Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4066

Karar No

2023/1340

Karar Tarihi

9 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/191 E., 2022/208 K.

DAVA TARİHİ: 29.04.2016

KARAR: Davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/782 E., 2021/869 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı Kayseri Kardioloji Merkezi ve Sağlık Hiz. Tic. ve San. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların, davalılar ... ve Kayseri Kardioloji Merkezi ve Sağlık Hiz. Tic. ve San. A.Ş.'nin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşmasız, davalı ... vekili ve davalı Kayseri Kardioloji Merkezi ve Sağlık Hiz. Tic. ve San. A.Ş. vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacılar vekili ... ..., davalı asil ... ve vekili Avukat ... ile diğer davalı Kayseri Kardioloji Merkezi ve Sağlık Hiz. Tic. ve San. A.Ş. vekili Avukat ....geldiler. Sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; davacı ...'in eşi, küçük Aybüke, Mustafa ve ...'nın annesi olan muris ...'in üçüncü çocuğu olan ...'ya gebelik süreci boyunca Kayseri'de bulunan davalı Özel Tekden Hastanesinde görev yapan dava dışı Opr. Dr. ... tarafından takip edildiğini, 26.05.2015 gecesi sezeryan ile doğuma alındığını ve ...'nın doğduğunu, sezeryan doğum akabinde en az iki gün takibi yapılıp daha sonra taburcu olması gereken 27.05.2015 günü erken saatlerde taburcu edilen müteveffanın saatler ilerledikçe kendini kötü hissettiğini, nefes alamadığını, sırt ve göğüs ağrılarının olduğunu söylediğini, lohusalığın erken döneminde; taburcu olduktan hemen sonraki 4. günde 31.05.2015 gecesi davalı Özel Tekden Hastanesi acil polikliniğine hırıltılı solunum, nefes alıp verirken zorlanma ve solunum sıkıntıları şikayeti ile başvurduğunu, henüz sezeryan doğum yaptığını ve öyküsünü anlatarak davalı acil hekimi ...'na muayene olduğunu, muayene sonrasında müteveffadan kan tetkikleri ve akciğer filmi istendiğini, davalı doktorun, müteveffa ve eşi ...'a muris ...'ya sezeryan sırasında fazla narkoz verildiğini, bu nedenle ciğerlerinde büzüşme ve yapışma olduğunu, bunun nefes egzersizleriyle geçeceğini, evine gidip balon şişirmesini tavsiye ettiğini, akabinde müteveffanın çekilen akciğer filmi ve yapılan tetkiklerinde zatüre hastalığına teşhis koymasına rağmen o sırada sadece bir serum ve oksijen takviyesinde bulunduğunu ve serum sonrası müteveffayı taburcu ettiğini, tedavi sonrasında murisin davalı acil hekimine rahatlamadığını söylemesine rağmen davalı doktorun murisin takibini yapan kadın doğum doktoruna ya da zatüre tedavisi için ilgili branş doktoruna danışma gereği duymadığını ve hastayı sadece 30 dakikalık tedavi sonucunda o halde taburcu ettiğini, o gece davalı hekime güvenerek eve gitmek zorunda kalan murisin henüz 24 saat bile geçmeden daha da ağırlaştığını, bu kez aynı gün saat 11:30'da murisi ...'ne götürüldüğünü, orada hastaneye yatırmak için geç kalındığını, yine de ellerinden geleni yapacaklarını söylediklerini ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen hastanın kurtulamadığını ve 19.10.1982 doğumlu ve henüz 32 yaşında olan ...'in vefat ettiğini, murise yapılan ilan otopsi tutanağında ölüm nedeni olarak "Pnömonlmitral yetmezlik ve akciğer ödem" olarak belirtildiğini, bu tanının basit bir tanı olmayıp davalı acil hekiminin müteveffaya koyduğu tanıyı doğrular nitelikte olduğunu, nitekim davalı doktorun da müteveffaya zatüre teşhisi koyduğunu ve bu hususu 31.05.2015 tarihli epikriz raporunda da belirttiğini, davalı acil hekiminin 31.05.2015 günü aynı hastanede geçirdiği sezeryan operasyonundan sadece dört gün sonrasında muayene için gelen, söz konusu sıkıntılarını beyan eden müteveffaya gerekli tüm tetkikleri yaptıktan sonra EKG'sini de çektirmesi, çekilen akciğer grafisini özenle incelemesi, bu konuun uzmanı bir hekimin görüşünü aldıktan sonra müteveffayı hastaneye yatırması gerekirken, davalı Dr. ...'nun, müteveffaya bir hekimin göstereceği dikkat ve özeni göstermediğini ve “balon şişir” gibi tıbbi tedavi ile ilişkisi olmayan ancak tamamlayıcı tedavi olarak verilebilecek, herhangi bir vatandaşın tavsiye edeceği bir telkinle hastaneden gönderdiğini, haricen yaptıkları araştırmada 31.05.2015 günü murisin acilde çekilen akciğer filminin başka hekimlere inceletildiğini ve alınan cevabın bu akciğer filmini gören her hekimin bu hastaya acil yatış vermesi gerektiği yönünde olduğunu, müteveffa ve eşinin asgari ücretli, geliri ve maddi durumunun elverişsizliğine rağmen tedavi ve doğum için davalı Özel Tekden Hastanesini tercih ederken bu hastanede verilen hizmetin niteliğine ve kalitesine güvenerek geldiğini, yaşanan bu olaylar ve uygulanan yanlış tedavi neticesinde müteveffanın ölümü, ...'ın ve küçük çocuklarının telafisi mümkün olmayan bir acıya mahkum edildiğini, müteveffanın ölümünden geriye eş ... ile ortak çocukları 10 yaşındaki Aybüke, 8 yaşındaki Mustafa ve annesinin ölümünden henüz birkaç gün önce doğan ...'nın kaldığını, davalıların mesleki sorumluluklarının gereğini, gerekli özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmemelerinin maliyetinin kendileri açısından son derece ağır olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500 TL maddi tazminat ve ... için 80.000 TL, Aybüke için 40.000 TL, Mustafa için 40.000 TL, ... için 40.000 TL olmak üzere 200.000 TL manevi tazminatın, toplamda 202.500 TL maddi ve manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 31.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi birlikte davalılardan (davalı ... Anonim Şirketi yönünden sadece maddi tazminat yönünden ve poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı Kardiyoloji Merkezi A.Ş. vekili; müteveffa ...'nın hastaneye 26.05.2015 tarihinde müracaat ettiğini ve sezeryan yoluyla doğum gerçekleştirilip, 27.05.2015 tarihinde sağlıklı bir şekilde doğum yapıp hastaneden ayrıldığını, doğum öncesi ve sonrası hastane kayıtlarının tetkikinde görüleceği üzere müteveffanın hastaneye alındığı andan itibaren evvela 15 dakikada bir, daha sonra saat başı olmak üzere gözlem altına alındığını; tansiyon, nabız ve kalp hareketlerinin an be an takip edildiğini, sezeryan ameliyatı ile 3.650 gr ağırlığında, 50 cm boyunda, son derece sağlıklı bir bebek dünyaya getirildiğini, müteveffanın hastaneden sağlıklı bir şekilde taburcu edildikten 5 gün sonra nefes darlığı ve öksürük şikâyeti ile tekrar acil servisten giriş yaptığını, kendisine her türlü tıbbi desteğin sağlandığını, müteveffa hastaneden taburcu edildikten sonra artık hastanenin sorumluluk alanından çıktığını, kendisine doğum sırasında uygulanmış veya uygulamaya mesnet bir ölümün gerçekleşmediğinden, ayrıca ölümün de başka hastanede gerçekleşmesinden dolayı hastane açısından illiyet bağının kesildiğini, hastanenin Tababet Kanunu, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi, Borçlar Kanunu ve ilgili yasal hükümler çerçevesinde müteveffayı uzman hekime teslim ettiğini, koruyucu tedbirleri aldığını, en emin yolu tercih edip seçtiğini, halin icaplarının gerektirdiği bütün önlemleri aldığını, hastayı gereksiz riskler altına sokmadığını, hastasına değer verip şifa ile hastaneden taburcu ettiğini, dolayısıyla somut olayda tarafına atfedilecek bir kusur, ihmal veya hata olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

  2. Davalı ... vekili; hastanın eşinden destek almadan, ayakta ve nefes nefese kalmadan gayet sağlıklı durduğunu gözlemlediğini, daha sonra hastanın anamnezini (öyküsünü) almaya başlayarak öncelikle şikayetini sorduğunu, hastanın nefes darlığı, hırıltı ve ateşinin olduğunu ve 3 gün önce doğum yaptığını ifade ettiğini, hastalara her ayrıntısına kadar bilgi vermeyi görev edinmiş bir hekim olarak hasta ve davacı eşine, doğum yapmış bir hastanın aktif bir şikayeti yoksa, 10 gün sonra aktif şikayeti olduğu zaman daha erken poliklinik kontrolü hakkının ücretsiz olduğunu da hatırlattığını, ayrıca her ne kadar dava dilekçesinde hasta ...'in sezeryanla doğum yapmasının hemen akabinde taburcu edildiği iddialarının yer alsa da 2 gün boyunca kadın doğumda yatış önerilmesine rağmen ertesi gün sabah kendisinin hastaneden ayrıldığını, hastanın ve davacı eşin verdiği anamnezde verilen tedavi ve önerileri dikkate almadığını, ilaç kullanmamakta ısrarcı olduğunu görmesi sebebiyle, hastaya öncelikle kendisine gereken tetkikleri yapacağını, sonrasında kendisini rahatlatacağını ifade ettiğini, kendisini taburcu etse bile sabah öncelikle kendi kadın doğum hastalıkları uzmanına, sonra dahiliye veya göğüs hastalıkları uzmanına mutlaka görünmesi gerektiğini dile getirdiğini, hastanın genç ve bir anne olduğu için ölümü adli vaka olarak değerlendirildiğini ve otopsisi yapıldığını, otopsi raporunda da görüleceği üzere hastaya koymuş olduğu tanıda bir yanlışlığın söz konusu olmadığını, İl Sağlık Müdürlüğü'nde, Bakanlık'tan anne ve çocuk sağlığı ilgili biriminden gelen bir komisyonla bu konuda neler yapılabileceğinin konuşulduğunu, komisyonda hepsi kendi branşlarında uzman birçok profesör doktor komisyon üyeleri tarafından tarafına herhangi bir ihmal atfedilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

  3. Davalı ...Ş.; dava konusu olayda sigortalı hastanenin kusurlu olmadığını, zira hastanenin sorumluluğunun doğabilmesi için gerçekleştirilen teşhis ve tedavi yöntemlerinde tıbbi standartın uygulanmamış olması gerektiğini, tıbbi standartın uygulandığı yerde, müdahale tıp biliminin gereklerine de uygun ise hastanenin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, olayda sigortalı hastanenin hiçbir kusuru bulunmadığını, salt komplikasyon sebebiyle oluşan bir zarar nedeniyle hastaneye kusur addetmenin tıp literatürünün genel kabul görmüş kurallarına ve hukuka aykırı olacağını, nezdinde Doktor ...'na ait 02.04.2015 2016 vade tarihli tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğunu, sunulan belgelerden sigortalının kendisine tazminat talebinde bulunulduğunu öğrendiği an belirlenemediğinden ve işbu davanın poliçenin vadesinin bitmesinden sonra açılmış olduğundan söz konusu poliçe kapsamında hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların davalılardan ... ve Kayseri Kardiyoloji Merkezi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü ile davacı ... için 420.175,76 TL, davacı ... için 45.336,43 TL, davacı ... için 34.707,92 TL ve davacı ... için 117.415,71 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve Kayseri Kardiyoloji Merkezi Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden vefat tarihi olan 01.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, davacıların hükmedilen maddi tazminata 31.05.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin isteminin reddine; davacıların davalı ...Ş. hakkındaki maddi tazminat davasının reddine, davacıların ... ve Kayseri Kardiyoloji Merkezi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 70.000 TL, davacı ... için 30.000 TL, davacı ... için 30.000 TL ve davacı ... için 30.000 TL manevi tazminatın vefat tarihi olan 01.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, davacıların hükmedilen manevi tazminata 31.05.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin isteminin reddine, davacıların davalı ... ve Kayseri Kardiyoloji Merkezi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı Kayseri Kardioloji Merkezi ve Sağlık Hiz. Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacılar vekili; mesleki sorumluluk sigortası genel şartlarının B.2 maddesinde sigorta ettirenin ve sigortalının yükümlülükleri arasında sigorta ettiren veya sigortalının derhal bildirim yükümlülüğünü ön gördüğünü, bu yükümlülüğün zarar gören tazminat alacaklısı için ön görülmüş olduğunu, sigorta ettiren veya sigortalının bildirim yükümlülüğüne uymaması sigorta şirketini zarar görene karşı sorumluluktan kurtarıldığı düşüncesinin kabul edilemez olduğunu, mahkemenin tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek aşan kısmın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının yapılacak istinaf incelemesi sonucunda davanın davalı ... Şirketine karşı reddi, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile aşan kısmın red edilmesi yönlerinden kısmen kaldırılarak davanın davalı ... Şirketi yönünden de kabulüne ve manevi tazminat talebinin tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı Kayseri Kardiyoloji Merkezi San. ve Tic. A.Ş. vekili; mahkemece dosyada alınan Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi heyet raporlarına aykırı olarak karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu ve bilirkişi heyet raporlarında, müvekkili hastanenin hizmet kusurunun bulunmadığının belirtildiğini, müteveffanın önerilen tedaviye uymayı reddettiğini, kendisine önerilen ilaçları kullanmaması nedeniyle müteveffanın ölümüyle hekimin eylemi arasındaki illiyet bağının kesildiğini, hükme esas hesap raporunda kusur durumuna ilişkin bir veri bulunmadığından %100 kusur oranı üzerinden hesaplama yapıldığının belirtilmiş olmasına rağmen yerel mahkemenin bu hesap üzerinden hüküm kurduğunu, somut olayda müvekkili hastanenin kusurunun bulunmadığını, yerel mahkemenin %100 kusur oranı üzerinden hüküm kurmasının hatalı olduğunu, müvekkiline atfedilen fahiş kusur oranının kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

  3. Davalı ... vekili; davanın, davalı müvekkili ve davalı hastane açısından görevsiz mahkemede görüldüğünü, davalı müvekkili ve davalı hastane açısından görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, gerekçeli kararda somut olaya ilişkin yapılan ve hükmün gerekçesini oluşturan değerlendirmenin bütünüyle yanlış olduğunu, müteveffanın kendisine reçete edilen antibiyotiği kullanmayı reddetmiş olması nedeniyle müvekkilinin eylemi ile müteveffanın ölümü arasında illiyet bağının kesildiğini, müteveffanın ağır mütefarik kusurunun söz konusu olduğunu, bu durumun mahkemece hiçbir şekilde göz önüne alınmadan hüküm kurulmasının hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, hastanın hekim talimatına aykırı olarak hastaneyi terk etmiş olduğuna ilişkin iddialarının aydınlatılması gerektiğini, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 25.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda belirtilmesine karşı bu durumun açıklığa kavuşturulmadan ve bu hususun neden dikkate alınmadığının gerekçelendirilmeden hüküm kurulduğunu, davalı ... şirketinin sorumlu olmadığına ilişkin hüküm kurulmasının mevzuata aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere ve özellikle hükme esas alınan İstanbul ATK 8. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan 28.11.2018 heyet raporu ile üniversitelerin tıp fakültelerinde görevli olan konularında uzman öğretim görevlilerinden oluşturulan altı kişilik bilirkişi heyetinden alınan 25.08.2020 tarihli heyet raporundaki tespit ve değerlendirmelere göre müteveffanın doğumu sonrası başlayan akciğer enfeksiyonuna (lober pnömoni) yönelik tedavide davalı doktor tarafından gerekli ihtimam ve özenin gösterilmediği, her ne kadar alınan raporlarda davalı hastanenin kusurunun olmadığı belirtilmiş ise de davalı hastanenin çalıştırdığı personel seçiminde gerekli özen ve dikkati göstermediğinden dolayı çalıştırdığı personel/doktor ile aynı oranda kusurlu sayılması gerektiği, yine ilk derece mahkemesince hesap bilirkişisinden alınan dosya kapsamında mevcut tazminat hesap raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu ve ilk derece mahkemesinin raporları/delilleri takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinafa konu karar sonuç olarak usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerince yapılan istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacılar vekili, davalı Kayseri Kardiyoloji Merkezi ve Sağlık Hizmetleri Tic. ve San. A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin istinaf taleplerin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı Kayseri Kardioloji Merkezi ve Sağlık Hiz. Tic. ve San. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacılar vekili; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı Kayseri Kardiyoloji Merkezi San. ve Tic. A.Ş. vekili; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

  3. Davalı ... vekili; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı doktorun özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 502 nci ve devamı maddeleri.

  3. Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı iş ve işlemlerin, davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Mesleki iş gören vekil özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. O nedenle doktor ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafif de olsa sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yol seçilmek gerekir. (Tandoğan, Borçlar Hukuk Özel Borç İlişkileri, Cilt, Ank. 1982, Sh.236 vd) Gerçekten de müvekkil (hasta) mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, TBK 510 maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Aynı hususlar adam çalıştıran sıfatı ile doktorun görev yaptığı sağlık kuruluşları için de geçerlidir.

  4. Değerlendirme

  5. Temyizen incelenen dosyada, müteveffa ... adına Özel Tekden Hastanesi acil servisi giriş tarihi 31.05.2015 02:02:59, çıkış tarihi 31.05.2015 02:43:13 olan sonuç kısmında "şikayetiyle başvuran hastanın yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucu hastanın muayenesi sonrası post op atelektazi ve akciğer enfeksiyonu olabileceği düşünülerek hastaya tedavi ve takip amaçlı yatış yapıldı." açıklamaları bulunan epikriz ile Özel Tekden Hastanesi acil servisi yatış tarihi 31.05.2015 02:21:01, çıkış tarihi 31.05.2015 02:38:46 olan sonuç kısmında "şikayetleri ile başvuran hastanın yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucu hastaya reçete yazıldı ama hasta reçeteyi almadı. kontrole daha erken gelmesi önerilerek acil polikliniğimizden taburcu edildi." açıklamaları bulunan epikriz düzenlendiği anlaşılmıştır.

  6. İlk Derece Mahkemesince, Özel Tekden Hastanesi Acil Servisinde ilk epikrizden 4 dakika sonra hazırlanan 31.05.2015 tarihli 02:21:01 saatli giriş ve 31.05.2015 tarihli 02:38:46 saatli çıkış epikrizde "hastanın muayenesi ve tetkikleri sonucu hastanın muayenesi sonrası post op atelektazi ve akciğer enfeksiyonu olabileceği düşünülerek hastaya tedavi ve takip amaçlı yatış yapıldı." yazıyor olmasına rağmen ...'in hastaneye yatışının yapılmadığı, yatışa ilişkin herhangi bir belgenin sunulamadığı, ikinci epikrizde yazdığı üzere ...'e yatış önerildiği halde adı geçenin yazılan ilaçları kullanmayı ve yatış ile tedaviyi red ettiğine ilişkin hastanenin tıbbi evrakları arasında tedavi/yatış red tutanağı olmadığı, davalı tarafça bunun ispatlanamadığı, dinlenen tanık anlatımlarının da 31.05.2015 tarihli 02:02:59 saatli giriş ve 31.05.2015 tarihli 02:43:13 saatli çıkış epikrizi ile örtüştüğü dikkate alındığında bu epikrizin içeriğinin doğru olduğunun kabul edildiği belirtilmiş ise de davalıların, hastaya önce acil poliklinik hizmeti verildiği, teşhise bağlı olarak da yatışı uygun görüldüğü, müteveffanın ise kimseye haber vermeden hastaneden ayrıldığı, 2 farklı epikriz düzenlenmesinin SGK uygulaması gereği olduğunu ileri sürdükleri, bu konuda inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, müteveffa için 2 farklı epikriz düzenlenmesinin SGK uygulaması için gerekli olup olmadığı ve hastane bilgisayar sistemi log kayıtlarına müdahale edilip edilemeyeceği hususunda taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık, konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesinin kararının bu sebeple bozulması gerekmiştir.

  7. Bozma nedenine göre, davacıların tüm, davalılar ... ve Kayseri Kardioloji Merkezi ve Sağlık Hiz. Tic. ve San. A.Ş.'nin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

  8. Kabule göre de; davalı ...Ş.'nin 02.04.2015 tanzim tarihli Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi hükümleri uyarınca maddi tazminattan sorumlu tutulması gerekirken, sorumlu olmadığı şeklinde hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda V(C) 3/2. bentte yazılı gerekçeyle BOZULMASINA,

Davacıların tüm, davalılar ... ve Kayseri Kardioloji Merkezi Ve Sağlık Hiz. Tic. Ve San. A.Ş.'nin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

8.400 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalılar ... ve Kayseri Kardioloji Merkezi ve Sağlık Hiz. Tic. ve San. A.Ş.'ye verilmesine,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılar ...'e ve Kayseri Kardioloji Merkezi ve Sağlık Hiz. Tic. ve San. A.Ş.'ye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim