Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3383
2023/2967
1 Kasım 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ: 23.06.2023
SAYISI: 2023/920 E., 2023/1019 K.
DAVA TARİHİ: 27.09.2021
HÜKÜM/KARAR: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/277 E., 2022/351 K.
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçluya ait taşınmazın satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde müvekkiline para kalmadığını, sıra cetvelinde 5. Sırada yer verilen davalı alacağının muvazaalı olduğunu, davalı takibine dayanak senedin muvazaalı olarak düzenlendiğini, borçlunun eski eşi olduğunu boşandığını, boşanma nedeniyle alacaklı olduğu maddi manevi tazminat alacağını takibe koyduklarını, borçlunun davalı ile müvekkili alacağının tahsilini önlemek amaçlı muvazaalı senet düzenleyerek takip yaptıklarını borçlunun davalı ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalının muvazaalı takibinin iptalinin gerektiğini ileri sürerek davalıya ayrılan payın müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sıra cetveline itiraz davası açabilmesi için öncelikle hacze iştirak edebilme koşulların taşıyor olması veya imtiyazlı bir alacağa sahip olması gerektiğini, hacze iştirak etme hakkı bulunmayan alacaklının sıra cetveline itiraz davası açmasının kabul edilemeyeceğini, satılan malın parası icra veznesine girinceye kadar hacze iştirak edebileceğini, davacı tarafından konulmuş geçerli bir haczin bulunmadığını, davacının borçluya ait taşınmazın mülkiyeti dava dışı 3 kişi olan ihale alıcısına geçtikten sonra haciz koyduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sıra cetveline itiraz eden alacaklının icra takibinin ve buna bağlı olarak geçerli bir haciz işleminin bulunması gerektiği, bedeli paylaşıma konu mal üzerinde haczi ya da rehni bulunmayan alacaklının, sıra cetveline itiraz etmekte hukuki yararı bulunmadığı, sıra cetvelinin bedeli paylaşıma konu mal üzerinde, satış tarihi itibariyle haczi bulunan alacaklılar dikkate alınarak düzenlendiğini, aksi halde satış bedelinden pay ayrılamayacağı, davacının haczinin, sırasına itiraz ettiği davalının haczinden ve satış tarihinden sonra olduğu, düzenlenen sıra cetvelinin usulüne uygun düzenlendiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; borçluya ait ipotekli taşınmazın satıldığını, düzenlene sıra cetvelinde ipotek alacaklısına ödeme yapıldıktan sonra kalan miktarın haciz alacaklıları arasında paylaştırıldığını, müvekkilin borçluya 02.12.2019 tarihinde boşanma davası açtığını, tarafların boşanmasına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, mahkemece müvekkili lehine hükmedilen tazminat, yargılama gideri vs. alacaklarının tahsili için icra takibi başlatıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde davalı alacağına 5. sırada yer verildiğini kalan tüm paranın bu dosyaya ödenmesine karar verilmesi nedeniyle müvekkilinin alacağına kavuşamadığını, borçlu ile davalı ... arasında herhangi bir borç ilişkisi olmayıp tamamen kötü niyetli olarak bono düzenlendiğini davalının bonodan kaynaklanan borç ilişkisinin temelini ispatlatmak zorunda olduğunu, borçlunun müvekkilinin eski eşi olduğunu, borçlunun birlikte yaşadığı Sibel Aydın ile davalının birbirini tanıdığını, bononun müvekkilinin alacağını tahsil etmesine engel olmak amacıyla düzenlendiğini, davalının muvazaalı icra takibinin iptaline, davalıya ayrılan paranın müvekkilinin alacağının ödemesi gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle davacının sıra cetvelinde bedeli paylaşıma konu mal üzerindeki haczinin satış tarihinden sonra olduğu dikkate alındığında, mahkemece yapılan tespit ve değerlendirmelerin dosya içeriğine ve mevzuata uygun olduğu, mahkemenin kanıtları taktirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muvazaa nedeniyle sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 140 ve devamı maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:46