Yargıtay 3. CD 2022/23801 E. 2024/5625 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/23801
2024/5625
24 Nisan 2024
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
- C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/1667 E., 2019/1233 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma, 2911 sayılı Kanun'un 28/1 ve 33/1 a. maddelerine muhalefet, terör örgütü propagandası yapmak
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yargılama konusu sanık ... hakkında kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılma suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, verilen cezanın tür ve süresine göre CMK'nın 286/2 a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan; ayrıca bu suçun 7188 sayılı Kanun kapsamında temyizi kabil suçlar arasında sayılmadığından sanık hakkında anılan suçtan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz istemlerinin aynı Kanunun 298. uyarınca hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir.
Diğer mahkumiyet hükümleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
A.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma; sanıklar ..., ... hakkında terör örgütü propagandası yapma suçları yönünden sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklar ..., ... hakkında terör örgütü propagandası yapma suçu yönünden, TCK'nın tanımlar başlıklı 6/1 inci fıkrasının "g" bendi uyarınca yayın deyiminden elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınların da anlaşılacağı belirtilmiş olup, somut olayda internet ortamında sanıkların rumuz isimler kullanarak kendisine ait Facebook sayfasında propaganda eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, uygulama yapılırken 3713 sayılı Kanun'un 7/2 nci maddesinin ikinci cümlesi uyarınca temel cezada yarı oranında arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve farklı gün ve saatlerde Facebook adlı sosyal paylaşım platformu üzerinden terör örgütü propagandası yapan sanıklara verilen temel cezanın zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43/1 inci maddesi uyarınca artırılarak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık ... hakkında kurulan diğer mahkumiyet hükümleri yönünden sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
B.1.Sanık ... hakkında terör örgütü propagandası yapma suçu yönünden;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1.Yapılan UYAP sorgulamasında, sanığın farklı tarihlerdeki sosyal medya paylaşımlarına ilişkin olarak terör örgütü propagandası yapmak suçundan Dairemizin 2023/2057 Esas sayılı dosyası olduğu anlaşılmakla, her iki suça ilişkin olaylar arasında hukuki kesintinin gerçekleşmediği de gözetilerek, aynı saikle birbirini yakın günlerde gerçekleşen eylemlerde, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda suçun işlenmesi nedeniyle bir cezaya hükmedilerek zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK'nın 43/1 inci maddesi uyarınca artırılarak bir kez cezalandırılması gerektiğinden mahkemesince dosyaların getirtilip incelenerek dosyaların iddianame tarihi en eski olan mahkemede birleştirilip sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğu halde eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
- Kabul ve uygulamaya göre de;
a.TCK'nın tanımlar başlıklı 6/1 inci fıkrasının "g" bendi uyarınca yayın deyiminden elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınların da anlaşılacağı belirtilmiş olup, somut olayda internet ortamında sanığın rumuz isimler kullanarak kendisine ait Facebook sayfasında propaganda eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, uygulama yapılırken 3713 sayılı Kanun'un 7/2 nci maddesinin ikinci cümlesi uyarınca temel cezada yarı oranında arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b.Farklı gün ve saatlerde facebook adlı sosyal paylaşım platformu üzerinden terör örgütü propagandası yapan sanığa verilen temel cezanın zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43/1 inci maddesi uyarınca artırılarak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B.2.Sanık ... hakkında kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme yönetme bunların hareketlerine katılma suçu yönünden;
2911 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ''Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşü düzenlemek'' fiili; hazırlıklar da dahil olmak üzere toplantı veya yürüyüş yapılabilmesi için gerekli her türlü işlemi yapmak; ''yasadışı toplantı ya da gösteri yürüyüşünü yönetmek'' fiili; topluluğun dağılmaması, amaçlanan doğrultuda devam etmesi için topluluğa ya da etkin bazı kişilere gerekli talimatları vermek, duruma göre, insiyatif geliştirmek, gerekli idare işlemlerini yapmak, topluluğu hareketlendirmek ve yönlendirmek; ''kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşünü düzenleyen ve/veya yönetenlerin hareketlerine katılmak'' fiili ise, bu toplantı veya yürüyüşü düzenleyen ve yönetenlerden olmamakla birlikte, bizzat toplantı ve yürüyüşte hazır bulunarak bu kişilerin hareketlerini paylaşmak anlamına gelmektedir. (Anayasa Mahkemesinin 2011/39 Esas, 2012/37 sayılı kararı; RG:13.10.2012, 28440; Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin,
22.06.2016, 2016/1725 4550 sayılı kararları)
2911 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç seçimlik hareketli bir suç olup, bu suçun oluşması için failin ''düzenlemek, yönetmek veya düzenleyen veya yönetenlerin hareketlerine katılmak'' fiillerinden birini işlemesi suçun oluşması için yeterlidir. Nitekim; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.06.1979 gün ve 232 303 sayılı kararında da; 2911 sayılı Kanun'un 28/1 inci maddesinin suç tarihindeki karşılığını oluşturan 171 sayılı Kanun'un 18/1 inci maddesindeki yazılı suçun; kanunsuz toplantı ve yürüyüşün ''tertip edilmesi'', ''idare edilmesi'' ve ''tertip ve idare edenlerin hareketlerine bilerek iştirak edilmesi, hareketlerinin paylaşılması'' durumunda oluşacağı ifade edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, 07 08.10.2014 tarihlerinde Suriye ülkesinde bulunan Kobani’de yaşanan olayları protesto etmek amacıyla örgütün çağrıları üzerine 2911 sayılı Kanuna aykırı olarak yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında, yürüyüşe katılan topluluğun durumu hakkında bilgi almasından ibaret konuşma içeriklerine göre eylemlerinde yukarıda anlatıldığı şekilde 2911 sayılı Kanun'un 28/1 inci maddesinde belirtilen kanuna aykırı olarak yapılan gösteriyi düzenleme, yönetme veya düzenleyen ve yöneten kişilerin fiillerine iştirak etme suçunun unsurları bulunmadığı gözetilerek kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme yönetme bunların hareketlerine katılma suçundan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
II. KARAR
A. Sanık ... Müdafinin Kanuna Aykırı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşlerine Katılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ... Ve ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma; Sanıklar ..., ... Hakkında Terör Örgütü Propagandası Yapma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri
Gerekçe bölümünün (A) başlığında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2018/1667 Esas, 2019/1233 sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C.Sanık ... Hakkında Terör Örgütü Propagandası Yapma ve Kanuna Aykırı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Düzenleme Yönetme Bunların Hareketlerine Katılma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri
Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2018/1667 Esas, 2019/1233 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:13