Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/30844
2021/27718
25 Kasım 2021
KARAR
Kasten yaralama ve tehdit suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3 a, 62, 106/1. maddesinin ilk cümlesi, 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezaların aynı Kanun’un 50/1 d maddesi gereğince, mahkûm olunan hapis cezalarının yarısı kadar süre ile alkollü içki satış ve servisinin yapıldığı restoran ve kafeler ile disko, bar, pavyon gibi eğlence yerlerine gitmekten yasaklanmasına yönelik tedbire çevrilmesine dair, Mudanya Sulh Ceza Mahkemesi'nin 30/01/2013 tarihli ve 2012/114 esas, 2013/112 sayılı kararının, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 29.11.2018 tarihli 2014/33738 esas ve 2018/20748 sayılı ilamıyla onanmasının ardından infazı sırasında, sanığın davetiye tebliğine rağmen Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmadığından bahisle kaydın kapatılarak mahkemesine gönderilmesi üzerine, sanığın mahkumiyetine konu hapis cezalarının denetim süreleri de dikkate alınarak takdiren ayrı ayrı 2 ay 15 gün hapis cezası olarak kısmen infazına dair, Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30/12/2019 tarihli ve 2019/139 esas, 2019/348 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi
İstem yazısında;
"Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/10/2016 tarihli ve 2016/8647 esas, 2016/13304 karar sayılı ilamında ''davetiye tebliğine rağmen denetimli serbestlik şube müdürlüğüne başvurmayan sanık hakkında, duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden....Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/06/2015 tarihli ve 2014/557 esas, 2015/79 sayılı kararının 5271 sayılı 309. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA,'' şeklinde belirtildiği üzere,
Dosya kapsamına göre, davetiye tebliğine rağmen Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmayan sanık hakkında, duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50. maddesi;
"(1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir." şeklindedir. İnceleme konusu somut olayda; sanık ... hakkında kasten yaralama ve tahdit suçlarından ayrı ayrı verilen 5 ay hapis cezalarının, TCK'nın 50/1 d maddesi gereğince, mahkûm olunan hapis cezalarının yarısı kadar süre ile alkollü içki satış ve servisinin yapıldığı restoran ve kafeler ile disko, bar, pavyon gibi eğlence yerlerine gitmekten yasaklanmasına yönelik tedbire çevrildiği, kararın kesinleşmesini müteakip infazı için dosyanın Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, hükümlüye 07.10.2019 tarihinde çağrı yazısı tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde anılan Müdürlüğe müracaat etmemesi üzerine dosyasının kapatılarak Mahkemesine iade edildiği, her ne kadar Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30/12/2019 tarihli, 2019/139 esas, 2019/348 sayılı ek kararıyla hapis cezalarının 2 y 15 gün hapis cezası olarak kısmen infazına karar verilmiş ise de, hükümlü hakkında TCK'nın 50/6 7 maddesi uyarınca karar verilmesi amacıyla duruşma açılması gerektiği gözetilmediğinden, anılan ek kararın hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarnamede yer alan düşünce yerinde görüldüğünden,
1 Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30/12/2019 tarihli ve 2019/139 esas, 2019/348 sayılı ek kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2 Aynı Kanun'un 309/4 a maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:17