Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1496
2024/4567
28 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/646 E., 2021/1149 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun sıfat yokluğundan ve esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarına ilişkin istinaf istemi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine dair kararın, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merciince bu konuda bir karar verildiği ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf incelemesi talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'nun 286 ncı maddesinin birinci
fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu(Sanık müdafinin her iki suç bakımından, Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin ise nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından), 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2019 tarihli ve 2017/1188 Esas, 2019/64 sayılı kararı ile;
Sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde;
-
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
-
Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
-
Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin son cümlesi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 30.09.2021 tarihli ve 2019/646 Esas, 2021/1149 sayılı kararı ile
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik; katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin nitelikli dolandırıcılık, silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvuları ile katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan ... vekili ve sanık müdafinin nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin istinaf başvuruları ile sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olmak ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin istinaf başvurusunun ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.01.2022 tarihli, ret ve onama görüşlerini içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
-
Atılı suçların unsurlarının oluşmadığına,
-
Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri özetle;
-
Sanığın atılı suçların tamamından ve üst hadden mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,
-
Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmak ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı, resmi belgede sahtecilik suçu bakımından ise sanığın üzerine atılı eylemin kanunda suç olarak tanımlanmadığının kabulü ile beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçu bakımından;
- Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik
bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım s. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
İptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporu dışında anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
- Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmaması,
Kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçu bakımından;
İddia, savunma ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında; sanığın örgüt tarafından KPSS sorularının kendisine verilmesine sebep olabilecek şekilde kendi iradesini örgüt iradesine teslim edip örgütsel faaliyet gösterdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilememiş olması karşısında atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
- Katılan ... vekilinin resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... Bakanlığının resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun sıfat yokluğundan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
- Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma, sanık müdafiinin ve Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin ise nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz istemleri yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2019/646 Esas, 2021/1149 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:02