Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3090
2023/777
27 Şubat 2023
İTİRAZ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/239 E., 2021/1411 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
Sanık ... yönünden 22.02.2019
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/8744 Esas, 2022/5745 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KD 2022/161369 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarih, 2019/8467 Esas ve 2020/984 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; öncelikle üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyen sanıklar ile, birlikte ardışık olarak arandığı belirtilen kişilerin rütbe ve hangi birimde görev yaptıklarının tereddüte yol açmayacak şekilde belirlenerek bu şahıslar hakkında herhangi bir adli soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığının saptanması, varsa aşama beyanlarının getirtilmesi, ayrıca UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanıklar hakkında herhangi bir itirafçı beyanı olup olmadığının tespiti ile bulunması halinde ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması ve gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm bilgi ve belgelerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafilerine okunup diyeceklerinin sorulması suretiyle sanıkların hukuki durumları değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması, hukuka aykırı olduğundan bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve sanıklar müdafiinin talebinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı", hususu nazara alınarak somut olay değerlendirildiğinde;
1 ... Deniz Kuvvetleri Komutanlığında astsubay üstçavuş olarak görev yapan sanık ...'in, adına kayıtlı bulunan 5 51 14 numaralı GSM hattının 2012 2014 yıllarını kapsayacak şekilde alınan HTS dökümlerinde yapılan tespitlerde, sanığa ait söz konusu hattın İstanbul ili genelinde yer alan ve büfe, kuruyemişçi veya market gibi kamuya açık yerlerde kurulu bulunan konu ankesör veya sabit (kontörlü) telefon hatlarından değişik zamanlarda; Deniz Kuvvetleri Komutanlığında astsubay M. G., C. G., M. S. Ö., Ş. Ö., N. A., U. V., H. H., S. Y. ismindeki asker şahıslarla ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığında üsteğmen F. B. isminde bir asker şahısla ardışık arandığının tespit edildiği, mahkemece yapılan yargılamada sanığın çalıştığı diğer illerde de ankesör/ardışık arandığının tespitine yönelik ilgili illerin emniyet müdürlüklerine müzekkereler yazıldığı ve sanığın Kocaeli ve Yalova illerinde de ankesörlü hatlardan arandığının tespit edildiği, kendi sınıf ve rütbesindeki asker şahıslarla ardışık arandığı yine mahkemenin sanık ile ardışık aranan şahıslar hakkında soruşturma olup olmadığı, var ise ifade örneklerinden bir suret gönderilmesinin tensiben istenildiği, bu şahısların etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunmadıklarının anlaşılması karşısında; sanığın örgütün amacını gerçekleştirmesi bakımından stratejik önemi haiz askeri mahrem yapılanması içerisinde yer alarak mahrem imamlar vasıtasıyla organik bağını sürdürdüğü ve bu suretle müsnet suçun sübut bulduğu yönündeki yerel mahkemenin kabulünde bir
isabetsizlik görülmediğinin anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
2 ... Deniz Kuvvetleri Komutanlığında astsubay üstçavuş olarak görev yapan sanık ...'nın, adına kayıtlı bulunan 5 48 21, 5 66 80 numaralı GSM hattının 2012 2014 yıllarını kapsayacak şekilde alınan HTS dökümlerinde yapılan tespitlerde, sanığa ait söz konusu hattın İstanbul ili genelinde yer alan ve büfe, kuruyemişçi veya market gibi kamuya açık yerlerde kurulu bulunan konu ankesör veya sabit (kontörlü) telefon hatlarından değişik zamanlarda; Deniz Kuvvetleri Komutanlığında astsubay M. M. E., Y. B. ismindeki asker şahıslarla, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında üsteğmen M. A., Deniz Kuvvetleri Komutanlığında yüzbaşı F. Ş. ismindeki asker şahıslarla ardışık arandığının tespit edildiği, mahkemece yapılan yargılamada sanığın çalıştığı diğer illerde de ankesör/ardışık arandığının tespitine yönelik ilgili illerin emniyet müdürlüklerine müzekkereler yazıldığı ve sanığın Yalova ilinde de ankesörlü hatlardan arandığının tespit edildiği, bu aramaların kendi sınıf ve rütbelerindeki şahıslarla ardışık olduğu, yine mahkemenin sanık ile ardışık aranan şahıslar hakkında soruşturma olup olmadığı, var ise ifade örneklerinden bir suret gönderilmesinin tensiben istenildiği, bu şahısların etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunmadıklarının anlaşılması karşısında; sanığın örgütün amacını gerçekleştirmesi bakımından stratejik önemi haiz askeri mahrem yapılanması içerisinde yer alarak mahrem imamlar vasıtasıyla organik bağını sürdürdüğü ve bu suretle müsnet suçun sübut bulduğu yönündeki yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinin anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
-
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
-
5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/8744 Esas, 2022/5745 sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:43