Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/40595
2022/13149
25 Mayıs 2022
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, temyiz süresinin "15 gün" olarak yanıltıcı nitelikte gösterilmesi nedeniyle, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
-
Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti yargılama aşamasında toplanan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, somut olayda, aralarında husumet bulunan tarafların adliye koridorunda duruşma saatini beklerken tartıştıkları, tanık polis memurların olaya müdahale ettikleri sırada bankın altında ağzı kapalı bir sustalı çakının bulunduğu, katılan ... beyanında “...bıçağı çıkarıp önce Uğur’a daha sonra bana göstererek sizi öldürüp, yaşatmayacağım diyerek saldırdı” şeklinde anlatımda bulunduğu, katılan ...’ın soruşturma aşamasında “...., arka cebinden sustalı bıçağı çıkarıp bana doğrulttuğu sırada koluna vurarak bıçağı yere düşürdüm” demesine karşın, kovuşturma evresinde “...bıçağı bana doğru savurdu, bıçak montumun önünü yırttı” dediği anlaşılmakla, katılanın montunda yırtık olduğuna dair dosyada mevcut bir tespit olmaması, anlatımlar arasında çelişki bulunması ve sanığın aşamalardaki beyanlarında, bıçağın kendisine ait olmadığını belirtmesi karşısında, her ne kadar sanığın katılanlara “sizi öldüreceğim, yaşatmayacağım” dediği tüm dosya kapsamıyla sabit ise de; tehdit eylemi sırasında, olay yerinde bulunan bıçağı kullandığına dair katılanların soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin bir delilin bulunmadığı ve sanığın eyleminin TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, sanık hakkında aynı Kanunun 106/2 a. madde ve fıkrası uyarınca hüküm kurulması,
-
1 nolu bozmaya uyulması halinde;
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/1. madde hükmü uyarınca, TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; anılan Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
- Kabule göre de;
TCK’nın 62. maddesi kapsamında, sanığın cezasında iki kez indirim yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:29