Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/864
2024/1172
19 Mart 2024
MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1827 E., 2022/1990 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Varto Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/145 E., 2021/182 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Muş ili Varto İlçesinde yapılacak olan Alpaslan II Barajı nedeniyle ......, Köyünde bulunan taşınmazların kamulaştırıldığını ve zorunlu olarak göç ettirildiklerini, baraj ihalesini alan davalı şirketin söz konusu baraj nedeniyle etkilenen evlerin tespiti için Likya Şehir Planlama Mimarlık ve Kentsel Tasarım Ltd. Şti. ile anlaştığını, bu şirketin hak sahipliği için 4 kriter belirlediğini ancak bu kriterlerin neye göre belirlendiğinin belirsiz olduğunu, zorunlu olarak göç etmek zorunda kalan ve şirketin belirlemiş olduğu kriterleri sağlayan kişilere 130.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin tamamen İskan Kanunu çerçevesinde göçe zorlanacak olan ailelere verildiğini, yapılan ödemelerin hibe kapsamında olmadığını, yüklenici firma tarafından öncelikle hak sahipliğinin tespiti için köylülerin İl Özel İdaresine başvuru yapmaları, idare tarafından hak sahibi olarak görülmeleri halinde ödeme yapılacağının belirtildiğini, ancak İl Özel İdaresinin hak sahiplerini belirlemesine yönelik işlemin, hak sahiplerini belirleme yetkisinin Köy İhtiyar Heyetine ait olduğu gerekçesiyle Van İdare Mahkemesince iptal edildiğini, müvekkili davacının hak sahibi olduğunun Köy İhtiyar Heyeti tarafından tespit edildiğini, İskan Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında köy sakinlerine yapılan ödemelerin miktarlarının farklı ve bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, köy sakinlerine yapılacak ödemelerin muhatapları tespit edilirken İl Özel İdaresinin hazırlamış olduğu kriterler ve listelerin dikkate alındığını, halbuki bu kriterlerin belirlenmesinde yetkili olan mercinin köy ihtiyar heyeti olduğunu, HES nedeniyle göçe zorlanmasına rağmen İskan Kanunu hükümlerine aykırı şekilde ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 130.000,00 TL iskan alacağının taksit tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalı şirketin elektrik üretim lisansının bulunmadığını, elektrik üretim lisansının dava dışı ...Nehri Üretim A.Ş.ye ait olduğunu, davalı şirketin HES sahasındaki inşaat işlerini yürüten ana müteahhit ve dava dışı şirketle farklı şirketler olduklarını, bu nedenlerle davanın öncelikle husumet yönünde reddine karar verilmesi gerektiğini, 5543 sayılı İskan Kanunu'nun (5543 sayılı Kanun) 12 nci madddesi ile EK 2 maddesi uyarınca HES kapsamındaki uygulamalarda görevli ve yetkili idarelerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü olduğunu, kamulaştırma bedelin davacıya usulüne uygun ödendiğini, yatırımcı özel hukuk tüzel kişilerin İskan Kanunu ve Uygulamaları yönetmeliği çerçevesinde herhangi bir kamusal tazmin yükümlüğünün bulunmadığını, ancak bir takım farklı zamanlarda yöre halkına çeşitli bağışlar yapılabildiğini, bir düzenleyici işlemle bağış yapılacak kişilerin belirlenmediğini, şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini veya işlemin denetim eksenlerinde sorgulamaya çalışmanın yerinde olmadığını, kamusal makamların verileri dikkate alınarak takdiri kendilerine ait olmak üzere bir takım objektif şartlar belirlendiğini, davacının talebinin herhangi bir hukuki kaynağının olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Muş İli, ......, İlçesi, ......,Köyünde ......, II Barajı dahilinde kamulaştırılacak taşınmazların parsel numaralarını içerir liste kapsamında dava konusu taşınmazın yarısının kamulaştırma alanı içinde kaldığı, kamulaştırma için 21.08.2017 tarihinde ilanın yapıldığı, davacının yaklaşık 40 45 yıldan beri köyde ikamet ettiği yönünde kollukça tutanağın düzenlenmiş olduğu ve tanık beyanları doğrultusunda davacının yaklaşık 10 yıldır Muş İline gidip gelme durumunun belirtildiği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce sunulan cevabi yazı doğrultusunda yatırımcı ........., Nehri Enerji Üretim A.Ş.nin Energo Pro Türkiye bünyesinde bulunan alt şirket olduğu bildirildiğinden davalıya husumetin yüklenebileceği, davalı tarafça hak sahiplerinin belirlenmesinde 06.09.2017 tarihinden beri kesintisiz ikametgahın köyde bulunması koşulu esas alındığı, davacının 27.12.2017 tarihinde ......., Köyüne ikametini taşıdığı ve kamulaştırma için ilan tarihi olan 21.08.2017 tarihinden daha öncesinde söz konusu köyde kesintisiz ikamet etmediğinin anlaşıldığı, İskan Kanunu gereği davacının yerleşim yeri için aranan sürekli kalma objektif şartını yerine getiremediği, dosyada bir sureti mevcut elektrik aboneliği sözleşmesinin kuruluş yılı 2019 olduğundan dolayı söz konusu aboneliğin ve yine kolluk tarafından düzenlenen tutanağın beyana dayalı olması nedeniyle bu tutanağın da ikamet yönünden yeterli delil teşkil etmediği, tanık beyanları doğrultusunda kişinin yaklaşık 10 yıldır ikamet kapsamında Muş İline gidip gelme durumunun olduğu bildirildiğinden, davacının belirlenen söz konusu ikamet şartını taşımadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; kararın 5543 sayılı Kanun'a aykırı olduğunu, ikamet için gerekli görülen 21.08.2017 tarihinin neye göre belirlendiğinin belli olmadığını, müvekkilinin köyün en eski yerleşenlerinden olduğunu, baraj yapımı ile evi sular altında kalacağından ödeme yapılması gerektiğini, sundukları belgeler ve dinlettikleri tanıklarla köyde yaşadığının kanıtladığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Türk Medeni Kanunu'nun 19 uncu maddesinde "Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz." şeklinde düzenlemenin yer aldığını, dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, Alparslan II baraj sahası içinde davacıya ait evin yer aldığı, ancak davacının çocuğunun eğitimi nedeniyle Muş merkeze taşındığı, köye sürekli gelip gittiği, bu hususun tanık beyanları ile sabit olduğu, ayrıca davacının ikametini 27.12.2017 tarihinde Tepe Köyüne taşısa da köy ihtiyar heyetince düzenlenen hak sahipliği listesinde yer almadığı, yapılan ödemeden faydalanabilmesi için köyde kesintisiz ikamet etme şartını taşıması gerektiği, davacının ise ikamet şartını taşımadığı, İlk Derece Mahkemesince davacının ikamet şartını sağlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5543 sayılı Kanun'dan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
5543 sayılı Kanun'un 9 ve 12 nci maddeleri,
-
5543 sayılı İskan Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 6 ncı maddesi.
-
Değerlendirme
-
İhbar olunan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili 18.01.2021 tarihli dilekçesinde; Muş İli Varto İlçesi sınırları içerisinde yapılan Alpaslan II Barajı ve HES Projesinin, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde özel sektör yatırımcısı...Nehri Enerji Üretim A.Ş. tarafından inşa edildiğini, ...Nehri Enerji Üretim A.Ş.ye, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 095.01.2017 tarihli üretim lisansını verildiğini, projenin bu lisans kapsamında yapıldığını, baraj inşaatı ile ilgili tüm kamulaştırma işlemlerinin EPDK, Muş Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Milli Emlak Müdürlüğü ve yatırımcı...Nehri Enerji Üretim A.Ş. tarafından yapıldığını, yatırımcı...Nehri Enerji Üretim A.Ş.nin Energo Pro Türkiye bünyesinde bulunan alt bir şirket olduğu belirtilmiştir.
-
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının çocuğunun eğitimi için zorunlu olarak Muş Merkezde ikamet edindiği, davacının çocuğuna ait 27.08.2018 tarihli öğrenci belgesine göre Sağlık Yüksekokuluna kayıt tarihinin 03.08.2015 olduğu, Mahkemece yazılan müzekkere üzerine kollukça düzenlenen tutanakta, davacının yaklaşık 40 45 yıldan beri köyde ikamet ettiğinin tespit edildiği ve tanıkların, davacının köyle olan bağlantısını hiç koparmadığı, çoğunlukla köyde yaşadığını, ancak 10 yıldır Muş İline gidip geldiği şeklinde beyanlarda bulundukları anlaşılmıştır.
-
Yönetmelik'in 6 ncı maddesinde; "(1) Kanunun 12 nci maddesi uyarınca, taşınmazlarının kısmen veya tamamen kamulaştırılması sonucu yerlerini terk etmek zorunda kalan aileler ile yapılan iskân plânlama etüdlerinin başladığı takvim yılı başlangıcından en az üç yıl önce kamulaştırma sahasında yerleşmiş olup da(Ek ibare:RG 9/8/2017 30149)kamulaştırılacak taşınmazı olmayan aileler hak sahibi yapılırlar. (Ek cümle:RG 9/8/2017 30149)" şeklinde düzenleme yer almaktadır. Yukarıda açıklanan belgeler dikkate alındığında, davacının baraj inşaatı nedeniyle kamulaştırma kararı alanın köyde oturmak maksadı ile kaldığı, köyde yaşamını devam ettirdiği ve çocuğunun eğitimi nedeniyle ikametgahını zorunlu olarak Muş İline taşıdığı, ancak tanık anlatımları ve kolluk tutanağına göre köyle bağlantısını hiç kesmediği, asıl maksadının köyde yaşamını idame ettirmek olduğu ve bu nedenle de hak sahibi olması için gereken şartlara haiz olduğu anlaşılmıştır.
-
Davalı şirket vekili; yatırımcı özel hukuk tüzel kişilerin 5543 sayılı Kanun ve Yönetmelik çerçevesinde herhangi bir kamusal tazmin yükümlüğünün bulunmadığını, ancak bir takım farklı zamanlarda yöre halkına çeşitli bağışlar yapılabildiğini, bir düzenleyici işlemle bağış yapılacak kişilerin belirlenmediğini, şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini veya işlemin denetim eksenlerinde sorgulamaya çalışmanın yerinde olmadığını, kamusal makamların verileri dikkate alınarak takdiri kendilerine ait olmak üzere bir takım objektif şartlar belirlendiğini, davacının talebinin herhangi bir hukuki kaynağının olmadığını savunmuş ise de; hak sahiplerinin belirlenmesi için dava dışı Likya Şehir Planlama Mimarlık ve Kentsel Tasarım Ltd. Şti. ile yapılan anlaşma doğrultusunda, bu şirket tarafından belirlenin kriterlerin, kanunun aradığı şartlara sahip kişilerin hak sahipliğini ortadan kaldıramayacağı, İl Özel İdaresinin hak sahiplerini belirlemeye yetkili olmadığının Van İdare Mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile sabit olduğu, şirketin hak sahiplerini belirlemede tek başına yetkili olmadığı, kanunun aradığı şartlara haiz kişilere bu yardımın yapılmasının eşitlik ilkesi ve 5543 sayılı Kanun'un gereği olduğu ortadadır.
-
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; davacının hak sahibi olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:55