Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5841
2024/701
20 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2022/66 E., 2022/418 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılardan ...A.Ş. vekili ve ...&...A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalılardan...Türk A.Ş.nin ithalatçısı olduğu dava konusu müvekkiline ait otomobilin 06.11.2011 tarihinde seyir halinde iken motor arızası verdiğini, davalı yetkili servis tarafından araçta kullanılan yakıt gerekçe gösterilmek suretiyle garanti kapsamında tamir edilmediğini, ortaya çıkan zararın asıl sorumlusunun tespiti için iki farklı mahkemeye başvurularak alınan değişik iş tespit raporlarının birinde araçta kullanılan yakıtın standartlara uygun olduğunun rapor edildiğini, diğerinde ise araç motorunda herhangi bir arıza bulunmayıp yakıttaki bir değer nedeniyle uzun süreli kullanımın böyle bir sonuca yol açabileceğinin rapor edildiğini, otomobilin 2011 model olduğunu, bu arıza nedeniyle motorunun tümden değiştirilmesi gerektiğini ve bunun için 69.679,15 TL ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, onarım bedeli ve değer kaybı için toplam 89.944,49 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ...Ş. vekili; ana firmadan aldıkları yakıtı sattıklarını, akaryakıt Ankara'da alındıktan dört gün sonra aracın Düzce'de bozulduğunu, bu süre içinde başka benzinlikten de yakıt alınmasının muhtemel olduğunu, davacının yakıt aldığı tarihte başka bir tüketici şikayeti olmadığını, arızaya yakıtın sebep olduğunun düşünülemeyeceğini, yapılan tahlil sonuçları ile yakıtın temiz olduğunun tespit edildiğini, tespit dosyalarında alınan numunelerin şaibeli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Davalı ......., & ...A.Ş. vekili; satılan akaryakıt ile ilgili ve sınırlı sorumluluğunun ürünün bayiye satışı ve teslimi ile sona erdiğini, akaryakıt mal ve hizmet ilişkisi ile bundan doğabilecek zarar ve sari neticelerin tamamen bayi ile tüketici arasında olduğunu, davalı bayiye verilen akaryakıtın TSE standartları açısından kontrol edildiğini, EPDK tarafından düzenli olarak denetlendiğini, ürünün standart dışı olmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
-
Davalı ...Ş. vekili; delil tespiti dosyalarında alınan raporlarla yakıtın standarda uygun olmadığının, teknik olarak aracın motorunda imalat hatasından söz edilemeyeceğinin tespit edildiğini, yetkili servis tarafından araç enjektörlerinde aşırı kurum olduğu ve arızanın dış etken kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, oluşan arıza nedeniyle davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.05.2016 tarihli 2013/730 E., 2016/885 K. sayılı kararıyla; bilirkişi raporuna göre araçta meydana gelen arızaya yakıtın neden olmadığı, arızaya motor işletme ayarlarındaki veya yakıt enenjektörlerindeki bir hatanın neden olduğu, aracın ayıplı olması nedeniyle davalı ...nin zarardan sorumlu olduğu, diğer davalılar aleyhine açılan davanın husumet noktasından reddi gerektiği, davacının talep edebileceği tazminat tutarının 83.818,02 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalılar ... & ...A.Ş. ile ...A.Ş. aleyhine açılan davanın husumet sebebiyle reddine, 83.818,02 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...den tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
-
Mahkeme kararına karşı, davalı ...Ş. temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 22.01.2019 tarihli ve 2017/1251 E., 2019/449 K. sayılı ilamıyla; değişik iş tespit raporlarında araçta kullanılmakta olan yakıtın standartlara uygun olmadığının ve otomobil motorunda herhangi bir arıza bulunmadığının bildirildiği, yargılama sırasında alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında ise mevcut arızanın davalı benzin istasyonundan alınan yakıttan kaynaklanmadığı, arızaya otomobilin motor işletme ayarlarındaki veya yakıt enjektörlerindeki bir hatanın neden olduğu görüşünün ileri sürüldüğü, bu haliyle bilirkişi raporları arasında açık çelişki bulunduğu, Mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderici, bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı yeni bilirkişi heyetinden, özellikle araçta kullanılan yakıtın davaya sebep arızaya sebep olup olmayacağı hususunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, önceki raporlara vaki taraf itirazlarını karşılar mahiyette rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle Mahkeme kararı bozulmuş, temyiz eden davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemenin 27.05.2021 tarihli, 2020/83 Esas, 2021/221 karar sayılı kararıyla, bilirkişiler tarafından bozma ilamı uyarınca rapor düzenlenmiş olmakla, bilirkişiler Prof. Dr. ............., Prof. Dr..................., ..........., Doç. Dr. ..........., tarafından düzenlenen 02/06/2015 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen hesaplamaya itibar edilerek, davacının talep edebileceği zarar tutarı, 83.818,02 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalı Mercedes aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, 83.818,02 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ... ile...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar süresi içinde davalı ...Ş. vekili ve ... &...Petrol A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
- Dairenin 15.03.2022 tarihli, 2021/7980 Esas, 2022/2317 Karar sayılı kararıyla; Mahkeme kararında, hem gerekçenin kendi içerisinde hem de gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 inci maddesi gereğince kararın bozulmasına, bozma nedenine göre temyiz eden davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediğine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; araçtaki arızaya, davalı ... ...A.Ş. bayisi...'ya satılan ve...'dan tüketicinin satın aldığı yakıtın neden olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu sebeple davalı ...& ...A.Ş. ve bayii ...A.Ş.nin davacı aracındaki arıza ve değer kaybından sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın davalı ...Ş. yönünden reddine, davalılar ... & ...Petrol A.Ş. ve ...A.Ş. yönünden kısmen kabulü ile 83.818,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ...A.Ş. vekili ve ...&...A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairenin 12.06.2023 tarihli ve 2023/543 Esas, 2023/1882 Karar sayılı kararıyla, Mahkemece verilen 10.05.2016 tarihli kararla; yalnız...A.Ş. yönünden davanın kabul edildiği, diğer iki davalı şirket yönünden ise reddedildiği, bu karara karşı davacı tarafça temyiz yoluna başvurulmadığı, usuli kazanılmış hak ilkesi gereğince, Mahkemece davanın reddine dair verilen 10.05.2016 tarihli karar, davacı tarafından temyiz edilmemekle davalılar ...ve ...&...şirketleri bakımından davanın reddi yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu husus kamu düzeninden olmakla Yargıtayca resen gözetileceği, buna göre Mahkemece; usuli kazanılmış hakka riayet edilerek, temyiz eden davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; Dairenin iki davalı şirket lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiğini belirttiği İstanbul 5. Tüketici Mahkemesinin 2013/730 E. 2016/885 K. Sayılı kararının Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2017/1251 E. 2019/449 K. Sayılı hükmü ile dosya içerisindeki raporların açıkça çelişkili olduğu gerekçesiyle bozulduğunu, bu kararın İstanbul 5. Tüketici Mahkemesinin 2013/730 E. 2016/885 K. Sayılı kararının açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini gösterir mahiyette olduğunu, hukukumuzda usuli kazanılmış hakkın istisnalarından birinin de bozma kararının açıkça maddi hataya dayanması ve kamu düzenine aykırılık olduğunu, somut olayda iki husus da müvekkil lehine gerçekleşmiş olup davalıların usuli kazanılmış hak kurumundan yararlanamayacağını, bu nedenle onama kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı hizmet nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesinde verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapmak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).
-
Yargıtay Dairesince bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
-
Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile yukarıda yer verilen hukuk kurallarına göre, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma doğrultusunda inceleme yapıldığı, Mahkemece davanın reddine dair verilen 10.05.2016 tarihli kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, böylece davalılar ...ve ...&...şirketleri bakımından davanın reddi yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezası ile bakiye harcın karar düzeltme isteyene yükletilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:26