Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3899
2023/948
6 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/183 E., 2019/1644 K.
SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2017/339 Esas, 2018/454 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci
maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 22 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.
-
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2019/183 Esas ve 2019/1644 sayılı kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, sonuç cezanın 6 yıl 10 ay 15 ... olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini karşı istinaf olmadığından yargılamanın yenilenmesi nedeni yapılmadığının tespitiyle, esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık müdafiinin temyiz başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 302 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine ve hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri özet olarak, müzahir kurumda çalışmanın delil olamayacağı, tanık anlatımlarının yorumlanması yapılırken aleyhe yorum yapıldığına, tanık beyanlarının belirsiz ve çelişkili olduğuna, Bank Asyaya para yatırılmasının talimat üzerine olmadığına ticaretin gereği olduğuna, tayin edilen cezada alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edilmesinin isabetli olmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'ün FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde yer aldığı, örgüt üyeleri ile irtibatlı olduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün eğitim kurumlarından olan ve KHK ile kapatılan Burdur Körfez Dershanesinde öğretmen olarak 2016 yılına kadar çalıştığı, yine sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olan ve KHK ile kapatılan Sedir Özel Eğitim Kargo Bilgisayar Yay. Gıda San. A.Ş. ve Gölcük Özel Eğitim Bilgisayar Yay. Gıda San. A.Ş. kuruluşlarında SGK kaydı bulunduğunun anlaşıldığı; sanığın örgüt ideolojisinin aşılanması, örgüte eleman kazandırılması ve örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, bu toplantılarda burs, himmet, kurban parası adı altında paralar toplandığı, toplanan yardım paralarının elden alındığı, herhangi bir kayıt tutulmadığı, kendisinin de bu kapsamda destek olduğunun anlaşıldığı; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait örgütün finansal kuruluşu olan Bank ... isimli finans kurumuna örgüt elebaşının talimatı doğrultusunda örgüte destek sağlamak amacıyla para yatırdığı ve hesabını aktif olarak kullandığının anlaşıldığı, kapatılmasına karar verilen örgüte müzahir Pak Eğitim İş isimli sendikaya üye olduğunun anlaşıldığı; tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere 17 25 Aralık 2013 sürecinden sonra da örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmasına rağmen örgüt ile bağlantısını koparmadığı, tanıkları 2015 yılı
içerisinde de örgütsel toplantılara davet etmesi tanıklarla birlikte bu toplantılara katıldığına yönelik beyanlar bulunması, sanık savunmalarında dosya kapsamı itibariyle tutarlı olmayan inkara yönelik savunmalarda bulunduğu; alınan savunma ve beyanlar, dosyadaki mevcut delil durumu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği gerekçeleriyle sanığın eylem ve faaliyetlerindeki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk durumu da dikkate alındığında, sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği vicdani kanaatine ulaşılmıştır.
Ceza tayin edilirken Anayasa'nın 138/1 maddesi hükmü, 6352 sayılı Kanun'un amaç, kapsam ve gerekçesi, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlenmesindeki yer ve zaman, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği tehlikenin zarar ve ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusur ve ağırlığı, güttüğü amaç ve saik ile sübutu kabul edilen silahlı terör örgütü kapsamında faaliyetleri göz önünde bulundurularak, vehamet arz edebilecek olumsuzlukların gözlemlenmesi, eylemlerindeki çeşitlilik, yoğunluk ve sanığın örgütün Burdur il yapılanması içeresindeki konumu, çeşitli ve yoğun olan bu eylemlerinin örgütün devam edebilmesi adına etkin eylemler olarak değerlendirilmesi nedeniyle sanığa ceza tayin edilirken, örgütün niteliği ve yaşanan darbe teşebbüsü süreci de dikkate alındığında, sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi yönünde kanaate ulaşılmış, 3713 sayılı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 5/1 inci maddesi uyarınca sanık hakkında verilen cezadan 1/2 oranında artırım yapılmış, sanığın yargılama sürecinde mahkemeye karşı saygılı davranışı lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 62/1 maddesi gereğince sanığın cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde sonuç cezanın 6 yıl 10 ay 15 ... olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini karşı istinaf olmadığından yargılamanın yenilenmesi nedeni yapılmadığının tespiti dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
- Tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere örgütün operasyonel eylemlerinin bilinmesinden sonra örgüt ile bağlantısını koparmadığı, tanıkları 2015 yılı içerisinde de örgütsel toplantılara davet ettiğine ve tanıklarla birlikte bu toplantılara katıldığına yönelik beyanlar bulunması, sanığın örgüt liderinin talimat vermesinden sonra önceki bankacılık işlemleri ile benzerlik göstermeyen şekilde 2013 Aralık ayında bakiyesi 0(sıfır) TL iken 2014 Ocak ayı içerisinde bakiyesini 5.040 TL'ye yükselttiği, bu suretle örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte eylemlerde bulunduğu sabittir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, tanık beyanları itibarıyla 2015 yılında tanıkları örgütsel toplantılara davet ederek kendisi de bu toplantılara katılan, örgüt liderinin örgüte müzahir Bank Asyaya destek olunmasına yönelik talimatına uygun şekilde bankacılık işlemleri yapan, örgüte müzahir kurumlarda çalışan sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler doğrultusunda tayin edilen temel cezada ve 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirimin 1/6 oranında uygulanmasına dair gerekçede bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
- Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
A Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmüne göre, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik, örgüt içindeki konumu ve kaldığı süre, faaliyetlerinin nitelik süreklilik ve çeşitliliği gözetilerek işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken; dosya içerisinde bulunan deliller dikkate alındığında yetersiz gerekçe ile suçun unsurları ayrıca teşdit sebebi kabul edilerek temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/3 üncü maddesine aykırı olarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
B TCK'nın 62 nci maddesi uygulanmasıyla, netice ceza 6 yıl 10 ay 15 ... olarak hesaplanması gerekirken, netice cezanın yazılı şekilde 5 yıl 22 ay 15 ... olarak hesaplanmasıyla eksik ceza tayinine sebebiyet verilmesi,
C Sanığın sunduğu 27.01.2023 tarihli dilekçesi itibarıyla, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi ve dilekçe içeriğinde de kendisinin örgütsel faaliyetlerine ve yargılama aşamasında bildirmediği birtakım örgüt mensuplarına ilişkin bilgiler vermesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2019/183 Esas, 2019/1644 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Burdur Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:51