Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/39885

Karar No

2023/751

Karar Tarihi

27 Şubat 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/427 E., 2021/988 K,

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli ve 2019/420 Esas, 2020/92 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

  1. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/427 Esas, 2021/988 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; Tanık E. A.'nın anlatımlarına göre sanığın 2015 yılı ortalarına kadar örgütün sohbetlerine katıldığına, yine tanık A. M.'nin sanığın 2014 yılında sohbetlere katıldığını beyan ettiğine, her ne kadar sanık savunmasında, en son 2014 yılı Temmuz ayı itibariyle oğlu doğduktan sonra hiç katılmadığını ifade etmiş ise de, tanık beyanlarına göre sanığın bu sohbet grubuna 2015 yılı sonlarına kadar haftada bir veya iki defa devam ettiğine, sanığın bu şekilde FETÖ/PDY isimli silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinin sabit olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan sorgulama neticesinde: sanığın kullandığını söylediği GSM numaraları ve T.C. Kimlik numarası üzerinden yaptırılan sorgulamada ByLock kaydının çıkmadığının tespit edildiği,

Veri havuzu sorgulama tutanağında: sanığın FETÖ/PDY üyelerince gizli haberleşmede kullanılan Bylock kaydı bulunmadığı, Bank Asyada açılmış bir hesabının bulunmadığı, örgütün tepe yönetiminde olan kişilerle telefon irtibatının olmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı vakıf ya da derneklerde kurucu, yönetici, üye kaydına rastlanmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı şirketlerde çalışma ya da ortaklık kaydı bulunmadığı KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olduğu ve hakkında yürütülen iş bu soruşturma bulunduğu,

... Katılım Bankasından gelen cevabi yazıda: sanığın Bank Asyada hesabı olmadığı,

MASAK raporunda özetle: Şahsın ortağı veya yöneticisi olduğu herhangi bir şirkete rastlanılmadığı, üyesi/kurucusu/yöneticisi olduğu herhangi bir dernek ya da vakfa rastlanılmadığı, adına kayıtlı 1 adet taşıt ile 1 adet gayrimenkul yevmiye kaydına rastlandığı, Bank ...'da adına açılmış herhangi bir hesaba rastlanılmadığı, FETÖ/PDY soruşturmalarında adları geçen M.C. ve H.D. isimli şahıslarla geçmişte para alışverişi (EFT/havale) bulunduğu,

Her ne kadar tanık E.A.'nın sanığın 2015 sonuna kadar sohbetlere geldiğini, sonra gelmediğini beyan etmiş ise de: sanığın bu hain yapının emelleri 17 25 Aralık'ta ortaya çıktıktan sonra ilişkisini kestiğini beyan etmiş olması; tanık A.M.'in 2014'ün kendileri için milat olduğunu, o tarihten sonra birçok kişinin uzaklaşmaya başladığını, sanığın da bu şekilde uzaklaşan kişilerden birisi olduğunu beyan etmiş olması nedenleriyle sanığın 17 25 Aralık sürecinden sonra FETÖ sohbetlerine gittiği hususunda mahkeme heyetinde şüphe hasıl olduğu,

İddianame ve toplanan deliler kapsamında yapılan yargılama sonucunda: sanığın samimi beyanları, tanıklar E.A.'nın ve A.M.'in beyanları uyarınca sanığın Sosyal Güvenlik Kurumunda işe başladıktan sonra 2011 yılından başlarında ... cemaati olarak adlandırılan cemaat sohbetlerine katılmaya başladığı, 17 25 Aralık dönemine kadar yapının sohbetlerine katıldığı sabit görülmüştür. Sanık uzun süre FETÖ örgütünün sohbetlerine katılmış olsa da; sanığın örgüt üyelerinin gizli haberleşmede kullandığı ByLock programını kullandığına dair kaydının bulunmaması, örgüt liderinin Fetullah Gülen'in Bank Asyaya para yatırılması yönündeki 25.12.2013 tarihli talimatı sonrasında Bank ...'da mevzuat artışına giden şahıslardan olmaması, FETÖ/PDY iltisaklı vakıf ya da derneklerde kurucu, yönetici, üye kaydına rastlanmaması, FETÖ/PDY iltisaklı şirketlerde çalışma ya da ortaklık kaydının bulunmadığı, sanığın beyanlarında bir dönem cemaat olarak adlandırılan ... sohbetlerine katıldığı, beyanlarının mahkemece bu haliyle samimi kabul edildiği, zira bir kısım tanıklardan A. M.'nin 2014 sonrasında sanığı sohbet toplantılarına katıldığını görmediğini beyan ettiği, her ne kadar diğer tanık E.A.'nın sanığın 2015 yılı sonuna kadar sohbet toplantılarına katıldığı yönünde beyanda bulunmuş ise de; sanığın savunması, samimi beyanı ve diğer tanık A.M.'nin beyanlarının birbiriyle uyumlu olması ve özellikle atılı suç nedeniyle yargılanan ve ağırlıkla FETÖ örgüt üyesi olmakla suçlanan başkaca şüpheli ya da sanıkların örgüte üye olmak saikiyle hareketle tüm faaliyetleri inkar ettiği, sanığın ise doğrudan mutlak bir inkara yönelmeyip isnat edilen suçla bağlantılı olacağı değerlendirilen cemaat sohbet toplantılarına katıldığını ikrar ettiği, bu haliyle sanığın ikrar beyanlarının samimi olduğu ve örgüte üye olmak disiplini içerisinde hareket etmediği ve sanığın ayrıca sırf sohbet toplantılara katılma yönünde gerçekleşen eyleminin örgüte üye olmayı, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayı eylemlerde süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik şeklinde değerlendirilen örgüt üyesi için aranan eylem niteliğinde bulunmadığı, sanığın örgüt üyesi olmak saikiyle hareket ettiğini gösterir başkacada delil bulunmaması nedeniyle sanığın sempati boyutunu aşmayan sohbet toplantılarına katılma şeklinde gerçekleşen eylemi dışında mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, somut, açık, kesin nitelikte inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı vicdani kanaatiyle CMK'nın 223/2 e maddesi gereğince beraatine karar verildiği belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın gözaltında geçirdiği "31.05.2017 01.06.2017" tarihlerinin CMK'nın 232/2 d maddesi uyarınca gerekçeli karar başlığına mahallinde yazılması mümkün görülmüş, bunun haricinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Oluş, iddia, sanık savunmaları, tanık anlatımları, mahkemenin kabulü ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın sohbetlere 2014 yılının ortalarına kadar katıldığını ifade etmesi, sanık savunmalarını doğrulayan tanık A.M.'nin sanığın 2014 sonrasında sohbet toplantılarına katıldığını görmediğini beyan etmesi ve dosya kapsamında sanığın başkaca bir örgütsel faaliyetine rastlanılmaması karşısında, sanık savunması ile tanık A.M.'nin anlatımlarının diğer tanık E.A.'ın sanığın 2015 yılı sonuna kadar sohbet toplantılarına katıldığı yönündeki beyanlarını doğrulamaması karşısında eyleminin örgüte üye olmayı gerektirir şekilde süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz etmemesi hususuları nazara alındığında, sanığın cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2020/427 Esas, 2021/988 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.üyeörgütünehükmünolmatemyizisteminintevdiinekararınsilahlıhukukîolgularonanmasınagerekçesebepleriesastanterörfetöpdyincelenenreddi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:43

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim