Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/31936

Karar No

2023/951

Karar Tarihi

6 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/1171 E., 2021/285 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.09.2020 tarihli ve 2018/577 Esas, 2020/218 sayılı Kararıyla, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.

  2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2020/1171 Esas ve 2021/285 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık müdafiinin temyiz başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine ve hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemleri özet olarak, müvekkilinin suç işlediğine dair delil bulunmadığına, yerleşik içtihatlar dikkate alındığında örgütsel faaliyetler kapsamında bir eylem bulunmadığına, silahların eşitliği ilkesi kapsamında maddi gerçeğin ortaya konulamadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarıyla sübut olmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

  1. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Dosya kapsamında etkin pişmanlık kapsamında beyanları alınan dört tanığın aynı doğrultudaki, sanığın üniversitenin 3. ve 4. Sınıfında iken ilahiyat mesulü olarak faaliyet yürüttüğü, örgüt içerisinde 2012 2013 yılları arasında ev ablalığı, 2013 2014 yılları arasında BTM'lik, 2014 2015 yılları arasında da BBTM'lik yaptığı, 2015 yılından sonra da 6 ay kadar ilahiyat mesulü olarak faaliyet yürüttüğü, 2016 yılının ilk aylarında da bu görevi bırakarak Kahramanmaraş iline döndüğü, 2014 yılında Diyarbakır ilinde Gamze kod adlı şahsın sorumlu olduğu örgüt evinde kalan Mersinli olan Ekin kod adlı şahıs olduğu; 2015 yılında Batman ili LED/LÜS mesulü olarak görevlendirilen ve akademisyen mesulü olan Faruk'un yönlendirmesiyle örgüt tarafından evlendirilen kişinin Ebru TOZANOĞLU olduğu, şeklindeki beyanların bulunduğu görülmektedir.

Tanık beyanlarının bütün halinde değerlendirilmesinden anlaşıldığı üzere sanığın; tanık B.'nin kovuşturma aşamasında aynı doğrultudaki beyanlarıyla teyit ettiği şekilde 2013 ve 2014 yıllarında 2 ay gibi bir süreliğine örgüt içerisinde ilahiyat mesullüğü görevini yürüttüğü, bu görevin daha sonra kendisinden alındığı; tanıklar M.G. ve H.Ç., her ne kadar kovuşturma aşamasında bu beyanlarını inkâr etmiş olsalar da, her ikisinin de aynı suçtan yargılamalarının tamamlanmış olması ve bu beyanlarını kendileri hakkında yürütülen soruşturmalar sırasında avukat huzurunda vermiş olmaları nazara alındığında; daha önce vermiş oldukları ifadeleri çarpıtmak amacıyla bunları inkâr ettikleri kanaatine varılarak önceki beyanlarına itibarla, sanığın üniversite öğrenimini gördüğü Diyarbakır ilinde 2012 ve 2013 yılları arasında örgüte ait evde kaldığı, 2014 yılında kaldığı evin Gamze(K) isimli şahsın sorumluluğundaki ev olduğu, sanığın örgüt içerisinde Ekin kod ismini kullandığı, 2015 yılında sorumlu kişilerin yönlendirmesiyle örgüt tarafından evlendirildiği anlaşılmıştır.

Örgüt içerisinde Konya Selçuk Üniversitesi kadınlar için lisans eğitim danışmanı sorumlusu olan Z.D.O. isimli şahsın, içeriğine ulaşılan ByLock yazışmalarında "Ebru Tozanoğlu edebiyat" şeklinde yazı içeriğinin tespit edildiği, söz konusu kişinin tanık sıfatıyla alınan beyanında sanığı tanımadığını, ancak bu yazı içeriğinin Ebru Tozanoğlu isimli kişinin edebiyat bölümünde okuduğunu ifade ettiğini, bu yazıyı ne için yazdığını hatırlamadığını, ancak örgüt içerisinde LED(Lisans Eğitim Danışmanı) olarak faaliyet yürüttüğü sırada kendisine bağlı olan illerden mezun olan öğrencileri gittikleri illerde LED mesullerine yönlendirdiğini ya da başka ilden bir LED mesulünün kendisine bu ismi yönlendirmiş olabileceğini beyan ettiği; sanığın örgütün emir ve talimatları altında bulunarak, uzun yıllar örgüte ait evlerde kaldığı, kısa süreliğine de olsa örgütün talimatları doğrultusunda ilahiyat mesullüğü görevini yürüttüğü, örgüt içerisinde kod isim kullandığı tespit edilmiş, böylece sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurup, örgütün amaçları doğrultusunda süreklilik ve çeşitlilik arz eden faaliyetlerde bulunduğu, örgütle örgütsel amaç ve eylem birliği içinde hareket ettiği, bu şekilde üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına, TCK'nın 61 inci maddesindeki kıstaslara göre sanığın takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın dahil olduğu örgütün silahlı terör örgütü olduğu, sanığın buna rağmen örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı ve örgütle örgütsel amaç ve eylem birliği içinde hareket ettiği, dolayısıyla dahil olduğu örgütün silahlı terör örgütü olması ve eyleminin 3713 sayılı yasanın 3 üncü maddesinde sayılan terör suçlarından olması nedeniyle cezasından 3713 sayılı yasanın 5/1 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırıma gidilmesine, sanığın adli sicil kaydından anlaşılan sabıkasız geçmişi lehine takdiri nedeni kabul edilerek verilen cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanık hakkında hükmolunan netice cezanın miktarı gözetilerek şartları oluşmadığından TCK'nın 50 nci ve 51 inci maddeleri ile CMK'nın 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede;

  1. Aynı doğrultudaki dört farklı tanık beyanından anlaşılacağı üzere, sanığın bir süre örgüt içerisinde ilahiyat mesullüğü görevini yürüttüğü, bu görevin daha sonra kendisinden alındığı, örgüt içerisinde 2012 2013 yılları arasında ev ablalığı, 2013 2014 yılları arasında BTM'lik, 2014 2015 yılları arasında da BBTM'lik yaptığı, örgüt içerisinde Ekin kod ismini kullandığı, 2015 yılında sorumlu kişilerin yönlendirmesiyle örgüt tarafından evlendirildiği, Z.D.O. isimli şahsın içeriğine ulaşılan ByLock yazışmalarında "Ebru Tozanoğlu edebiyat" şeklinde yazı içeriğinin tespit edildiği, böylelikle sanığın ByLock kullanıcı olduğu anlaşılmıştır.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, tanık beyanları itibarıyla sanığın 17/25 Aralık sürecinden öncesinde ve sonraki dönemde de devam etmek üzere örgüt içerisinde ev ablalığı, BTM, BBTM ve İlahiyat mesullüğü görevlerini sırayla yerine getiren, örgüt içinde kod adı kullanan, örgüt içi katalog evliliği yapmış olan, örgüt içi iletişim programı ByLock adlı programı kullandığı anlaşılan sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler doğrultusunda tayin edilen temel cezada ve 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirimin 1/6 oranında uygulanmasına dair gerekçede bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

  1. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazlarının reddine;

Ancak, sanığın sunduğu 23.12.2022 tarihli dilekçesi itibarıyla, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi ve dilekçe içeriğinde de kendisinin örgütsel faaliyetlerine ve yargılama aşamasında bildirmediği birtakım örgüt mensuplarına ilişkin bilgiler vermesi, örgütle ilk olarak tanışma sürecini anlatması karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2020/1171 Esas, 2021/285 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.üyeörgütüneolmatemyiztevdiinekararınledlüssilahlıhukukîolgulargerekçesebepleriterörfetöpdyincelenentozanoğlubozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim