Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1209
2024/423
15 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1068 E. 2021/1349 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütü üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2021 ... ve 2021/6 Esas, 2021/102 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, TCK'nın 30/1 inci maddesi delaletiyle CMK'nın 223/2 c , maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
-
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 13.09.2021 ... ve 2021/1068 Esas, 2021/1349 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.11.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle,
Sanığın, dosya içerisinde mevcut "kendiliğinden gelme tutanağı"nda açıkça belirtildiği üzere, 23.07.2020 tarihinde kendiliğinden ilgili kolluk birimine müracaatla gönüllü olarak teslim olup, anılan örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili ayrıntılı ve soruşturma için yararlı bilgi verdiği ve başka şüpheliler hakkında teşhiste bulunduğu, bu suretle TCK'nın 221/4 üncü fıkra 1 inci cümlesi kapsamında etkin pişmanlık gösterdiği değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince ittihaz olunan hükmün CMK'nın 280/2 nci maddesi gereğince kaldırılarak, sanığın gösterdiği etkin pişmanlıkta dikkate alınmak suretiyle 5237 Sayılı TCK'nın 221/4 üncü fıkra 1 inci cümlesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmasına karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince beraatine dair verilen karara O yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan aleyhe istinaf başvurusu üzerine dairece istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ve sair hususlara ilşkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın örgütteki konumu ve yer aldığı katman ile kişisel özelliklerine göre, örgütün nihai amacını bilerek örgütsel faaliyetlerde bulunduğuna dair bir delil tespit edilememesi karşısında atılı suçun unsurları konusunda hataya düştüğü ve suç kastının olmadığı anlaşılmakla TCK'nın 30/1 inci maddesi delaletiyle CMK'nın 223/2 c maddesi gereğince beraatine, karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamı ve mevcut deliller nazara alındığında, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesini talep eden görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamı ve mevcut deliller nazara alındığında, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesini talep eden görüşe iştirak edilmemiştir.
Ayrıntıları (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, tanık anlatımlarına, sanık savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; Aşamalarda istikrarlı biçimde ortaya konulan ve aksi kanıtlanamadığı gibi diğer delillerle de desteklenen sanık savunması ve sanıkla birlikte ardışık araması bulunduğu tespit edilen tanık ...'un savunmalarına göre, örgütün nihai amacının açıkça ortaya konulmaya başlandığı, kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden önce askeri okulda okuduğu dönemde örgütsel içeriği de tespit edilemeyen dini içerikli toplantılara katılmaktan ibaret eylemi dışında, konumu, samimi olarak ikrar ettiği olay ve olguların tarihi itibariyle örgütün hiyerarşik yapısına kastla ve organik bağ ile dahil olduğu hususunda delil elde edilemeyen sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın CMK'nın 223/2 c maddesince beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 13.09.2021 ... ve 2021/1068 Esas, 2021/1349 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:23