Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/35280
2022/1933
11 Ocak 2022
KARAR
Hakaret suçundan sanık ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair... Asliye Ceza Mahkemesinin 15/09/2015 tarihli ve 2015/419 esas, 2015/463 sayılı kararının itiraz edilmeksizin 28/09/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 25/05/2016 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, hüküm açıklanarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin .... Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli ve 2019/266 esas, 2020/508 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında;
" Dosya kapsamına göre her ne kadar .... Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli kararında kendisini vekil ile temsil eden katılan lehine 3.400,00 Türk lirası vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Ceza davalarında ücret” başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, “Ceza hükmü taşıyan özel yasa, tüzük ve kararnamelere göre yalnız para cezasına hükmolunan davalarda tarifeye göre belirlenecek avukatlık ücreti hükmolunan para cezası tutarını geçemez.” şeklindeki düzenleme değerlendirildiğinde, "ceza hükmü taşıyan özel yasa, tüzük ve kararnameler" uygulamasıyla hükmolunan para cezaları nedeniyle, takdir edilen vekalet ücretinin para cezası miktarını geçemeyeceği, ancak 5237 sayılı Kanun'un ceza hükmü taşıyan özel yasa mahiyetinde olmadığı, bu sebeple de 5237 sayılı Kanun ile hükmolunan adli para cezalarında vekalet ücretine karar verilirken Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/2. maddesinin uygulamayacağı düşünülebilirse de, söz konusu daraltıcı yorumun sanık aleyhine olacağı gibi, mahkemesince ceza hükmü taşıyan özel yasa uygulamasının yapıldığı yargılama sonunda karar verilen para cezası miktarının maktu vekalet ücretinden az olması halinde, katılanın vekil ile temsil edilmesi nedeniyle, ancak para cezası miktarı kadar vekalet ücretine karar verilebilecek iken, aynı mahkemede görülmekte olup, 5237 sayılı Kanun uyarınca hüküm kurulması halinde katılanın vekil ile temsil edilmesi nedeniyle, hükmolunan para cezasını geçecek şekilde yüksek miktarda maktu vekalet ücretine karar verilmesi durumunda, aynı mahkemede biri ceza hükmü taşıyan özel kanunların, diğeri 5237 sayılı Kanun'un uygulamasıyla yalnız adli para cezasına karar verilmiş iki farklı dosyada vekaletname ile aynı işi gören katılan vekili/vekilleri yönünden iki farklı vekalet ücreti sonucunu ortaya çıkarmakla eşitsizliğe neden olacağı, belirtilen nedenle anılan hükmün, 5237 sayılı Kanun uygulaması nedeniyle yalnız adli para cezasına hükmedilmesi halinde vekalet ücretine takdir edilmesi durumunda da uygulanması gerektiği, bu halde mahkemesince takdir edilen vekalet ücretinin incelemeye konu para cezasının miktarı olan 1.500,00 Türk lirasından fazla olamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “Olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay tarafından incelenmesini sağlamak suretiyle ülke sathında birliğe ulaşmak, hakim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur.
26/10/1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve özel dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hâkim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile delillerin değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararlar kanun yararına bozma konusu olamaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/06/1971 gün ve 497 209, 07/02/1972 gün ve 447 72, 24/02/1975 gün ve 37 32, 14/06/2005 gün ve 66 65, 07/02/2006 gün ve 172 10, 22/10/2013 tarih ve 2012/11 1322 2013/421 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olması şahsi hak olma niteliğini değiştirmeyeceğinden ve kişisel hakka ilişkin olarak yapılan aykırılıklar nedeniyle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç ve Karar :
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi koşullarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 11/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:19