Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2893
2024/977
5 Mart 2024
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/57 E., 2022/1516 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen cezai şartın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı kurum tarafından hakkında 964,84 TL kurum zararı, 170.000,00 TL cezai şart uygulandığını, yapılan işlemin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davalı kurumca uygulanan kurum zararı, cezai şart ve uyarı cezasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yapılan işlem ve uygulanan cezanın sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak
davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ve 2013/765 E., 2017/118 K. sayılı kararla; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2017 tarihli ve 2017/675 E., 2017/923 K. sayılı kararla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 2020/776 E., 2020/6403K. sayılı kararla; tutuklu bulunan avukatın geçici olarak iş yapamaz durumda bulunduğu anlaşıldığına göre, vekilin duruşmaya katılamamış olması, davanın tarafı olan ve kendisine herhangi bir bildirimde bulunulmayan vekil edenin, salt bu nedenle hak kaybına uğramasına neden olacak bir olgu olarak kabul edilemeyeceğinden Mahkemece açıklanan şekilde bir işlem yapılmaksızın ve vekil eden durumdan haberdar edilmeksizin karar verilmiş olması doğru görülmediğinden hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; bilirkişi heyeti tarafından sunulan 10.10.2022 tarihli bilirkişi ek raporu ile davacı ... Hizm. Tic. Ltd. Şti.'nin 31.12.2012 tarihli ve 308995/SRŞ/01 sayılı soruşturma raporu doğrultusunda tahakkuk ettirilen 964,84 TL cezai şarttan ötürü davalıya 840,64 TL borçlu olmadığı, 170.000,00 TL cezai şarttan ötürü ise 120.000,00 TL borçlu olmadığı belirtildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek rapor ile davalı SGK'nın 31.12.2012 tarih, 308995/SRŞ/01 sayılı soruşturma raporu doğrultusunda davacı şirkete cezai işlem uyguladığı dönemlere ait Medula Mutabakat Evrak Detay Bilgileri doğrultusunda hasta bazında tek tek inceleme yapılmak suretiyle, taraf ve yargı denetimine açık, somut verilere dayalı ve hüküm tesis etmeye elverişli şekilde rapor düzenlenmiş olduğu anlaşıldığı, hükme esas almaya elverişli olduğu değerlendirilen 10.10.2022 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne davacı ... Hizm. Tic. Ltd. Şti.'nin; 31.12.2012 tarihli ve 308995/SRŞ/01 sayılı soruşturma raporu doğrultusunda tahakkuk ettirilen 964,84 TL cezai şarttan ötürü davalıya 840,64 TL borçlu olmadığı, 170.000,00 TL cezai şarttan ötürü ise 120.000,00 TL borçlu olmadığının tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın bu suretle giderilmesine davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; eksik bilgi ve belgeler talep edilmeden verilen hükmün eksik ve hatalı olacağını, hastalara yapılan tanıların hepsinin aynı tanılar olduğunu, hastaların şikayetlerinin ve tedavi süreçlerinin birbirlerine yakın olmasına rağmen bazı hastalar için kesintinin yerinde olduğu başka hastalar yönününden yerinde olmadığının raporda belirtildiğini, davalının kaç doktorla, kaç yatakla, ne kadar m² alanda hizmet verdiği, acil hal kısmında bu kadar hastaya bakabilecek durumda olup olmadığı, hastanenin fiziki şartları yeterli olup olmadığı, doktorların telefon baz istasyonları kayıtlarının istenilmeden ve nöbetçi oldukları zamanlarda hastanede olup olmadıkları araştırılmadan karar verildiğini, hastalara dair tetkik ve tahlillerin yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkil kurumdan davaya konu olan ve davacının dava dilekçesinde belirtiği fatura dönemlerine ait muayene olan hastaların tedavi sonrasında yazılan reçetelerin eczanelerden ilaçların alınıp alınmadığı hususun sorulmadığını, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında değerlendirme ve bilirkişi raporları arasında hüküm uyuşmazlığı olduğunu, hasta takip bilgi tanı kesinti gerekçesi (meduladan çıkış haliyle), tedavi yapılan hastaların epikriz raporlarının suretleri, yapılan tetkik sonuçlarının (tahliller vs.) eksik olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı SGK tarafından 31.12.2012 tarihli ve 308995/SRŞ/01 sayılı soruşturma raporu doğrultusunda davacı aleyhine tahakkuk ettirilen 964,84 TL ile 170.000,00 TL cezai şarttan doğan taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2012 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi
-
Değerlendirme
-
Dosyanın incelenmesinde, Mahkemece dava konusu işlemin dayanağı olan hastalardan Zeliha ve ...'ın tanık sıfatıyla beyanlarının alındığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre üç hasta yönünden (..., Sara Aygün, Erhan Yıldız) cezai şartın yerinde olduğu, bu hususta davacı yanın temyiz itirazının bulunmadığı, bilirkişi raporunda incelenen diğer hastalar yönünden Mahkemece beyanları alınmadan soruşturma raporundaki anlatımları esas alınmak suretiyle karar verildiği anlaşılmıştır.
-
Ayrıca bilirkişi kurulu tarafından inceleme yapılırken, Mahkemece tedavi evraklarının getirtilmediği, cezai işlemin iptali hakkında yeterli açıklama yapılmadığı, iptal sebebinin anlaşılamadığı, bu hususta bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişsiz olduğu görülmüştür.
-
Bu durumda, Mahkemece işlem yapılan ve tanık sıfatıyla beyanı alınmayan diğer hastaların da Mahkeme huzurunda dinlenerek ve tedavi evrakları da celp edilerek, yukarıdaki açıklanan hususlar dikkate alınarak, bilirkişi kurulundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık, ayrıntılı ve gerekçeli ek rapor tanzim edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
İlk Derece Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
-
Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelemesine yer olmadığına,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:34