Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/19113

Karar No

2024/3588

Karar Tarihi

12 Mart 2024

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2017/3097 E., 2022/731 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2017 tarihli ve 2017/182 Esas, 2017/207 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

  2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda;

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2017/3097 Esas, 2022/731 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verilmiştir.

  1. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.09.2023 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz sebepleri özetle;

1.Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna,

2.Sanık hakkında düzenlenen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı dosyaya gelmeden, mahkeme tarafından beklenilmeksizin karar verildiğine,

3.Eksik araştırma ile karar verildiğine,

4.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1 Sanık hakkında aleyhe beyanda bulundukları tespit edilen İ. ..., Y. ..., B. ... ve A. ... isimli şahısların tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda dinlenilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,

2 Kabul ve uygulamaya göre;

Beraat eden sanık lehine iki ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2017/3097 Esas, 2022/731 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Vekalet ücreti, avukatın müvekkiline karşı üstlendiği savunma görevinin yerine getirilmesi sonucu hak kazandığı değerdir. Kuşkusuz bu ücret, müvekkil ile avukat arasında gerçekleşen sözleşme ilişkisinden kaynaklanır. Sunulan bu avukatlık hizmeti; dava dışı bir danışmanlık, mütalaa veya idari bir başvuru gibi pek çok hukuki temsil işlemi olabileceği gibi, somut olayda olduğu gibi bir ceza yargılamasının tarafı olan müvekkiline yargı organları önünde temsil veya savunma hizmeti sunulması şeklinde de gerçekleşebilir. Yargı yoluyla kişilerin haklarını savunmak ve hakkın ortaya çıkarılmasını sağlamak amacıyla avukatlar tarafından sunulan hukuki yardımla birlikte, yargılama süreci lehine sonuçlanan taraflar için kendilerini bir vekil ile temsil ettirmeleri halinde gerek hukuk gerekse ceza davasında haksız çıkan taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gereklidir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Yargılama Giderleri" başlıklı 324. ve devamı maddelerinde de "tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri" yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Ayrıca mahkemelerce verilecek hüküm ve kararlarda yargılama giderlerinin ve kimlere yükletileceğinin gösterilmesi gerektiği de aynı Kanunda gösterilmiştir.

CMK'nin "beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi halinde gider" başlıklı 327. maddesi gereği; "...kişi, sadece kendi kusurundan kaynaklı giderleri ödemeye mahkum edilir, ...bu kişinin önceden ödemek zorunda olduğu giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir..." şeklindedir. Maddeye göre, ceza yargılamasında sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve kendisini vekille temsil ettirmesi halinde sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu ücretin haksız yargılamaya sebebiyet veren Devlet Hazinesince ödenmesi gerektiği konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.

Ceza yargılamasında ilk derece mahkemelerince verilen hükümlere karşı başvurulacak olağan kanun yollarından birisi olan istinaf, temyiz kanun yolundan farklı özellikler içermektedir.

İstinaf kanun yoluna ilişkin hükümler, CMK'nin 272 ila 285. maddeleri arasında düzenlenmekte olup, bölge adliye mahkemesi dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığı takdirde istinaf başvurusunun esastan reddine, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesinin kararında CMK'nin 289/1. maddesi "g ve h" bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması halinde hükmün bozulmasına, diğer hallerde gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesi ve duruşma yapılmasından sonra, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddi veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması olanaklıdır.

Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince yapılan inceleme sonucu duruşma açılarak davanın yeniden görülmesine karar verilmiş, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın beraatine karar verilmiştir. Sayın çoğunluk ile aramızdaki görüş farklılığının nedeni ise;

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından yapılan duruşma sonucunda beraatine karar verilen sanık lehine hem ilk derece yargılaması hem de istinaf kanun yolu yargılaması için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi konusundadır.

Sanık kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği ilk derece ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda hakkında verilen "mahkumiyete ilişkin" hüküm aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulmasını üzerine, ilgili ilk derece ceza mahkemesi kararlarını inceleyen bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin, CMK'nın 280. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verip yapmış olduğu yargılama neticesinde sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı vermesi halinde, yalnızca istinaf kanun yolu yargılaması için değil, aslında ilk derece mahkemesince sanık hakkında hukuka uygun ve doğru karar verilmiş olsa idi lehine hükmedilmesi muhakkak olan vekalet ücretine de ayrıca hükmetmesi gerekli olacaktır.

Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince ilk derece mahkemesince görevlendirilen müdafi veya vekilin bölge adliye mahkemelerinde görülen duruşmalı davalar katılması halinde yeniden ücret ödenmesinin mümkün olup olmadığı hususunda Türkiye Barolar Birliği tarafından, ... Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden görüş sorulması üzerine, verilen 24.01.2017 günlü yanıt yazıda;

“Müdaf'i veya vekil, soruşturma evresinde ifade alma ye sorguya, kovuşturma evresinde ise bir oturuma katılmakla Tarifede belirlenen meblağı almaya hak kazanır. Müdafi veya vekil ilk defa ilk derece mahkemesinde görevlendirilerek bir oturuma katılmış ve daha sonra istinaf aşamasında da duruşmaya katılmış ise Tarifede ilk derece mahkemeleri ye bölge adliye mahkemeleri için belirlenen ücreti ayrı ayrı alacak, ancak ilk defa istinaf duruşmasında görevlendirilmiş ise Tarifede bölge adliye mahkemeleri için öngörülen ücreti almaya hak kazanacaktır.” şeklinde görüş bildirilmiştir.

İstinaf kanun yolu incelemesi usulü ile ilk derece mahkemelerinin yargılama usullerinin farklılıklar içermesi, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren ve yargılama sonucu haklı çıkan taraf lehine avukatlık asgari ücret tarifesinin karar tarihindeki düzenlemesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesinin zorunlu olması karşısında; yerel mahkeme hükmünün hukuka aykırı olduğunu belirleyerek mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar veren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin yalnızca istinaf yasa yolu yargılaması için değil, ilk derece mahkemesi tarafından aslında doğru ve hukuka uygun tespit yapılıp sanığın beraatine karar verilseydi hükmedilmesi gerekecek olan vekalet ücretine de hükmetmesi yerinde ve doğru bir uygulama olup, sanık lehine yalnızca istinaf kanun yolu yargılaması için vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini benimseyen sayın çoğunluğun bozma kararındaki iki numaralı bende ilişkin görüşüne iştirak olunmamıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

örgütünesilahlıkararolmaterörtemyizhukukîtevdiinev.süreçolgularüyegerekçesebepleribozulmasınakarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:37

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim