Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/37437
2023/85
17 Ocak 2023
T. C.
Y A R G I T A Y
- C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
B O Z M A Ü Z E R İ N E
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/46 E., 2022/394 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık, sanık müdafii
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/257 Esas, 2018/577 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.05.2019 tarihli ve 2019/867 Esas, 2019/661 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Bursa Bölge Adliyesi Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/1399 Esas, 2021/10013 Karar sayılı kararı ile özetle; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın faillerinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden geçmişte hakkında herhangi bir suç kaydı ve sabıkası bulunmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında dosya kapsamıyla örtüşmeyen ve olaya özgü yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
-
Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2022/46 Esas, 2022/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanunun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.10.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; örgüt üyeliği suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği, delillerin taktirinde hataya düşüldüğü, yasal bir derneğe üye olma ya da yönetici olmanın yasalara göre suç teşkil etmediği, delillerde şüphenin mevcut olduğu, örgüt üyeliği suçlamasının maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
Sanığın temyiz istemi özetle; mahkumiyet gerekçesinin dayanağı olan delillerin kanuna aykırı olduğu, mahkeme kararının hukukilikten yoksun olduğu, Bylock delilinin hukuka aykırı olduğu, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, kanuni çerçevedeki iş hayatının mahkumiyet gerekçesi yapılamayacağı, hakkındaki iddiaların hata hükümleri yönünden değerlendirilmemesinin çelişki olduğu, anılan yapının terör örgütü olarak ilanından sonra illegal bir faaliyetinin bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyesi olduğu, bu kapsamda, sanığın örgütün esnaf mütevelli yapılanması içinde mali işlerden sorumlu ve aynı zamanda mütevelli sohbet imamı olarak faaliyet yürüttüğü, ... ilçe imamı ...'in yardımcılığını yaptığı, örgütün finans kaynaklarından olan Bank ...'da hesabının bulunduğu, örgütün kripto ve mahrem haberleşme araçlarından sayılan ve yalnızca FETÖ/PDY mensuplarına özgü yaygın şekilde kullanılan Bylock programını kendi kullanımındaki 0 541 ....... ve 0 544 ....... nolu hatlar üzerinden aktif şekilde kullandığı, kullanıcı adının "..." olduğu, şifrenin "...." olduğu, diğer ByLock kullanıcılarının roster kısmında sanığı "...", "...", "..." şeklinde kaydettikleri, sanığa yazışma içeriklerinde ismen hitap edildiğinin anlaşıldığı,
Neticeten sanık hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsediği, örgüt ile organik bağ içinde olduğu, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, eylemlerin niteliği, işleniş biçimi bakımından örgütün amacı ve menfaatlerine katkı sağladığı böylece eylemlerinin TCK 314/2 maddesinde öngörülen silahlı terör örgütüne üye olma suçuna uygun olduğu,
Sanığın ByLock kullanıcısı olduğunun tespit edilmesi ve bylock içeriklerindeki veriler, tanık beyanları, örgüt içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet yürütmesi, mütevelli esnaf gruplarına sohbet imamlığı yapması, yapı adına mali işlerin takibini yapması, ilçe imamı ...'in yardımcılığını yapması şeklindeki eylemlerinin basit bir örgüt üyesine göre çeşitlilik ve yoğunluk arzettiği değerlendirilerek sanık hakkında sonuç cezaya hükmedilirken alt sınırdan makul oranda uzaklaşılması gerektiği değerlendirilerek sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan cezalandırılmasına dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1 ) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı,
2 ) Dosyada mevcut tanık beyanları incelendiğinde, sanığın sohbet adı altında yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, mütevelli toplantılarını organize ettiği, örgütsel iletişim amacıyla Bylock programını ...'ın telefonuna kurduğu, ... imamı ...'in yanında çalışarak cemaat adına muhasebecilik ve bölgecilik yaptığı, esnaflardan gelen himmet paralarını bilgisayarda kasada tuttuğu şeklindeki anlatımlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2022/46 Esas, 2022/394 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:45