Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

4. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/30200

Karar No

2021/25165

Karar Tarihi

21 Ekim 2021

Hakaret suçundan sanık ... ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/2. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 125/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, ... 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30/05/2018 tarihli ve 2016/648 esas, 2018/292 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

İstem yazısında;

"Dosya kapsamına göre;

1 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1. maddesinde yer alan “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.” şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemenin kabulüne göre, somut olayda sanığın, kayınpederi olan katılan ... ile yaptığı cep telefonu görüşmesi sırasında, ...'in oğlu ve kendisinin eşi olan katılan ...'nu kastederek sarf ettiği kabul olunan "nerede o orospu çocuğu" sözlerinin yöneldiği kişi bakımından en az üç kişiyle ihtilat unsurunun gerçekleşmediği, telefonla görüşme anında katılan ... ile ...'nun hakaret sözlerini duymuş olmasının ihtilat unsurunun oluşmasını sağlamayacağı anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,

2 Adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşullar değerlendirilip, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.

Hukuksal Değerlendirme:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;

"(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur." şeklinde düzenleme mevcuttur.

Hakaret suçunun huzurda işlenmesinin en tipik örneği, fiilin mağdurun yüzüne karşı işlenmesidir. Fail, bu durumda hareketi doğrudan öğrenir. Suçun huzurda işlenmiş olması mutlaka fail ile mağdurun fiilin işlendiği sırada yüz yüze olmasını gerektirmez. Şayet fail, fiili işlediği sırada mağduru hedef alan hakaretinin mağdur tarafından da doğrudan algılanabileceğini biliyor ve istiyorsa, bu durumda da suç huzurda işlenmiş sayılacaktır.

Hakaret suçunun huzurda işlenmemesine rağmen, Kanun tarafından huzurda işlenmiş gibi cezalandırılan hali ise, ileti yoluyla yapılan hakarettir. TCK’nın 125/2. maddesinde, “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” demek suretiyle, tahkir edici nitelikteki fiilin, ileti yoluyla mağduru hedef alması durumunda failin huzurda hakaret etmiş gibi cezalandırılacağı belirtilmiştir. Buna göre, hakaret içeren bir mektup, telefon konuşması veya yazılı bir mesaj huzurda söylenmiş gibi cezalandırılacaktır.

İleti yoluyla hakarette, failin kullandığı vasıtalar ile mağduru hedef aldığını bilmesi ve mağdur tarafından bu fiilin öğrenileceğini istemesi gerekir. Şayet ileti mağdurdan başka birisine gönderilmiş ancak tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmiş ise, huzurda hakaret suçu oluşmayacaktır. Zira, fail mağdurun hakareti öğrenmesi kastıyla hareket etmemiştir. İleti yoluyla hakaretin, huzurda hakaret gibi cezalandırılabilmesi için sanığın iletilme kastı ile hareket etmesi gerekir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; katılan ... ... ile sanık ... ...'nun olay tarihinde evli oldukları ancak aralarındaki geçimsizlik nedeniyle ayrı yaşadıkları, 15/06/2016 günü katılanın, kardeşi tanık ... ... ile birlikte babaları ... ...'nun evinde bulundukları sırada, saat 23:18 sıralarında sanığın, ... ...'nu cep telefonu ile aradığı ve katılanı hedef alan hakaret sözleri sarf ettiği kabul edilmiş ise de, dosya kapsamına göre sanığın, katılanın babası ile telefon görüşmesi yaptığı sırada, katılanın babasının yanında olduğunu ve açık olan hoparlör nedeniyle hakaret sözlerini duyduğunu bildiğini gösteren delil bulunmadığı, sanığın sarf ettiği kabul edilen sözlerin içeriğine göre, iletme kastıyla hareket etmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle huzurda hakaret suçunun oluşmadığı, gıyapta hakaretin cezalandırılması için aranan, fiilin en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi şartının da somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, sanığın, unsurları oluşmayan hakaret suçundan beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesinde isabet bulunmamıştır.

Sonuç ve Karar:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Kanun yararına bozma istemine ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarnamede yer alan düşünce yerinde görüldüğünden,

1 Hakaret suçundan sanık ... ... hakkında kurulan, ... 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30/05/2018 tarihli ve 2016/648 esas, 2018/292 sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2 Hükümdeki hukuka aykırılık, sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, 5271 sayılı CMK’nın 309/4 d maddesi gereğince, sanığın hakaret suçundan BERAATİNE,

3 Sanığın, kendisini müdafi ile temsil ettirmesi nedeniyle, A.A.Ü.T.’ne göre 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine,

4 Sanığın beraat etmesi nedeniyle, yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına,

5 "1" numaralı istem yönünden verilen kararın içeriğine göre, "2" numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

6 Dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere ... Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

numaralıverilenverilmesinekararberaatine"1"tevdiineyönündenkararın5olmadığınaistemgörebozulmasınayer"2"içeriğine

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:08:14

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim