Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/17737
2023/910
2 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1170 E. 2020/711 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma 232/2 e maddesi gereğince verilen kararın niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır.
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli 2019/111 Esas ve 2019/208 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
-
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2019/1170 Esas, 2020/711 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2019/1170 Esas, 2020/711 sayılı Kararına karşı sanık ... müdafi Av. ... Apaydin'in temyiz istemi; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olma suçundan delil yetersizliği nedeniyle CMK'nın 223/2 e maddesine dayanılarak beraat kararı verilmiş, oysaki CMK'nın 223/2 b maddesinden beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık ifadeleri, sanık hakkında tanzim edilen 04/06/2018 tarihli MASAK raporunun incelenmesinde; sanığın Bank ... hesabında parasal hareketliliğin ve bunun yanında birçok farklı banka ile kredi ilişkisinde olduğunun gözlemlendiği, Bank ... hesabını 2001'de açtırdığı ve 2016 yılına kadar aktif bir şekilde bu hesabı kullandığı tespitleri yapılmış ve bu yönde rapor tanzim edilmiştir.
Tem Şube Müdürlüğünün 06.06.2017 tarihinde tanzim etmiş olduğu tutanağa göre, sanığın Bank ... da hesabının bulunduğu, FETÖ/PDY bağlantılı irtibatlarına, ByLock kayıtlarına, yurt dışı giriş çıkış kayıtlarına, yurt, dershane, vakıf, şirket bağlantılarına, FETÖ/PDY terör örgütüne ait gezi, sohbet, piknik vb. etkinliklerine katıldığına dair bilgi ve belgeye ulaşılamadığı şeklinde tespitlerde bulunulmuş ve bu hususta rapor düzenlenmiştir.
Tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesinde; dosya kapsamından sanığın yurt, dershane bağlantılarına, ByLock kayıtlarına, FETÖ/PDY terör örgütüne ait gezi sohbet piknik vb. etkinliklere katıldığına dair bilgi ve belgeye ulaşılamadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce sanığa ait Bank ... hesap hareketlerinin örgüt lideri talimatı neticesinde olmadığı, sanığın Bank Asyadaki hesabını 2001'den beri aktif kullandığı bu sebeple sanığın bu bankaya yatırmış olduğu paraların örgütsel bir tavra yönelik talimatla olmadığı değerlendirilmiş ve sanığın şüpheli para hareketleri konusu ile Bank ... hesabındaki hareketliliğe ilişkin beyanlarına itibar edilmiştir. Sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmasına ilişkin gösterilen Bank ... hesabı delilinin, sanığın örgüt ile irtibatını ortaya koyacağı, bu hususların sanığın örgüt üyesi olduğunu tam manasıyla karşılamayacağı açık olup sanığın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmiştir. Örgüte ait olan yasaklı kitapların sanık tarafından kullanıldığına ve sanık tarafından atıldığına ilişkin somut, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığından sanığın kitapların kendisine ait olmadığına ve kitapların kim tarafından atıldığını bilmediğine yönelik beyanlarına da mahkememizce itibar edilmiş olup yasak yayınların kim tarafından kullanıldığı ve atıldığı yönünde bir tespit yapılamamıştır. Tüm bu hususlar göz önüne alındığında sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin, kanaat verici ve inandırıcı delil bulunmadığı göz önüne alınarak, şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk ilkesi doğrultusunda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamı neticesinde yapılan yargılama sonucunda oluşan vicdani kanıya göre 5271 sayılı CMK 223/2 e maddesi gereğince atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, sanık ile ilgili aşamalarda ileri sürülen iddia ve delillerin istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenip tartışıldığı, dosya kapsamındaki mevcut delil durumuna göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve dahil olmadan bilerek ve isteyerek yardım ettiği konularında her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delil bulunmayan sanık ile ilgili mahkemece yapılan değerlendirmenin ve ulaşılan vicdani kanının tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, verilen hükümde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, incelenen dosyaya göre istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun CMK'nın 280/1 a madde, fıkra ve bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, sanık savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunmadığı, şeklindeki savunmasının aksine delil bulunmaması Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2019/1170 Esas, 2020/711 sayılı Kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:22