Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1700

Karar No

2022/9401

Karar Tarihi

13 Aralık 2022

MAHKEMESİ: SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

İLK DERECE MAHKEMESİ: FATSA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 13/12/2022 tarihinde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı ile kardeş olduklarını, aralarında geçmişte inanç sözleşmesine dayalı olarak devredilen gayrimenkul ve araçlarla ilgili ihtilaf ve davalar bulunduğunu, anlaşmazlıkların sona ermesi amacıyla taraflarca 02.05.2006 tarihli protokolün imzalandığını, her ne kadar protokolde ayrıntıları yazmasa da Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/70 Esas sayılı dosyası kapsamından anlaşılacağı üzere esasen kendisine ait olan ancak davalı adına tescil ve kayıtlı bulunan ve taraflarca kabul edilen; Fatsa, ..., ... mevkii 950, 970 ve 1017 parsel sayılı taşınmazlar ile ... plakalı kamyonet ve ... plakalı traktörün kendisine ait olacağının davalı tarafından kabul edildiğini, sözleşme gereğince araç ve gayrimenkullerin davalı tarafından devredileceğini ve protokole aykırı davranan tarafın 50.000,00 TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının bahsi geçen araçlar ile gayrimenkullerin devri için dava dışı ...'e vekalet verdiğini, ...'in de vekalet görevini kötüye kullanarak eşi ve 3. kişiye devir yapması nedeniyle protokol şartlarını yerine getirmediğini, davalının bu savunmaya sığınarak borçtan kurtulmasının mümkün olmadığını, yine protokol hükümleri gereği 50.000,00 TL cezai şartın ödenmiş olmasının da davalıyı tazmin yükümlülüğünden kurtarmayacağını, dava konusu taşınmaz ve araçların güncel değerlerinin faizi ile birlikte ve ayrıca faizle karşılanmayacak munzam zararların davalıdan tahsilinin gerektiğini ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak araçlar ve taşınmazların dava tarihindeki güncel değerleri karşılığı olarak şimdilik 100,00 TL ile munzam zarara karşılık şimdilik 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, bilahare taşınmaz ve araçlar yönünden talebini 1.430.155,92 TL'ye yüksletmiştir.

Davalı, dava konusu sözleşmenin geçersiz olması sebebiyle tarafların ancak sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince verdiklerini isteyebileceklerini, ancak sözleşmeden kaynaklanan bir sebepsiz zenginleşmenin bulunmadığını, protokolün kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı olması sebebiyle kesin olarak hükümsüz olduğunu, sözleşmenin geçerli kabul edilmesi halinde ise cezai şartın müvekkil tarafından ödenmiş olmasının ifa yerine geçmiş olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı istinaf talebinde bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1 Bölge adliye mahkemesi kararında yer alması gereken hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 359. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, ilk derece mahkemesi kararının özeti, ileri sürülen istinaf sebepleri ve taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep, bölge adliye mahkemesi kararında yer alması gereken zorunlu hususlardandır.

Diğer yandan mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re’sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.

Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını, ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz.

(Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472)

Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira, tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Nitekim, 07.06.1976 tarihli ve 3/4 3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır.

Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasanın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesi, işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Yine HMK'nın 27. maddesinin 2. bendinin “c” bölümünde de; hukuki dinlenilme hakkının; mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini de içerdiği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür.

28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın 359. maddesine eklenen 3. fıkra “Bölge Adliye Mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilir.” şeklindedir. Söz konusu hüküm gereğince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi durumunda da, istinaf başvurusunun ret sebepleri açıklanmak kaydıyla kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesi gösterilmelidir.

Somut uyuşmazlıkta; bölge adliye mahkemesi kararında yalnızca ilk derece mahkemesi kararı ve taraflarca dosyaya ibraz edilen dilekçeler özetlenerek yukarıda belirtilen ilkelere uygun şekilde istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen itirazlar değerlendirilmemiş, bu itirazlara ilişkin bir gerekçe tesis edilmemiştir. Buna göre, bölge adliye mahkemesi kararının somut olaya özgü hukuki bir gerekçe içerdiğinin kabulü mümkün değildir. O halde, davacının istinaf başvuru dilekçesinde belirtilen tüm itiraz sebeplerini karşılayacak şekilde açık ve anlaşılır bir hukuki gerekçe ile hüküm kurulması gerekirken, yukarıda değinilen ilkelere aykırı şekilde gerekçesiz olarak karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

2 Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 8.400 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin yekdiğerinden alınıp yekdiğerine verilmesine,

ikinci bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcını istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 13/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:54:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim