.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle sonuç olarak; Sanık hakkında hakaret suçundan verilen ve üçbin Türk Lirasının altında olan hükmün kesin olduğu, adaleti sağlamak ve doğru sonuca ulaşmak gibi gerekçelerle temyizen incelenmesinin mümkün olmadığı, aksinin kabulü halinde kesin olan tüm hükümlerin incelenmesinin yolunun açılacağı, bu yöndeki kabulün yasa koyucunun amacına ve yasaya aykırı olacağı, bu hükümlere yasa yolunun kapatılmasının Ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Ek 7. Protokolünün 2/2.maddesine uygun olması nedeniyle adil yargılanma hakkını ihlal etmeyeceği, kesin hükümlerdeki ağır ve açık hukuka aykırılıkları önlemek için olağanüstü yasa yollarına başvurmanın mümkün olduğu kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bu gerekçeyle temyizen incelenip bozulmasına dair düşüncesine iştirak etmek mümkün olmamıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tehditkararbozulmasınahükümlerinhakaretkarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:55:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim