Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
4. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/35676
2021/25991
2 Kasım 2021
KARAR
Tehdit ve kasten yaralama suçlarından sanık ... ...'ın tehdit ve kasten yaralama suçlarından, sanık ...'in ise tehdit suçundan yapılan yargılamaları sonunda, sanıkların mahkumiyetlerine dair Gaziantep 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 03/12/2015 tarih ve 2013/ 691 esas, 2015/728 karar sayılı hükümlerin sanıklar ... ve Bedir ... ile sanık ... ... müdafisi tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 24.06.2020 tarihli 2020/1110 Esas ve 2020/7790 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanık ...'ın yokluğunda verilen hükmün, en son bildirdiği adreste okur yazar olmayan annesine tebliğ edilmesinden dolayı yapılan tebligatın usülsüz olması nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmekle, temyiz talebinin reddine dair karar kaldırılarak dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ...'a yükletilen tehdit ve yaralama, sanık ...'e yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın öngörülen biçimde infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık ... ile sanık ... ve müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 24.06.2020 tarihinde oybirliğiyle " karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2021 tarih ve KD 2021/99985 Karar Düzeltme sayılı yazısı ile;
"1 UYAP üzerinde yapılan incelemede hükmün verildiği 03/12/2015 tarihinde sanık ... ...'ın başka bir suç nedeniyle Gaziantep E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda; sanık ...'in ise Vezirköprü T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulundukları ve duruşmalardan vareste tutulma istemleri bulunmadığı halde son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluklarında hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma haklarının kısıtlanması,
2 Sanıklara CMK'nın 176/1. maddesi uyarınca iddianame tebliğ edilmeden ve CMK'nın 190/2. maddesi uyarınca duruşmaya ara verilmesini istemeye hakları olduğu hatırlatılmadan yargılamaya davam edilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması nedeniyle "onama" ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının bozulması istemiyle anılan karara itiraz edilmiştir.
-
02/07/2012 tarih ve 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 308.maddesi uyarınca İTİRAZIN KABULÜ,
-
Yüksek Dairenizin 24/06/2020 gün ve 2020/1110 Esas, 2020/7790 Karar sayılı kararı. sayılı onama ilamının KALDIRILMASI;
-
Gaziantep 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2015 gün ve 2013/691 Esas, 2015/728 Karar sayılı hükmünün BOZULMASI,
-
İtirazımızın kabul edilmemesi halinde, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesi" talebiyle itirazda bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
HUKUKSAL DEĞERLENDİRME
CGK'nun 14.05.2020 tarih,2019/6 77 esas ve 2020/205 sayılı kararında da belirtildiği üzere "Sanığın duruşmada hazır bulunabilmesi, yükümlülük yönü olmakla birlikte öncelikle kendisi açısından bir hak olup bu hak adil yargılanma hakkının temel unsurlarından birini oluşturmaktadır. Tarafı olduğumuz ve onaylamakla iç hukuk mevzuatına dahil ettiğimiz Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde, sanığın en azından kendi kendini savunma hakkı bulunduğu belirtilmekle, mahkeme huzurunda doğrudan savunmasını yapabilmesi için duruşmada hazır bulunma hakkının varlığı da zımnen kabul edilmiştir.
Kendisi yönünden hak olarak düzenlendiği kabul edilen bir hususta sanığın, bu hakkı ne şekilde kullanacağı konusunda hiçbir inisiyatifinin olmadığının kabulü halinde hakkın varlığından da söz edilemeyecektir. Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12 Şubat 1985 tarihli Colozza ve Rubinat/İtalya ile 25 Kasım 1997 tarihli Zana/Türkiye kararlarında, sözleşmeyle garanti altına alınan bir hakkın kullanılmasından vazgeçilmesinin, bunun açıkça söylenmesiyle mümkün olabileceği belirtilmiş olup, buna göre sanığın duruşmada hazır bulunma hakkından feragat etmesi de ancak bu hususu açıkça söylemesiyle mümkün olacaktır".
5271 sayılı CMK'nın ''sanığın duruşmadan bağışık tutulması'' başlıklı 196. maddesi uyarınca; Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizcede benimsenen 03/04/2018 tarih, 2014/851 esas ve 2018/144 karar sayılı kararında belirtildiği üzere, aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğindedir.
İnceleme konusu olayda kendilerine iddianame tebliğ edilmeyen sanıkların, duruşmada iddianame ve eklerinin okunması üzerine süre talebinde bulunmadıklarını, savunmalarını yapacaklarını beyan etmiş olmaları karşısında,bu yönde tebliğnamede bozma talep eden görüşe iştirak edilmemiştir. Ancak sanıklar savunmalarını yaptıkları tarihlerde cezaevinde bulunmaktadırlar. Uyap sisteminden yapılan kontrolde sanık ... ...'ın 13.09.2014 tarihinde cezaevinden tahliye edildiği, 27.04.2016 tarihinde tekrar cezaevine girdiği anlaşılmaktadır. Sanık karar tarihinde cezaevinde olmamakla beraber, savunmasının alındığı tarihte cezaevinde olup, kendisine CMK'nın 196/1 maddesi gereğince duruşmalardan bağışık tutulma hakkı hatırlatılmamış olup, cezaevinde olduğu tespit edilen 11.09.2014 tarihli celsede duruşmada hazır bulundurulmamıştır. Uyap sisteminden yapılan kontrolde sanık ...'in ise SEGBİS aracılığıyla 22.05.2014 tarihli celsede savunması alınmış olmasına karşın, sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanık, hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmiştir.
KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği karar düzeltme yazısındaki 1 no'lu düşünce yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca, 24/06/2020 tarihli 2020/1110 Esas ve 2020/7790 karar sayılı ilamın, yeniden incelenmesi sonucu;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz gerekçesi yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 24.06.2020 tarihli 2020/1110 Esas ve 2020/7790 karar sayılı ilamın 1 no'lu itiraz nedeniyle sınırlı olarak KALDIRILMASINA,
1 Sanık ... ...'ın savunmasının alındığı oturumda başka suçtan Gaziantep Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olduğu , duruşmalardan vareste tutulma hakkının hatırlatılmadığı, sonraki ve karar duruşma tarihlerinin bildirilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanarak 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılması,
2 Yargılama süresince başka suçtan Vezirköprü Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi bulunmayan sanık ...'in kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve itiraz nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:06:48