Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/24146
2024/1337
6 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1369 E., 2019/951 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi 18.03.2019 tarih ve
2016/319 Esas, 2019/118 sayılı kararı
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: Mahkumiyet
İTİRAZ EDİLEN KARAR: Yargıtay 3. Ceza Dairesi 01.11.2021 tarih ve
2021/1839 Esas, 2021/9808 sayılı kararı
I. OLAY VE OLGULAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 01.11.2021 tarih ve 2021/1839 Esas, 2021/9808 sayılı karara; sanıklar lehine bozulması istemiyle CMK'nın 308 inci maddesi gereğince itiraz edilmekle;
CMK'nın 308/3 üncü maddesi uyarınca itiraz konusu değerlendirildi:
İtiraz nedeni incelendiğinde; "İtiraza konu uyuşmazlık; sanıklar ... ve ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda mahkumiyete yeterli delil bulunup bulunmadığına ilişkindir. Sanık ... yönünden; silahlı terör örgütüne müzahir ... Hanımlar Derneğinde, derneğin tasfiye edildiği 2016 yılına kadar üyelik yapmak, 17 25 Aralık 2013 tarihlerinden önce örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katılmaktan ibaret eylemlerinin,
Sanık ... yönünden ise; silahlı terör örgütüne müzahir ... Hanımlar Derneğinde, derneğin tasfiye edildiği 2016 yılına kadar üyelik yapmak, derneğin kurulduğu 2011 yılından 2014 yılına kadar yönetim kurulu yedek üyesi olarak görev yapmak, 17 25 Aralık 2013 tarihlerinden önce örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katılmaktan ibaret eylemleri nedeniyle, müsnet suçtan mahkumiyetlerine ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığı nazara alınarak, dosya kapsamına göre ilkokul mezunu ve ev hanımı olan sanıkların soruşturma aşamasından itibaren süreklilik gösteren, aksi ispat edilemeyen savunmaları da dikkate alındığında, mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, sanıklar hakkında mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi yerine temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesinin isabetli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." değerlendirmesinde bulunulmuştur.
II. GEREKÇE
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.12.2023 tarihinde, "açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanıklar lehine 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur." talep sonucu ile, sanıklar lehine CMK'nın 308 inci uyarınca itiraz yoluna başvurulduğu görülmekle,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım s.263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s.280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamına göre, ByLock programı kullanıcısı oldukları yönünde tespit bulunmayan, Bank Asyada hesapları mevcut olmayan, tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere örgütün operasyonel eylemlerinin bilinmesinden önceki dönemde içeriği tespit olunamayan sohbetlere katıldıkları ve muhtaç öğrenciler için yardım topladıkları anlaşılan, böylelikle kapatılan derneğe üye olmak ve bir kısım içeriği belli olmayan sohbetlere katılmaktan ibaret eylem ve faaliyeti haricinde eylemi bulunmayan sanıkların, bu eylem ve faaliyetlerin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterecek derecede çeşitlilik devamlılık ve yoğunluk göstermemesi karşısında, silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit olmayan sanıkların CMK'nın 223/2 e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 01.11.2021 tarih ve 2021/1839 Esas, 2021/9808 sayılı kararının sanıklar ... ve ... yönünden KALDIRILMASINA,
Sanıklar müdafilerinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 25.10.2019 tarihli ve 2019/1369 Esas, 2019/951 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre sanıklar hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değillerse TAHLİYELERİNE ve salıverilmelerinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:48