Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/747

Karar No

2023/2446

Karar Tarihi

2 Ekim 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1417 E., 2022/1497 K.

DAVA TARİHİ: 08.11.2018

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2021/360 E., 2022/387 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın dahili davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalı şirketin ... ... Hastanesinin işletmecisi olduğunu, müvekkilinin kolanjio karsinom extra hepatik (dış safra yolları kanseri) hastalığı geçirdiğini, ... ... ... Hastanesinde tedavi gördüğünü, Özel ... Şehir Hastanesinde ameliyat olduğunu, kanser hastalığını yendiğini, bu yüzden riskli hasta grubunda olduğunu, belirli periyotlarla tam teşekküllü bir hastanede kontrollerini yaptırması gerektiğinin söylendiğini, belirterek 17.11.2017 tarihinde davalı hastaneye müracaat ettiğini davalı hastane tarafından hastanenin tam teşekküllü olduğu ve müvekkili ile özel olarak ilgilenileceği belirtilerek hastaneye kabul edildiğini, müvekkilinin 17.11.2017 ve 10.03.2018 tarihlerinde davalı hastaneye gittiğinde testler yaptırdığını, testlerin temiz çıktığı ve kanser olmadığının belirtildiğini, bilahare müvekkilinin ...'da bulunan ... ... ... Hastanesine giderek muayene olduğunu, bu hastanede yapılan 22.03.2018 tarihli pet taraması sonucunda müvekkilinin karaciğer, karın ve boyun bölgesinde kanser olduğunun ortaya çıktığını, 26.03.2018 tarihinde davalı şirkete ait hastanede yapılan testleri dava dışı Dr. ...'a gösterdiğini, bu sonuçlarda açıkça metastazın, kanserli hücrelerin görüldüğünü ve bu metastazların bu evreye 5 6 aylık bir zaman zarfında ulaşılabileceğinin söylendiğini, müvekkilinin kızının 28.09.2018 tarihinde dava açmak için hastaneye gittiğinde, dava dışı radyoloji uzmanı Dr. ... ...'nin müvekkilinin MR radyoloji sonuçlarını yanlış okuduğunu fark edip müvekkiline verilen 10.03.2018 tarihli radyoloji sonucunu geçmişe dönük olarak değiştirmiş olduğunu öğrendiğini, suç duyurusunda bulunması üzerine bu hususta söz konusu doktor hakkında soruşturma başlatıldığını, bu nedenlerle müvekkilinin kanser hastası olduğunu 6 ay geç öğrendiğini ve 4. evre kanser hastası olarak tedavi görmeye başladığını, müvekkiline hastalığı ilerlediği için farklı tedaviler uygulanmaya başlandığını, ...'dan ilaç getirildiğini, erken teşhis edilemediği için kanser hastalığının çok ilerlediğini, kanserin müvekkilinin vücudunda yayılmaya başladığını, davalı şirketin hastane işletmecisi ve istihdam eden sıfatıyla tıbbi tedavi hatasından en hafif ihmal ve kusurundan hukuken sorumlu olduğunu, bu kusur yüzünden müvekkilinin ...'a gidip gelmek zorunda kaldığını, kanser ilaçlarının pahalı olduğunu, bu ilaçların müvekkilini yıprattığını, maddi zorluk çektiğini, tedavi ve bakım giderleri, ... göremezlik tazminatı için maddi tazminat talebinde bulunduklarını belirterek belirsiz alacak davası şeklinde açtıkları davada şimdilik 300,00 TL maddi tazminatın 23.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini, 500.000,00 TL manevi tazminatın 23.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini, TBK'nın 76 ncı maddesi gereğince davalının müvekkiline 30.000,00 TL geçici ödeme yapmasına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacıya hiçbir şekilde başka bir hastaneye gitmemesi gerektiği yönünde söylemde bulunulmadığını, davacının kanser hastalığı ile ilgili hiçbir tedavi yapmayan sadece davacının başvurusu üzerine bazı tetkikleri yapan ve bu tetkikleri tıbbi bilim ve verilere uygun değerlendiren müvekkili hastanedeki doktorların davacıya yanlış teşhis koyduğu iddialarının tamamen asılsız ve dayanaksız olduğunu, davacının iddialarının çeliştiğini, davacının iddialarının, içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetince değerlendirilmesini, davacının talep ettiği manevi tazminat tutarının sebepsiz zenginleşme amacına yönelik olduğunu, davacının kanser hastalığını tamamen yendiğini ve tekrar nüksetmeye ilişkin geç teşhisin kendisini zarara uğrattığını ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

  1. İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2021/360 E., 2022/387 K. sayılı kararıyla; davacı ...'in 12.02.2019 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, davacı vekiline davacıya ait mirasçıları davaya dahil etmesi için süre verildiği, davacının mirasçılarının davaya dahil edildiği, taraf teşkilinin sağlandığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/64763 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; ölen ..., müştekiler ... ve ... olduğu, şüphelinin ise ... ... olduğu, şüpheli hakkında üzerine atılı suçların unsurları itibariyle oluşmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, içerisinde radyoloji, onkoloji, dahiliye, kardiyoloji, enfeksiyon uzmanı, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anestesi uzmanı acil tıp uzmanı, genel cerrahi uzmanı ve adli tıp uzmanlarının bulunduğu ... Adli Tıp Kurumu 8. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda özetle; kişinin 12.02.2019 saat 19.30'da karaciğer malign neoplazmı nedeniyle öldüğü, otopsi yapılmadığının belirtildiği, her ne kadar kişiye zamanında otopsi yapılarak gerekli toksikolojik, histopatolojik ve mikrobiyolojik incelemeler yapılmamış olsa da mevcut belgelere göre kişinin ölümünün safra yolları kanseri sonucu meydana gelmiş olduğu, bu tümör nedeniyle takip altında olan olguda, 10.03.2018 tarihli batın MR tetkiki ile 17.11.2017 tarihli tetkik karşılaştırıldığında portahepatis düzeyinde sınırları net seçilemeyen şüpheli hipointens lezyon alanlarının mevcut olduğunun görüldüğü, tümör markırları yüksek olan bu olgunun nüks lehine değerlendirilebileceği, PET CT ile ayırıcı tanının uygun olduğu, davalı Radyoloji Uzmanı Dr. ... 10.03.2018 istek, 12.03.2018 rapor tarihli batın MR raporunda belirtmemiş olduğu "Porta hepatis düzeyindeki hipointens nodüler görünümler" ibaresinin 10.03.2018 istek, 26.03.2018 tarihli raporda yeniden düzenlendiği, radyolojik bulgulara ilave etmiş olduğu, her ne kadar ilk değerlendirmesinde söz konusu bulguları eksik tanımlamış olsa da tümör markırları yüksekliği nedeniyle 22.03.2018 tarihinde PET CT ile nüks tanısının konduğunun ve tedavisinin başlandığının anlaşıldığı, rapordaki eksiklik nedeniyle hastada ek bir zararın meydana gelmediği, mevcut eksikliğin ölüme etki ve katkısı bulunmadığının rapor edildiğinin tespit edildiği, müteveffanın rahatsızlıklarına ilişkin alanında uzman bilirkişilerin de yer aldığı Adli Tıp Kurumu raporu gereğince, müteveffaya davalı hastane ve hastanede görevli doktorlar tarafından yapılan tedavilerin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, doktor ... 12.03.2018 tarihli raporundaki eksiklikler nedeniyle müteveffada ek bir zararın meydana gelmediği, söz konusu eksikliğin ölüme etki ve katkısının bulunmadığı, kaldı ki ihtilaf konusu olan 12.03.2018 tarihli rapordan sonra müteveffaya 22.03.2018 tarihinde test yapılmak suretiyle kanser hücrelerinin varlığının tespit edildiği, dolayısıyla iki rapor arasındaki süre de dikkate alındığında tedavinin geç başladığı iddiasının yerinde görülmediği, zararın kusura göre belirleneceği, davalı hastanenin en hafif kusurundan dolayı sorumluluğun doğacağının açık olduğu ancak dava konusu olayda davalı hastane veya görevli doktorların kusurlu olduğunun dosya kapsamına göre kanıtlanamadığı, ayrıca testi yapan doktor hakkında yapılan soruşturma sonucu kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, bu nedenle tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, dahili davacılar vekilince istinaf edilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 16.11.2022 tarihli ve 2022/1417 E., 2022/1497 K. sayılı kararıyla; yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulundan rapor alındığı ve rapora göre davalı doktor ve hastane yönetimine kusur atfedilemeyeceği yönünde görüş bildirildiği, davacı vekilinin, eksik inceleme olduğunu belirterek rapora itiraz ettiği, ilgili rapor davacının itirazlarını karşılar mahiyette olmadığından, mahkemece; üniversiteden, davacıların itirazları karşılayan, konusunda uzman, akademik kariyere sahip 3 kişilik radyoloji uzmanı, onkoloji uzmanı bulunan bilirkişi kurulundan davalı hastanenin gerekli özen ve dikkati gösterip göstermediği, yapılan işlemlerin tıp bilimi açısından yeterliliği, tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda davalı hastanenin sorumluluğunu gerektirecek ihmal ve hata bulunup bulunmadığı hususlarını gösteren, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve istinaf denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği, mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalı olup yeniden alınacak raporun sonucuna göre yeni araştırma yapma ihtimali bulunduğundan bu eksikliğin esaslı eksiklik olduğu belirtilerek dahili davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ... 1.Tüketici Mahkemesinin 15.12.2020 tarihli ve 2018/963 E., 2020/845 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1 a 6 ncı maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

  2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf kararı doğrultusunda ... 11. Tüketici Mahkemesine talimat yazılarak 3 kişilik radyoloji uzmanı, onkoloji uzmanı ve genel cerrahi uzmanından rapor alındığı, düzenlenen raporda; ana safra kanalı tümörü nedeniyle takip ve tedavi altında olan hastada, 10 Mart 2018 tarihine kadar yapılan radyolojik görüntülemelerde nüks rezidü kanser odağı saptanmadığı, 10 Mart 2018'de çekilen 12 Mart 2018'de normal raporlanan batın MRG tetkik raporuna 26 Mart 2018'de ikinci bakı sonrasında "porta hepatis düzeyi 1.0 cm çaplı 3 adet hipointens nodüler görünüm izlenmektedir." cümlesinin eklendiğinin görüldüğü, tümör markırları yüksek olan bu olguda olası nüks ihtimali nedeniyle imkanlar varsa PET BT ile daha detaylı inceleme veya imkanlar yoksa radyolojik yakın takip önerilebileceği, bu hastada PET BT ile nüksün daha kısa sürede kanıtlanmadığı, tedavisi eksiksiz uygulanan hastada, mevcut kanserin hızlı seyirli olmasından dolayı hastanın kısa sürede kaybedildiği, davalı Radyoloji Uzmanı Dr. ... ...'nin 10.03.2018 istek, 12.03.2018 tarihli batın MR raporunda belirtmemiş olduğu "Porta hepatis düzeyindeki hipointensnodüler görünümler" ibaresinin 10.03.2018 istek, 26.03.2018 tarihli raporda yeniden düzenlediği, raporda radyolojik bulgulara ilave olsa da tümör markırları yüksekliği nedeniyle 22.03.2018 tarihinde PET BT ile nüks tanısının konduğunun ve tedavisinin başlandığının anlaşıldığı, rapordaki eksiklik nedeniyle hastada ek bir zararın meydana gelmediği, mevcut eksikliğin ölüme etki ve katkısı bulunmadığı, ... Hastanesinde yapılan takip ve tedavilerde gerekli özen ve dikkatin gösterildiği, yapılan işlemlerin tıp bilimi açısından yeterli olduğu, tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda davalı hastanenin veya tedaviyi gerçekleştiren hekimlerin sorumluluğunu gerektirecek ihmal ve hata bulunmadığının belirtildiği, davacı tarafından bozma sonrası talimatla alınan rapora itirazda bulunulmuşsa da, mahkemece alınan raporun, daha önce alınan Adli Tıp Kurumu 8. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunu teyit ettiği, her iki raporun da tıp alanında uzman akademik kariyere sahip hekim bilirkişiler tarafından verildiği, davacı tarafın itirazının soyut nitelikte olduğu, rapora sonradan yapılan eklemenin alınan raporda değerlendirildiği dikkate alınarak davacı tarafın rapora yönelik itirazlarının yerinde görülmediği, buna göre müteveffanın rahatsızlıklarına ilişkin alanında uzman bilirkişilerin de yer aldığı Adli Tıp Kurumu raporu ve yine üniversitelerin tıp alanında uzman akademik kariyere sahip bilirkişilerden alınan rapor gereğince, müteveffaya davalı hastane ve hastanede görevli doktorlar tarafından yapılan tedavilerin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, doktor ... ...'nin 12.03.2018 tarihli raporundaki eksiklikler nedeniyle müteveffada ek bir zararın meydana gelmediği, söz konusu eksikliğin ölüme etki ve katkısının bulunmadığı, kaldı ki ihtilaf konusu olan 12.03.2018 tarihli rapordan sonra müteveffaya 22.03.2018 tarihinde test yapılmak suretiyle kanser hücrelerinin varlığının tespit edildiği, dolayısıyla iki rapor arasındaki süre de dikkate alındığında tedavinin geç başladığı iddiasının yerinde görülmediği, zararın kusura göre belirleneceği, davalı hastanenin en hafif kusurundan dolayı sorumluluğun doğacağının açık olduğu ancak olayda davalı hastaneye veya görevli doktorların kusurlu olduğunun dosya kapsamına göre kanıtlanamadığı, ayrıca testi yapan doktor hakkında yapılan soruşturma sonucu kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, bu nedenle tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde dahili davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Dahili davacılar vekili; müvekkilinin kanser hastası olup, 17.11.2017 tarihinde davalı hastaneye gelerek tahsil ve test yaptırdığını, testlerde kan değerinin yüksek çıkması sonucu Dr. ... ile görüştüğünü, doktorun değerlerin normal olduğunu beyan ettiğini, müvekkilinin evindeyken kızının değerlerin yüksek olduğunu fark ettiğini, bilahare ... ... Hastanesine giderek testler yaptırdığını, testler neticesinde müvekkilinin 4. evre kanser hastası olduğunun tespit edildiğini, davalı kurumun yanlış teşhisleri sonucunda müvekkilinin tıp biliminde yer alan tüm tedavi yöntemlerini denemek zorunda kaldığını, davalı şirketin hastane işletmecisi ve istihdam eden sıfatıyla en hafif ihmal ve kusurundan dahi hukuken sorumlu olduğunu, geç kalınan tanı ve teşhisten, yanlış tanı ve teşhisten, tetkiklerin gereken özen ve dikkatle incelenmemesinden dolayı müvekkilinin 4. evre kanser hastası olmasına sebebiyet verilmesinden dolayı maddi ve manevi zararlarını tazminle sorumlu olduğunu, müvekkilinin kanser tedavisinin ...'da yapıldığını, kullanılan ilaçların ithal olup maliyetinin yüksek olduğunu, müvekkilinin çalışmayıp babasından kalan emekli maaşı ile geçindiğini, kanser tedavisi nedeniyle müvekkilinin tüm birikimlerini harcadığını ve zor durumda kaldığını, davalı hastane çalışanı Uzman Dr. ... MR sonuçlarını geriye dönük olarak değiştirmesi ve MR sonuçlarını yanlış değerlendirilmesi hususunda müvekkilene verilen "insanlık hali görememişiz." cevabı nedeniyle müvekkilinin manevi olarak yıprandığını, mahkemece bilirkişi heyetinden aldırılan raporun çelişkili olup, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yerel mahkemenin eksik ve yetersiz inceleme ile vermiş olduğu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dairenin 07.04.2021 tarihli ve 2021/511 E., 2021/588 K. sayılı kararı doğrultusunda İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi kurulu raporunda da davalı şirketin işlettiği hastanenin organizasyon hatasının bulunmadığı tespit edildiğine göre, davalı hastanenin sözleşmeye aykırı davrandığının kabul edilmeyeceği, bu halde İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair verdiği karar usul ve yasaya uygun olduğundan ... 1. Tüketici Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2021/360 E., 2022/387 K. sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan dahili davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b 1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde dahili davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Dahili davacılar vekili; istinaf sebeplerini tekrar ederek, 2018/64763 soruşturma numaralı dosyada her ne kadar kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmişse de taraflarınca bu karara itiraz edildiğini, savcılık tarafından takipsizlik kararı verilmiş olmasının maddi manevi tazminat talebinde bulunulmasını engellemediğini, doktor ... ... hakkında yapılan suç duyurusunun TCK kapsamında resmi/özel belgede sahtecilik suçu ile ilgili olup işbu davanın konusu ile farklı olduğunu, yine işbu dosyaya sunulan bilirkişi raporunda doktor ... ...'nin raporda oynama yaptığının açıkça tespit edildiğini, davalının işlettiği hastanedeki doktorun radyoloji raporunu yanlış hazırlaması neticesinde müvekkilinin kanser hastası olduğunu 6 ay geç öğrendiğini, hastalığının ciddi derecede ilerlediğini, yapılan tıbbi tetkiklerde ve muayenelerde gerekli özen ve dikkat gösterilmediğini, hastane çalışanları tarafından tetkik sonuçlarının doğru okunmaması ve değerlendirilmemesi sonucu konulan yanlış teşhis neticesinde 4. evre kanser hastası olmasına sebebiyet verildiğini, hekim ve onu istihdam eden veya hastanesinde görev veren işletenin en hafif kusurdan dolayı tam olarak sorumlu olduğunu, müvekkilinin kanser hastalığını yenme açısından çok önemli olan erken teşhis olanağını davalı hastane yüzünden kaçırdığını, müvekkilinin kanser hastalığını, hastalık ilerleyip vücudunu sardığında öğrendiğini ve manevi olarak yıkıldığını, hastane evraklarında geriye dönük olarak oynama yapıldığını öğrenmenin müvekkilini manevi olarak bir kez daha yıktığını, safra yolu tümörünün en agresif tümörlerden biri olduğunu, bu hastalığın seyrinde değil 5 ay, 1 günün dahi büyük öneminin olduğunu, kanserin bir gün içerisinde ciddi kanamalar oluşturup hastanın hayatını tehdit edici seviyeye getirebileceğini, davanın konusunun, doktor ... ...'nin değiştirmiş olduğu rapordan ziyade 17.11.2017 tarihinden 22.03.2018 tarihine kadar konulmayan kanser tanısı, bu kanserin bu 5 aylık süreçte aşırı derece ilerlemesi ve müvekkilin vefatına sebebiyet vermesi olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; davalı ... hastane ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Davanın temeli vekalet sözleşmesidir. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 502 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.)

  3. Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı ... ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Mesleki ... gören vekil özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (TBK'nın 400 üncü maddesi). O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafif de olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

  4. Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yol seçilmek gerekir. Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir ... gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Aynı hususlar adam çalıştıran sıfatı ile doktorun görev yaptığı sağlık kuruluşları için de geçerlidir.

  5. Değerlendirme

Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve özellikle dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının birbiriyle uyumlu olmasına 12.03.2018 tarihli rapordaki eksiklikler nedeniyle müteveffada ek bir zararın meydana gelmemiş olmasına, söz konusu eksikliğin ölüme etki ve katkısının bulunmamasına, kaldı ki ihtilaf konusu olan 12.03.2018 tarihli rapordan sonra müteveffaya 22.03.2018 tarihinde test yapılmak suretiyle kanser hücrelerinin varlığının tespit edilmiş olmasına, dolayısıyla iki rapor arasındaki süre de dikkate alındığında tedavinin geç başladığı iddiasının yerinde görülmemesine, dava konusu olayda davalı hastane ve hastanenin istihdam ettiği sağlık çalışanlarına atfı kabil bir kusurun olmadığının tespit edilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, dahili davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun'un) 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:27:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim