Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5176
2023/3474
30 Kasım 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki birleştirilerek görülen menfi tespit itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz incelemesini gerçekleştiren Dairemizce temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.
Davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından Dairece verilen karara yönelik maddi hatanın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.
Anılan maddede belirtilen hata kavramından amaç; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta hata olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık hatalardır.
Dosya içeriğine göre; temyiz incelemesi sonucunda verilen Daire kararında, birleşen dava yönünden açık ve belirgin bir hatanın bulunmadığı, ancak asıl davada davacı tarafın 18.12.2012 tarihinde ıslah harcı yatırarak davanın 129.096,00 TL üzerinden istirdat davası olarak devamını talep ettiği, eş söyleyişle talebin kesinlik sınırının üzerinde olduğu anlaşılmakla, maddi hatanın düzeltilmesi talebinin kabulü ile Dairece 23.11.2022 tarihli ve 2022/494 E., 2022/820 K. sayılı kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Dosya içeriğine göre birleşen davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 61.159,30 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada; müvekkili şirket hakkında davalı elektrik şirketi tarafından kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, yapılan tespitin gerçek durumu göstermediğini, ... tarafından düzenlenen raporda sayacın normal olduğunun belirtildiğini, ... yerinde kullanılan cihazlar dikkate alındığından sarfiyatın normal olduğunu, kaçak elektrik kullanılmadığını, kaçak elektrik tahakkukuna itiraz edildiğini ancak sonuç alınamadığını, bedelin haksız bir şekilde talep edildiğini ileri sürerek; davalı tarafından tahakkuk ettirilen 39.326,80 TL ve gecikme cezasına ilişkin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 18.12.2012 tarihinde ıslah dilekçesiyle davanın istirdat davası olarak devamına, 129.096,00 TL'nin ticari faizi ile tahsilini istemiştir.
II. CEVAP ve BİRLEŞEN DAVA
Davalı vekili; davacının tesisatında yapılan 30.07.2004 tarihli kontrolde sayaca müdahale edildiğinin belirlendiğini ve tutanak düzenlendiğini, sayaç değişimine kadar tekrar müdahaleyi önlemek için sayaç dolabının mühürlendiğini, 03.08.2004 tarihinde yapılan kontrolde de konulan mühürlere müdahale edildiği, mühür göbeklerinin çıkarıldığı, mühür yılı 1997 iken 1999 olarak tespit edildiğini, labaratuar muayenesi neticesinde de sayaca mühürleri ile oynandığının ifade edildiğini, mevzuata uygun olarak tahakkuk yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise; kaçak tahakkukunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan kök ve ek raporların teknik yönden denetime elverişli bulunduğu, davacı şirketin kaçak elektrik kullandığı, davacı şirketin temsilcisi hakkında kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile kaçak kullanımın sabit hale geldiği, asıl alacak ve gecikme zammı bedelinin doğru belirlendiği gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, itirazın iptali ile 39.326,80 TL asıl alacak ve 21.872,50 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 61.199,30 TL alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağa işleyecek %23 oranını aşmamak kaydıyla ve değişen oranlarda reeskont faizi üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden % 40 oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı vekili; deliller incelenmeden karar verildiğini, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, itirazlarının dikkate alınmadığı gibi yerinde inceleme yapılmadığını, sarfiyatın tespitine ilişkin ...'tan kayıtların istenmediğini, ...'ın yaptığı bilirkişi incelemesinde sayacın muntazam olduğunun belirlendiğini, sayacın değişimi sonrasına yönelik teknik inceleme yapılmadığını, ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesinin bağlayıcı olmadığını, raporların ceza dosyasına göre hazırlandığını, lehe raporların gözetilmediğini, itirazın iptali dosyasına ilişkin ödeme yapıldığının göz önüne alınmadığını, taksitlendirme protokolü düzenlendiğini, test yaptırılmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, gecikme zammına ilişkin hatalı karar verildiğini ileri sürerek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava davacısının kaçak elektrik kullandığı, davacı yetkilisinin bu nedenle cezalandırıldığı ve kararın onandığı, ceza dosyasındaki kaçak elektrik kullanımına dair maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı olduğu, davacının sayacının daha az tüketim göstermesinin sağlandığının belirlendiği, kaçak tespit tutanağı sonrasında da sayaç mühür kulakçıklarıyla oynandığının başka bir tutanakla belirlendiği, takibe konu tahakkukun ilgili yönetmelik ve mevzuata uygun bulunduğu tespit edilerek asıl davanın reddi ile birleşen davada alacak ve gecikme zammına yönelik verilen kararın doğru olduğu ancak alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı bulunduğundan bahisle; istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde asıl davaya ilişkin olarak bildirdiği sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kaçak elektrik tahakkukuna yönelik istirdat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 13 üncü maddesi,
- Değerlendirme
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, elektrik abonesi olan davacı şirketin kaçak elektrik kullandığının ceza yargılamasında belirlenmiş olmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay ve taraf denetimine elverişli bulunmasına göre, davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
-
Temyiz olunan asıl dosyaya yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:50:20