Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2016/14364

Karar No

2016/12103

Karar Tarihi

24 Ekim 2016

MAHKEMESİ: AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki ziynet eşyası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacının davalıdan şiddet gördüğünü, davalının düğünde takılan 25 adet çeyrek altın, 4 adet bilezik, 1 adet set takımı, 1 adet künyeyi düğün masrafları için bozdurduğunu, evlilik birliği içerisinde yatırım amaçlı olarak alınan 212 gram altının 1/2 sinin de davacıya verilmediğini ileri sürerek; altınların aynen iadesine, mümkün değilse bedeli olan 22.000 TL nin ( fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ) yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08/12/2014 tarihinde de talep sonucunu 8.549.50. TL daha artırarak ıslah etmiştir .

Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; çeyrek altının 14 adet olduğunu, 3 adet bilezik takıldığını, altınların bir kısmının evlilik birliği içinde davacının rızası ile harcandığını, bir kısmının davacıda kaldığını; ziynet eşyalarından tahsil edilen paraların davacı ve ailesi için harcandığını, tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmanın gündeme geldiğini, ziynet eşyalarının bir kısmının bu maksatla harcandığını, bir kısım altınların bozdurulduğunu, bebeğin erken doğum neticesi vefat etmesi üzerine davacının rahatlaması için tatil yapıldığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne,

4 adet bilezik 43,73 gr, 22 ayar, 3740 TL değerinde 3 adet burma bilezik, 63 gr. 5387 TL değerinde 1 adet kelepçeli bilezik, 10 gr 534 TL değerinde 2 adet künye, 21 gr. 1796 TL değerinde bir adet set, 35 gr 1870 TL değerinde olmak üzere altınlar 22 ayar kabul edilmek suretiyle aynen davalı tarafından davacıya iadesine, iadesi mümkün olmadığı takdirde ödeme tarihindeki Türk parası altın alış fiatı üzerinden değerinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Davacı taraf her nekadar çeyrek altınların iadesini istemiş isede; bu altınların günümüz ekonomik şartlarında değişen gelenek ve göreneklerde kadının ziyneti olarak kabul edilmesi mümkün olmayıp, tasarruf aracı olarak kullanıldığından bu ziynet eşyası yönünden istemin reddine.

Davacı taraf külcü altınların iadesini istemiş ise de; boşanma davasının açıldığı 07/07/2011 tarihinde bu altınların varlığı kanıtlanmadığı gibi, altınların alınmış olsa bile evlilik sürecinde taraflarca harcanmış olması söz konusu olabileceğinden , davacının tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olması nedeni ile ortaya çıkan yüklü masraflardan gerek çeyrek altınların gerekse varsa külçe altınların harcanması söz konusu olduğundan , gerek çeyrek altınlar yönünden gerek külçe altınlar yönünden mal paylaşımlarına ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı ispatlamakla yükümlüdür.

Hayat deneylerine göre, olağan olanın, bu çeşit eşyanın ( ziynet ) kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla, bunların, davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz.

Diğer taraftan, ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir.

Kural olarak, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli sebeplerle (ev veya araç alımı, evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı vs) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur.

Somut olayda, mahkemenin çeyrek altınların ziynet eşyası olmadığına ilişkin gerekçesi isabetli değildir . Çeyrek altınların diğer ziynetlerden farkı olmadığı için bunlar da tıpkı bilezikler vb gibi kadına bağışlanmış sayılır,yukarıda anılan karineler de çeyrek altınlar için de geçerlidir.

Mahkemece, çeyrek altınlar da ziynet eşyası kabul edilerek taraf delilleri değerlendirilerek, yukarıda anılan ilkelere göre, davacının bu talebi yönünden de sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken; yasal olmayan gerekçeler ile talebin reddi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

Davacının evlilik birliği içinde yapılan birikim ile alınan altınların yarısına ilişkin talebi ise; "Değer Artış Payı" isteğine yöneliktir. (TMK.m.227) Bu isteğin esası "eşler arasındaki mal rejimi" sona ermedikçe dinlenemez. Dava tarihi itibari ile, tarafların evli olduğu, aralarındaki mal rejiminin henüz sona ermediği anlaşılmaktadır. Evlilik birliği içinde bunlar istenemeyeceğinden, davacının 212 gram altına yönelik talebine ilişkin verilen karar sonucu itibari ile doğrudur ,zira bu talep yönünden dava tarihi itibari ile dava koşulu gerçekleşmemiştir .

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK'nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 26.01.2026 00:24:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim