Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/28558

Karar No

2024/399

Karar Tarihi

11 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/2377 E., 2020/798 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2018 tarihli ve 2017/228 Esas, 2018/236 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

  2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 28.09.2020 tarihli ve 2018/2377 Esas, 2020/798 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

  1. İddianamenin CMK'nın 170. maddesine uygun uygun olarak düzenlenmediğine,

  2. Kanunsuz suç ve ceza olmaz, ceza sorumluluğunun şahsiliği, hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edildiğine,

  3. Terör örgütünün olmadığı döneme ait üyelik kararı verildiğine,

  4. Legal ve meşru olan eylem ve faaliyetlerin suça delil kabul edildiğine,

  5. Bizatihi kendisi suç olan fişlemenin suç delili sayıldığına,

  6. Barışçıl toplanma özgürlüğü ile din ve vicdan özgürlüğünün ihlal edildiğine,

  7. Yasak olmayan bir iletişim programını indirme iddiasının suç delili sayıldığına,

  8. Özel hayata ve iletişim özgürlüğüne saygı hakkına müdahale edildiğine,

  9. Çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,

  10. Eksik inceleme ile karar verildiğine,

  11. Her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadan karar verildiğine,

  12. CMK'nın 217. maddesine aykırı yargılama yapıldığına,

  13. Özel kastının varlığının kanıtlanamadığına,

  14. Yargılama sırasında CMK 206 217 maddeleri uyarınca “delillerin tartışılması” bölümü yapılmadığına,

  15. Savunma hakkı kısıtlandığına,

  16. Doğal hâkim güvencesi, yüzyüzelik ilkesi, eşitlik ilkesi ihlal edildiğine,

  17. Somut ve hukuki delil olmadan karar verildiğine,

  18. Gerekçeli karar hakkı ihlal edildiğine,

  19. Suçun maddi ve manevi unsuru gerçekleşmediğine,

  20. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,

  21. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16 956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olabileceğinin kabul edildiği gözetilerek:

ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığına dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olabileceği karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun istenmesi ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen veri inceleme raporu kapsamına göre; sanık ile ilgili olarak "Alan: FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişileri ifade eden ..." koduyla ifade edilen, mahrem yapıda “öğretmen” konumuyla “ERSİN”, "zümre başkanı" konumuyla "SERVET BEY" muhtemel kod adlı kişilere yer verildiği anlaşılmakla öncelikle “Ersin” ve "Servet Bey" muhtemel kod adlı kişilerin gerçek bilgilerinin tespiti için KOM şube müdürlüğüne yazı yazılması, şahıslar hakkında varsa veri inceleme raporunun temini, bu kişilerin veri inceleme raporunda bulunan başka polis memurları var ise bu kişiler ile ilgili haklarında soruşturma ve kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılıp dosyalarının getirtilerek incelenmesi, sanık yönünden delil olabilecek bilgi belgeler ile şahısların aşama beyanlarının onaylı örneklerinin temini ve usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri ile tüm delillerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 28.09.2020 tarihli ve 2018/2377 Esas, 2020/798 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, mevcut delil durumu, kaçma şüphesi dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

örgütünesilahlıkararterörolmahukukîtemyiztevdiinesüreçv.üyeolgulargerekçesebepleribozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:37

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim