Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/39969
2023/752
27 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1631 E., 2021/689 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2019 tarihli ve 2019/276 Esas, 2019/368 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
-
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2019/1631 Esas, 2021/689 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın örgüte müzahir ... Eğitim Sendikasına üyeliğinin bulunduğuna, Başka dosya şüphelisi E.D.'nin beyanlarına göre sanığın kendisine, "2013 yılında ... ... ... Paşa Anadolu Lisesinde görev yaparken ben ... üyesi idim. Bu dönemde okul müdürüm olan ... beni bir kaç kez odasına çağırarak benimle konuştu. Bu konuşmalarda ... Sen'e geçmemi istedi. Bana eğer ... Sen'e geçersen ders proğramı açısından rahat edersin dedi. Ben de bu yüzden ... Sen'e geçtim." dediğine, Bank Asyadaki hesabında örgüt liderinin çağrısı ile uyumlu olacak şekilde 20.03.2014 tarihinde 14.000,00 TL miktarında katılım hesabı açtığına, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Bank Asyadaki hesabına yönelik 17.06.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre; 26.05.2008 tarihinde açılmış hesabının 17 25 Aralık 2013 öncesinde de ... olarak kullanıldığı, 2014 yılı Mart ayındaki artışın sanığın ev alım satım işleminden kaynaklandığı, yatırılan paranın aynı yılın Nisan ayında hesaptan çekildiği ve iş bu artışların kaynağı olduğu iddia edilen ev satışına ilişkin tapu belgelerinin sanık tarafından dosyaya sunulduğu, netice itibari ile mevcut bilirkişi raporu ve sanığın savunması göz önüne alındığında, sanığın hesap hareketlerinin olağan bankacılık faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı,
Tanık E.D. talimat yolu ile alınan beyanında özetle; 2013 yılında sanığın okul müdürü olarak görev yaptığı okulda öğretmen olarak çalıştığını, sanığın kendisini ... Eğitim Sendikasına üye olması için zorlamadığını, üye olması halinde ders programında kendisine bir kolaylık sağlayacağı yönünde taahhütte bulunmadığını, sendikadan istifa ettikten sonrada sanığın kendisine istifası ile ilgili soru sormadığını beyan ettiği,
Sanık savunmasında özetle; o dönem kanser hastası olan kızının tedavisi için Nevşehir ilindeki evini satarak Kayseri iline yerleşmek durumunda kaldığını, sattığı evin karşılığı olan paranın bir kısmını elden aldığını, bu parayıda bir ay kadar hesapta tuttuktan sonra çektiğini, tanık olarak ifade veren E.D.'ye hiçbir şekilde ... Eğitim Sendikasına üye olması için baskı yapmadığını, o dönem ... Eğitim Sendikasına tamamen Eğitim Bir Sendikasına tepki amaçlı üye olduğunu, örgütsel bir kast ile hareket etmediğini, örgüte yardım kastı olmadığını ve beraatını talep ettiğini söylediği anlaşılmakla,
Sanığın örgüte müzahir bir sendikaya üye olmasının örgüt üyeliği bakımından hükme tesir edebilecek nitelikte bir ölçüt olmadığı, yargılama sırasında dinlenen tanığın, sanığın örgüt üyesi olduğuna dair somut bir bilgi sahibi olmaması ve sanığın Bank ... hesabındaki artışın sebebi olarak ileri sürdüğü gerekçenin makul ve zaruri bulunması, sanığın yardım kastı ile hareket etmediği yönündeki savunmasının samimi bulunması göz önüne alındığında, mezkur yargıtay kararları ışığında, örgüt ile ilgili kişi arasında bulunması şart olan organik bağın kurulması açısından salt dernek, sendika üyeliklerinin, örgüte müzahir kurumlarda çalışmış olmasının ve çocuklarının bu kurumlarda eğitim almış olmasının yeterli olmadığı, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığı ayrıca sanığın Bank ... hesabının etkisiz olduğu, hakkında örgüt üyesi olduğuna dair tanık beyanı bulunmadığı ve örgütsel herhangi bir eyleme katılmadığı bu nedenle sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmadığı kanaatinin hasıl olduğu,
Zira silahlı örgüte üye olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Dosya kapsamına göre tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmeyen sanığın örgütle organik bağ içine girip sürekli şekilde çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunarak silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediğine dair savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmamaktadır. Kuşkunun bulunduğu yerde mahkumiyet kararından bahsedilemeyeceği, ceza yargılamasının temel amacının hiçbir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğu, maddi gerçeğin her türlü şüpheden arındırılmış, somut, kesin, kati ve inandırıcı delillerle ispat edileceği, somut olayda ise sanığın söz konusu suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle CMK'nın 223/2 e maddesi uyarınca sanığın beraatine dair sanık hakkında hüküm kurulduğu belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan kamu davası açılan sanık hakkında İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde sanığın eylemlerine yer verildikten sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik değerlendirme yapılması sonuca etkili bulunmamıştır.
Oluş, iddia, sanık savunmaları, tanık anlatımları, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre, Bank ... hesap hareketlerine yönelik bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere; sanığın Bank ... hesabını örgüt liderinin talimatı ile örgütsel amaçla kullandığına ilişkin savunmasının aksine kesin delil bulunmaması, örgüte müzahir ... Sen isimli sendikaya üye olmasının ise tek başına örgüte yardım suçunu oluşturmaması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2019/1631 Esas, 2021/689 sayılı Kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:43