Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1244

Karar No

2023/890

Karar Tarihi

1 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/3 2021/22

KATILANLAR: ÖSYM Başkanlığı, Maliye Hazinesi

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik 10.07.2010 (Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden)

HÜKÜM: İstinaf başvurularının sıfat yokluğundan ve esastan reddi kararı

TEMYİZ EDENLER: Sanık, müdafileri, katılan ÖSYM Başkanlığı vekili ve katılan ...

Hazinesi vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, Ret, Onama

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2021/3 Esas, 2021/22 sayılı Kararının, sanık, müdafi, katılan ÖSYM Başkanlığı vekili ve katılan ... Hazinesi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Sanık hakkında, katılan ... Hazinesinin silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, katılan ÖSYM Başkanlığının ise silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere karşı istinaf istemleri üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca verilen sıfat yokluğundan ret kararının, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı; katılan ... Hazinesinin İlk Derece Mahkemesince kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğundan; verilen esastan ret kararının 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca; yine katılan ÖSYM Başkanlığının İlk Derece Mahkemesince resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen esastan ret kararının ise resmi belgede sahtecilik suçu yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle belirtilen suç yönünden davaya katılma hakkı bulunmayan ÖSYM Başkanlığının davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, temyizlerinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2018/749 Esas, 2020/18 sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;

  1. Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 inci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

  2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,

  3. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,

kararı verilmiştir

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 05.10.2020 Tarihli ve 2020/176 Esas, 2020/697 sayılı Kararı ile;

Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan sanığın, hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK’nin 147. maddesiyle değiştirilen ve yine hükümden önce 08.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7078 sayılı Kanun'un 142. maddesi ile de kanunlaştırılan CMK’nin 196/4. maddesinde öngörülen zorunluluk halinin ne olduğu belirtilmeden mahkeme salonunda hazır bulundurulmayıp SEGBİS yöntemiyle esas hakkındaki savunması ve son sözü sorulmak suretiyle yargılamanın tamamlanıp CMK’nin 289/1 h maddesi kapsamında aynı Kanunun 196/4. maddesine muhalefet edilmesi,

Hukuka kesin aykırılık teşkil ettiğinden, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının silahlı terör örgütüne üye olma suçu ile bağlantılı olması nedeniyle, sanık ... ve müdafii ile katılanlar Maliye Hazinesi ve ÖSYM Başkanlığı vekillerinin istemleri bu nedenle yerinde görülmekle CMK'nin 289/1 e ve 280/1 e maddeleri uyarınca, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına yönelik hüküm kurulmuştur.

C. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2020 Tarihli ve 2020/408 Esas, 2020/378 sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;

  1. Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 inci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

  2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı,

  3. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı,

kararı verilmiştir.

D. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 14.09.2021 Tarihli ve 2021/1026 Esas, 2021/1495 Karar Sayılı Kararı ile;

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... Hazinesi vekilinin resmi belgede sahtecilik, silahlı terör örgütüne üye olma, katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin ise dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin resmi belgede sahtecilik, katılan ... Hazinesi vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, sanık ... müdafinin ise silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine yönelik hüküm kurulmuştur.

E.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.01.2022 tarihli ve iade, ret ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan ... Hazinesi Vekilinin Temyiz İsteminde özetle; sanığın çalınan KPSS sorularını önceden temin ederek haksız başarı elde ettiğine, hileli davranışla kamuya yerleşmek ve haksız menfaat elde etmek amacıyla hem nitelikli dolandırıcılık hem de resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğine, sanık hakkında beraat kararı verilen dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından ceza verilmesi gerektiğine, örgüt üyeliği suçundan ise üst hadden cezalandırılması gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ve sair sebeplere,

B. Katılan ÖSYM Başkanlığı Vekilinin Temyiz İsteminde özetle; Sanık hakkında kurulan hükümlerin sanık lehine olan kısımlarının bozulmasına ve hakkında iddia olunan tüm sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesine ve sair sebeplere,

C. Sanığın temyiz isteminde özetle; İtirafçı tanık beyanlarının gerçekleri yansıtmadığına, tanıkların mahkemede dinlenmeyip, kendisine soru sorma hakkı tanınmadığına, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı olarak karar verildiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, bylock kullanmadığına, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen bylock programının delil olarak kabul edilmemesi gerektiğine, herkes tarafından indirilip kullanılabilen bylock programının suç olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına, haberleşme özgürlüğünün ihlal edildiğine, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı değerlendirme yapıldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, Bank ... hesabının maaş hesabı olduğuna, bu hesaba kimsenin talimatı üzerine para yatırmadığına, Bank Asyada hesap açtırma ya da herhangi bir bankacılık faaliyetinde bulunmanın suç olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinden faydalanması gerektiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, tahliye edilmesine ve sair sebeplere,

D. Sanık müdafilerinin temyiz istemlerinde özetle; silahların eşitliği ve aleniyet ilkelerinin ihlal edildiğine, sanığın örgüt üyesi olmadığına, bylock kullanmadığına, bylock konusunda teknik bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine, sanığın söz konusu programı kullandığına dair dosyada yeterli delil bulunmadığına, sanığın bankasya hesabındaki hareketlerin rutin bankacılık işlemleri olduğuna, örgüte müzahir dershanede geçimini sağlamak amacıyla çalıştığına, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı değerlendirme yapıldığına, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında beyanda bulunan tanıkların soyut beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, sanık hakkında tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Silahlı terör örgütüne üye olmak suçun yönünden; sanığın adına kayıtlı ve kullanımında olan 0507 (...) (...) (...) numaralı GSM hattından 11.08.2014 26.08.2015 tarihleri arasında 151 farklı tarihte toplamda 122.856 kez Bylock sunucuları ile iletişim kurulduğu, dosyada bulunan Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde; sanığın arama yapmak, aranmak, mail göndermek, mail almak, mesaj göndermek ve mesaj almak sureti ile bylock isimli programı 0507 (...) (...) (...) numaralı gsm hattı üzerinden "35499" ID, "umit35" kullanıcı adı, "umit.35." şifresi, "ümit ace" adı ile kullandığının tespit edildiği, listesine arkadaşlar eklediği ve kendisinin de eklenmiş olduğu, ByLock içeriklerinin iki klasör halinde dosya içerisinde mevcut olduğu, örgütsel kapsamda görüşmeler yaptığının sabit olduğu,

Sanığın örgütle bağlantılı dersanede çalıştığı; Bank ...'da örgütsel talimat doğrultusunda 2014 yılı Ocak ve Eylül aylarında hesap artırımında bulunduğu, tanık beyanlarına göre kod adının HAMİT olduğu, belli dönemler içerisinde ve şehir değişikliklerinde ve görev değişikliklerinde kod adının değiştirildiği, tanık beyanlarına göre mahrem yapı içerisinde bulunduğu, ByLock üzerinden görüşmeler yaptığı, askeri öğrencilerin yetiştirildiği orta 3 ve lise 3 Grup Abiliği, Bölge Talebe Mesullüğü görevlerinde bulunduğu, mahrem yapı içerisinde yer aldığı anlaşılmakla; hakkında her ne kadar silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olmak suçu kapsamında kaldığı, üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmış, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olup, netice ceza olarak 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçları yönünden; sanığın kamu kurum ve kuruluşları aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği hususunda ve 2010 KPSS sınavında sınav evrakları üzerinde resmi belgede sahtecilik suçu işlediği hususunda yeterli delil bulunmadığı, ilgili sınav sorularının sanık tarafından para karşılığı çalındığı ya da FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından kendisine verildiğine ve öncesinde örgüt evlerinde çalınan sorulara hazırlanıldığı hususunda herhangi bir tanık beyanının bulunmadığı, 2010 yılı KPSS puanı ile kamu kurumlarına atamasının bulunmadığı ve başkaca bir bilgi belgenin olmadığı, Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılığa Teşebbüs suçlarından sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı kanaat oluşturacak delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi (in dubio pro reo) uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle CMK'nın 223/2 e maddesi gereğince Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılığa Teşebbüs suçlarından beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile verilen hükümlerde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Katılan ... Hazinesi ile Katılan ÖSYM Başkanlığı vekilllerinin Temyiz İstemleri Yönünden yapılan incelemede;

1.Sanık hakkında, katılan ... Hazinesinin silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, katılan ÖSYM Başkanlığı'nın ise silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere karşı istinaf istemleri üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "suçlarının niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemesi" nedeniyle retlerine karar verildiği, bahse konu kararların; 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

  1. Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... Hazinesi'nin istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen "On yıl veya daha fazla hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (...) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği görülmüştür.

  2. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ÖSYM Başkanlığı'nın istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, katılan ÖSYM Başkanlığı'nın resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği gereği suçtan doğrudan zarar gören sıfatı ve davaya katılma hakkı bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;

1.Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın 35499 ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı anlaşılmıştır.

3.BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; dosya içerisinde bulunan Bank ... hesap hareketleri ve bilirkişi raporuna göre, sanığın örgüt liderinin talimat vermesinden sonra, daha önceki bankacılık işlemleri ile benzerlik göstermeyen şekilde yaptığı işlemlerin örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte olduğu görülmüştür.

  1. Tanık beyanlarından sanığın, örgüt içerisinde "ÜMİT ve HAMİT" kod adlarını kullandığı, ev abiliği, askeri öğrencilerin yetiştirildiği orta 3 ve lise 3 grup abiliği, BTM'lik, sohbet abiliği, üniversite mesullüğü, mezunculuk, BBTM'lik, bölgecilik, doktorluk ve son olarak da Balıkesir ilinde örgütün asker ve polis mahrem yapılanması içinde asker ve polis imamlarından sorumlu kişi olarak faaliyet yürüttüğünün anlaşıldığı, örgütsel tabirle "mahrem müdür yardımcısı" konumunda bulunduğu, ayrıca Bylock kullanıcı adının, mesaj ve mail içeriklerinin bu hususları teyit eder nitelikte olduğu, yine örgütle iltisaklı Bank Asyada örgüt liderinin talimatından sonra para yatırdığı ve bylock programını kullandığı anlaşılan sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşılmasının dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile uyumlu olduğu görülmüş, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ... müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

A. Katılan ... Hazinesi ile Katılan ÖSYM Başkanlığı vekilllerinin Temyiz İstemleri Yönünden

1.Gerekçe bölümünün (A) bendinin (1) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... Hazinesi'nin silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, katılan ÖSYM Başkanlığı'nın ise silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurularının sıfat yokluğundan reddine dair karara yönelik temyiz istemlerinin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

2.Gerekçe bölümünün (A) bendinini (2) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... Hazinesi vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyizinin mümkün olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

3.Gerekçe bölümünün (A) bendinini (3) numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyizinin mümkün olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... Müdafilerinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçuna İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.01.2021 tarihli ve 2021/3 Esas, 2021/22 sayılı Kararında sanık ... müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekarariadesinesüreçv.üyezararınahamit"reddineistemlerininresmiörgütünehükmündolandırıcılıkolmatemyizkurumtevdiinekararınsegbissilahlıhukukîincelenmeksizinolgularkuruluşlarınınonanmasınagerekçeyönünden)hamitsebeplerive"ümitesastanterörfetöpdyincelenenreddi10.07.2010suçlarıkamusahtecilik(kamu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim