Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/22440
2024/5162
4 Nisan 2024
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/150 E., 2023/481 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
10.02.2017 (Sanık ... yönünden )
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2017/366 Esas, 2022/287 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
-
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/150 Esas, 2023/481 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.08.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle;
-
Suç iddiası ve eylemleri hakkında birden fazla yargılama yapıldığına, dosyanın bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi ve bütün halinde incelenmesi gerektiğine,
-
Yeterli delil bulunmadığına, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına,
-
Tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığına ve çelişkili olduğuna hatta tam tersi yönünde beyanlarda bulunduklarına,
-
Mahkemece tanıkların usule uygun şekilde dinlenmediklerine,
-
Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
-
Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
-
Sanığın soru sorma hakkı engellenerek savunma hakkı sekteye uğratılan sanık ile ilgili tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine,
-
Silahların eşitliği ilkesine aykırı davranılarak taleplerin gerekçesiz reddedildiğine,
-
Suçun unsurlarının teşdit sebebi yapıldığına,
-
Beraat kararı verilmesi gerektiğine, tahliye talebine,
-
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle;
-
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
C. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle;
-
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Taleplerin mahkemece dikkate alınmadığına, görgüsü, bilgisi olan kişilerin dinlenmediğine,
-
Tanıkların aşamalardaki beyanlarının birbirinden farklı ve çelişkili olduğuna, beyanların görgüye dayalı olmadığına,
-
Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna,
-
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının gerekçesiz olduğuna,
-
Suçun unsurlarının oluşmadığına,
-
Ele geçirilen dökümanda geçen anlatımların gerçeği yansıtmadığının resmi belgelerle ortaya konulduğuna,
-
Tanıkların mahkeme huzurundaki aleyhe ifade içermeyen beyanları gözetilmeksizin, soruşturma aşamasındaki müdafi hazır bulunmaksızın şüpheli sıfatıyla vermiş oldukları beyanlarının hükme esas alınamayacağına,
-
Sanığın ortağı olduğu şirketin örgütle iltisaklı olduğu, örgüt adına çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığına,
-
Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
-
Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
-
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıkların eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A) Sanıklar ... ve ... yönünden yapılan incelemede;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan deliller ile tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B) Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
UYAP üzerinden yapılan incelemede sanık hakkında silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan açılan Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/116 Esas sayılı kamu davasının derdest olduğu, eldeki dava dosyasında da sanık hakkında aynı suçtan düzenlenen iddianame üzerine yapılan yargılama sonunda sanığın eylemlerinin TCK 314/2 maddesinde düzenlenen terör örgütü üyeliği kapsamında kaldığının kabulüyle mahkumiyetine karar verildiği görülmekle; TCK’nın 314/1 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçu ile TCK’nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçu arasındaki hukuki ilişki de dikkate alındığında her iki dava dosyası birleştirilerek delillerin bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre ise ;
Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inc maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak alt sınırdan hakkaniyete uygun makul bir oranda uzaklaşılarak cezaya hükmedilmesi gerekirken, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/150 Esas, 2023/481 sayılı Kararında sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/150 Esas, 2023/481 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık ... hakkında bozma nedeni, mevcut delil durumu, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:07