Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/34127
2023/78
17 Ocak 2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/994 E., 2022/288 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/186 Esas, 2021/175 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/994 Esas, 2022/288 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, sanık hakkında beyanda bulunan tanıkların soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, çelişkiler barındırdığı ve maddi deliller ile desteklenmediği, tanıkların beyanlarının suç unsuru oluşturacak suçlamaya konu beyanlar olmadığı, sanığa suç isnat edilecek bir anlatımın bulunmadığı, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tanık beyanlarının güvenilmez olduğu, sanığın evinde ele geçirilen örgüt ele başına ait kitap, pasif Bank ... hesabı ile C. K. isimli şahsın sanığın evinde yakalanmasının ve sanığın telefon görüşmelerine ilişkin hts kayıtlarının aleyhe delil olarak kabul edilemeyeceği, örgüt üyeliği için aranan kriterlerin dosyada mevcut olmaması sebebiyle sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadığı, örgütün amaç ve gayesi doğrultusunda hareket etmediği ve silahlı terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığı ve bu nedenlerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık aleyhine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği kapsamında beyanlar bulunması, örgütün ilçe abisi ve örgütsel anlamda onun altı konumdaki üst düzey pozisyonda bulunan kişilerle birlikte örgütsel toplantılar yapmaları, bu toplantılarda örgüt talimatlarının iletilmesi, örgüte himmet ve burs toplanması, sanığın örgütün mütevelli heyeti toplantılarına katılması, örgüt dersanesinde ve örgüt yurdunda yapılan örgüt toplantılarına katılması, sanığın katıldığı toplantılarda örgüt elebaşı ...'in kitaplarının okunması, sohbetlerini içeren videoların izlenmesi, 17 25 Aralık sonrasında örgüt yurdu olan Vera yurduna Devletin el koyacağı endişesiyle bu yurdun sanığa devredilip satış yapılmış gibi gösterilmesinin örgüt üyelerince planlanması, sanığın örgüt üyelerince güvenilir bulunması, sanığın aynı suçtan aranan C. K. isimli kişiyi evinde saklaması, bu kişinin sanığın evinde yakalanması, sanığın ikametinde yapılan aramada örgüt elebaşı ...'e ait kitap bulunması, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanmasının finans kaynaklarından ...
Katılım Bankasında hesabı olması, sanık adına kayıtlı hatların HTS kayıtları alınarak kolluk marifetiyle HTS analizinin yaptırıldığında dosya kapsamında ifadeleri bulunan M. Ç, M. K, ve H. Z. isimli şahısların ifadelerinde adı geçen ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü adına faaliyet gösteren, aynı suçtan yargılanan kişiler ile telefon irtibatının olması hususları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın 17 25 Aralık 2013 sonrasında, örgütün Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanmasına, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesine, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılmasına, Milli Güvenlik Kurulu tarafından aynı şekilde değerlendirilmesine, örgütün amaçlarının belirgin şekilde ortaya çıkmasına ve örgütün aldığı önlemleri ile de gayrımeşru amaçlarını açıkça belli etmesine rağmen örgütle olan bağını ve irtibatını sona erdirmediği, faaliyetlerine katılmaya devam ettiği, örgütün nihai amacını bildiği, bu amaçları benimsediği, bu amaca hizmet ettiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu, verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak suretiyle kendi iradesini örgüt iradesine terk ettiği, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarından emir ya da talimat aldığı, FETÖ/PDY'nin stratejisi, yapılanması, faaliyetleri ve amacı doğrultusunda hareket ettiği, eylemlerinin çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk arz ettiği, bu şekilde sanığın örgüt ile iltisakının ortaya konulduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin de birbirleri ile uyumlu olduğu değerlendirilerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu anlaşılmıştır. Mevcut Yargıtay kararları nazara alındığında suç tarihi itibariyle FETÖ/PDY’nin silahlı terör örgütü olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunmamasının, neticeyi bilerek ve isteyerek tipik hareketi gerçekleştiren sanıkların kanuni yönden sorumlu tutulmalarına engel teşkil etmeyeceği, sanığın yaşı, mesleği, edindiği bilgi ve tecrübeleri itibarıyla bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında TCK’nın 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hata hükmünün uygulanma olanağı bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülmekle cezalandırılması yönünde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 Esas 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini
belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir(Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır(... Özel Kısım s. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280).
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında;
ByLock kullanıcısı olduğu ve kod adı kullandığı tespit edilemeyen, Bank ... kullanımı rutin olan, örgütün sohbet toplantılarına katıldığına yönelik soyut tanık beyanları dışında, örgütle organik bağ içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunduğu tespit edilemeyen sanığın, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, dosyaya yansıyan faaliyetleri dikkate alındığında sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde olduğu gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/994 Esas, 2022/288 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma gerekçesi dikkate alınarak sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise DERHAL SALIVERİLMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:45