Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1124
2023/2829
23 Ekim 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA
Davacı vekili; ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/45 E. sayılı dosyası ile davacı tarafından, davalıların murisi...'ın borcuna karşılık verdikleri alacağının tahsili amacı ile davalılar aleyhine icra takibine girişildiğini, takibe borçlu tarafından borca ve yetkiye kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, dosyanın yetkili ... 8. İcra Dairesine gönderildiğini, ... 8. İcra Müdürlüğünün 2019/107216 E. sayılı dosyası ile borçlu hakkında icra ödeme emri gönderildiğini, borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, icra takibini durdurulmasına karar verildiğini, borcun kaynağının icra takibinde gösterildiği üzere davacının, davalı tarafından ... İcra Dairesinin 2013/ 65168 E. sayılı dosyasına ilişkin olarak borçlu sıfatı ile icra dosyasında bulunan... adına icra girişiminde bulunulduğunu, icra takibi sırasında borçlunun vefat ettiğini, o dönem içerisinde alacaklı vekilliği yapan Avukat ... tarafından görüşme ve muvafakatname tutanağı alındığını, tüm bu nedenlerden dolayı ... 8. İcra Müdürlüğünün 2019/107216 E. sayılı dosyasından girişilen icra takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi nedeni ile itirazının iptaline, %20'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine alacağa dekont tarihlerinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacı tarafın dava dilekçesine konu ettiği ve muvafakatname olarak nitelendirilen evrakın her yönüyle geçersiz olduğunu, söz konusu evrakın, davalıların iradeleri sakatlanarak imzalatıldığını, söz konusu evrakta; "... 13. icra Müdürlüğü 2013/65168 E. sayılı dosyasındaki bedel tahsil edilmesi halinde" beyanıyla öncelikle şart gerçekleşirse borcun doğumu gerçekleşecek şeklindeki cümleyle davalılardan sanki menfaat elde edecekmiş gibi yanıltıldığını, ardından da evraka "murisin borcundan dolayı" kelimesi eklenerek hukuk bilgisi zayıf olan davalıların iradelerinin sakatlandığını, tüm bu nedenlerden dolayı her türlü sair hakları saklı olmak kaydıyla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... Davalı ... hakkında açılan davanın yetkili icra müdürlüğünde usulüne uygun yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından reddine, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın husumet ehliyeti nedeniyle reddedilmesinin yersiz bir karar olduğunu, yerel mahkemece verilen karar ile davacının mağdur olduğunu, belgedeki alacaklı görünen ...'ın davacı şirketin yöneticisi olduğunu, hukuk bilgisi bir avukata nazaran daha az olan bir şahsa zorla imza attırılmasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, yerel mahkeme yargılamasında yer alan beyanlarının yalnızca borçtan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğunu, Medeni Kanunu'nun 641 inci maddesinin birinci fıkrası hüküm ile şahsi sorumluluk birleştirildiğinde mirasçılar karşısında alacaklıların üstün bir koruma altına alındığı ve mirasçıların beklenmedik talepler ile karşılaşabileceğinin aşikar olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda dosyaya sunulan ve icra takibine dayanak "görüşme ve muvafakatname tutanağı" başlıklı ve davalılardan ... ve ... tarafından imzalanan belgelerin, davalıların murisinin dava dışı ...'a olan borcundan dolayı düzenlendiği, oysa icra dosyasında alacaklısının davacı şirket adına açıldığının anlaşılmasına göre, davacının eldeki uyuşmazlıkta aktif husumet ehliyetinin bulunmadığının açık olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin davalı ... hakkında açılan davanın yetkili icra müdürlüğünde usulüne uygun yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından reddine dair verdiği kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesi.
-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.11.2013 tarihli ve 2013/439 E., 2013/1595 K. sayılı ilamı.
-
Değerlendirme
-
Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği; sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları da, sözleşmenin taraflarıdır. Yargıtay içtihatlarında ve öğretide bu durum taraf sıfatı olarak adlandırılmaktadır.
-
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.
-
Hukuk Genel Kurulunun 27.11.2013 tarihli ve 2013/439 E., 2013/1595 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir.
-
Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) da o hakkın sahibine aittir. Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir (pasif husumet ehliyeti). (.../......, Medeni Usul Hukuku, 22. Baskı, ... 2011, s. 234; ..., Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, ... 2012, s. 530; ... , Medeni Muhakeme Hukuku Ders Kitabı, 2. Bası, İst. 2011, s. 311 312).
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile yukarıda yer verilen hukuk kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, icra takibine dayanak "görüşme ve muvafakatname tutanağı" başlıklı ve davalılardan ... ve ... tarafından imzalanan belgelerin, davalıların murisinin dava dışı ...'a olan borcundan dolayı düzenlendiği, oysa icra dosyasında alacaklısının davacı şirket adına açıldığı ve davalı ... hakkında açılan davanın yetkili icra müdürlüğünde usulüne uygun yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığının anlaşılmasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:14:56