Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/37953
2023/955
6 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/902 E., 2022/1159 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2022/53 Esas, 2022/136 sayılı Kararı ile sanık hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/902 Esas, 2022/1159 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, müvekkilin ByLock programı indirmediğine ve kullanmadığına, HTS ve CGNAT karşılaştırmasının yapılmadığına, tanık beyanlarının çelişik olduğuna ve bu çelişkinin giderilmediğine, tanıkların kendi dosyalarında ifadelerinin usulüne uygun alınıp alınmadığının araştırılmasının gerektiğine, iletişimin dinlenmesi kararının verilmiş olmasında hiçbir somut gerekçe bulunmadığına, HTS kayıtlarının tek başına cezalandırmaya yeterli delil olmayacağına, bu kayıtların örgüt üyeliği suçunun delili olarak kabul edilemeyeceğine, müvekkilin örgüt üyesi olma yönünde özel kastı bulunmadığına, örgütsel faaliyetleri ortaya koyan somut ve maddi bir delil bulunmadığına, ceza tayin edilirken gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşıldığına, müvekkilinin tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın soruşturma aşamalarında alınan ilk beyanlarında etkin pişmanlık kapsamında çeşitli beyanlarda bulunduğu, çeşitli isimler verdiği fakat daha sonra etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini, önceki beyanlarını baskı altında verdiğini beyan ettiği kovuşturma aşamasında mahkememizde alınan beyanlarında etkin pişmanlıktan yararlanmak istemediğini şimdiki beyanlarının geçerli olduğunu beyan edip kendisine yöneltilen suçlamaları inkar ettiği görülmüş ve bu şekilde sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılamayacağı anlaşılmış, ayrıca dosya kapsamı ve delil durumu dikkate alındığında sanığın inkara yönelik savunmalarına mahkemesince itibar edilmemiştir.
Sanığın örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock kullanması, mahkemesince itibar edilen tanık beyanlarına göre sanığın "Fakülteci, ev abisi, örgüt abisi, BTM" olarak görev yapması, yine itibar edilen tanık beyanlarına göre sanığın örgütte "hakimlik savcılık sınavlarına hazırlanan öğrencilerle görüşmeler yapması, onlara yönlendirme yapması, hakimlik savcılık sınav evlerinde çalışmak isteyen öğrencilerle mülakatlar yapması, hakimlik savcılık çalışma evlerindeki öğrencilere sohbet yapması, Ömer kod ismini kullanması" hususları birlikte nazara alındığında; yapılan yargılama sonucunda sanığın yukarıda izah edilen "süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk" gösteren örgütsel faaliyetler içerisinde yer almak suretiyle FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütü içerisinde yer aldığı, sanığın FETÖ terör örgütü üyesi olduğu ve sanık hakkında üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçu sübut bulduğu anlaşılmakla sanığın eylemine uygun düşen 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer ile sanığın kastının ağırlığı ve yoğunluğu da dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına, sanığın 3713 sayılı TMK’nin 3. maddesinde belirtilen terör suçu ile cezalandırılmış olması nedeniyle; cezasında, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılmasına, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak; cezasında, TCK’nin 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
-
Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
-
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre;
Sanığın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadesinde; örgüt evinde hukuk fakültesi öğrencilerine sohbet verdiğini ve sohbet abiliği yaptığını, hakimlik savcılık sınavlarını kazanan eve devam eden öğrencileri mülakat süreci için hazırladığını, Ankara ve İstanbul'da çalışma evlerini organize ettiğini, örgüt içi haberleşme programı olan ByLock kullandığını, örgüt içinde "Ömer" kod ismini kullandığını beyan etmiştir. Kovuşturma aşamasında ise, kendisine psikolojik baskı yapıldığı dövülmekle tehdit edildiğinden bahisle soruşturma beyanlarını kabul etmediğini ifadesini okumadan imzaladığını belirtmiştir.
Sanık hakkında etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunan tanıkların aynı doğrultudaki; 2013 2016 yılları arasında hukuk öğrencilerine abilik yaparak sohbet verdiği, örgüt evine devam eden sohbetlere katılanları hakimlik savcılık sınavları için mülakata hazırladığı, Ömer kod ismini kullandığı, çalışma evlerine öğrenci yerleştirdiği, tanığın kendisini Macit kod isimli örgüt üyesine devrettiği, bir başka tanığın kendisini 2016 Aralık hakimlik sınavı için İstanbuldaki çalışma evine yerleştirdiği ve orada kendisini Macit kod isimli örgüt üyesine devrettiği, yönünde ifade ve teşhisler mevcut olan, örgüt içi gizlilik esaslı haberleşme programı ByLock'u ID oluşturmak suretiyle kullandığı tespit edilen sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
- Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/902 Esas, 2022/1159 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:51