Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/20616

Karar No

2023/73

Karar Tarihi

16 Ocak 2023

TUTUKLU

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/643 E., 2021/20 K.

SUÇLAR: 1 Silahlı terör örgütüne üye olma

2 Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık

3 Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmünün niteliği ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2017/1055 Esas, 2020/135 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun ) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 9 ay 22 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1 e,son fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 208.320 TL adlî para cezası cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

  2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.01.2021 tarihli ve 2020/643 Esas, 2021/20 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar ... Başkanlığı ve Maliye Hazinesi vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.02.2021 ve 05.11.2021 tarihli ve onama ve ret görüşlerini içerir Tebliğnameleri ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

Sanığın eylemlerinin, işlendiği tarihte suç sayılmadığına, sanığın ByLock yazışmalarının örgütsel nitelikte olmadığına, sanığın her yıl girdiği KPSS sınavlarında birbirine yakın puanlar aldığına, bu nedenle mahkeme kabulünün yanlış olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Katılan ... vekilinin temyiz istemi özetle;

Sanığın, atılı sahtecilik suçunu işlediğine, bu nedenle sabit bulunan eylemi nedeniyle cezalandırılması gerekirken sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik yürütülen 2017/68532 sayılı mahrem hizmetler soruşturması kapsamında gizli tanık Garson'dan ele geçirilen iki adet ... SD kart içeriğinin yapılan incelemesinde Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün emniyet teşkilatı içerisindeki mahrem sorumlu olarak faaliyet yürüten şahısların kimlik bilgileri ile örgütsel konumlannın liste halinde yer aldığı, verinin "PERSONEL 2016 .xlsx” dosyası altında mevcut olduğunun görüldüğü, sanığın EGM Mahrem sorumlulara ilişkin kimlik bilgilerinin bulunduğu liste içerisinde yer aldığı anlaşılmıştır.

Yukarıda ayrıntıları yazılı verinin sanık ile ilgili kısmının orijinal hali,

MD5: 4b396906a09004d6fb4be149f692e44b

SHA1: e338339186e80c7a3c39a9180a9f046810efac9a

HASH değerli olarak DVD ortamında dosya kapsamına dahil edilmiş, dosyada mevcut diğer deliller ve özellikle gizli tanık Garson'un anlatımları ile uyumlu olan söz konusu delilin hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği şekliyle gizli tanık ...''un soruşturma aşamasında teslim ettiği ... SD kart içeriğinin sanıkla ilgili kısmının yapılan incelemesinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanması içerisinde "..." kod adı ile BB ANKARA KB ... İL 8.KAT İLÇE 8.KAT bölgesinde DANIŞMAN olarak görev yaptığı, elde edilen dijital materyallere göre C vasfında tanımlandığı, örgüt içerisindeki son iki görev yeri başlığı altında ANKARA, son iki görev yeri başlığı altında İSTANBUL olarak görev yaptığı anlaşılmıştır.

Sanığın örgütsel konumu ve faaliyetleri ile uyumlu olarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme aracı olarak kullandığı ByLock programını, ... numaralı GSM hattı ile ..., ... IP adresleri üzerinden 01.01.2014 31/12/2016 tarihleri arasında toplam 15.806 kez aktif olarak kullandığının CGNAT kayıtları, HTS kayıtları, ... İD numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile sabit olduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar sanık, gizli tanık ...'dan ele geçen SD kart içeriklerini kabul etmediğini ve ByLock programını kullanmadığını savunmuş ise de gizli tanık ...'dan ele geçen sd kart içeriğinde yapılan incelemede sanığın kod adının "..." olduğu, sanığa ait ... İD ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında yapılan incelemede ise kullanıcı profil bilgileri kısmında kullanıcı adının "...", adının ise "..." olarak yer aldığı görülmekle, elde edilen kayıtların birbiriyle örtüştüğü ve uyumlu olduğu anlaşılmıştır.

ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki bilgi, içerik ve kayıtlar duruşmada sanığa okunmuş ve sanık her ne kadar yukarıda da belirtildiği üzere ByLock programını kullanmadığını savunmuş ise de sanığın kullandığı ByLock programına kayıtlı kişiler arasında örgüt hiyerarşisindeki görev ve konumuna uygun olarak değişik kurumlarda görevli birçok örgüt üyesi şahsın kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce tanık olarak dinlenen O. A.'nın ifadesinde;

"Bana sormuş olduğunuz sanık ...'u 2004 2008 yılları arasında İstanbul'da üniversite okurken FETÖ'ye ait evlerde kaldığım süreçte tanıdım. Yanlış hatırlamıyorsam kendisi ilk yılın sonlarında ya da ikinci dönem başlarında bu örgüte ait benim kaldığım evden farklı bir evde kalıyordu. Bu şahsın kalmış olduğu İstanbul ... tarafındaydı. Bu süreçte kalınan evler devamlı değiştiği için net olarak bir adres veremiyorum. ..., ... Üniversitesinde okuyordu, daha sonra ... Üniversitesine geçiş yaptığını biliyorum. ... kalmış olduğumuz evlerin bulunduğu bölgenin polis okulunda okuyan öğrenciler ile ilgilenme görevi vardı. Hafta sonları bu öğrencilerle ilgli geziler düzenleniyordu. ... kalmış olduğumuz evlerdeki kişilerin polis okulundaki öğrencilerin abilik görevini üstlenme görevleri vardı. Yanlış hatırlamıyorsam ...'ta 3. veya 4. sınıfta örgüt içerisinde böyle bir görev almıştı. Bu öğrencilerin abiliklerini üstlenen şahıslar belirli aralıklarla toplantılar yapar ve bu öğrencilerle iglili yapmış olduğu faaliyetleri birbirlerine anlatırlardı. ...'u da bu toplantılarda gördüm. Ben üniversiteyi bitirince İstanbul'dan ayrıldım. Ama bundan sonraki süreçtede arkadaşlarımın düğünlerine katılmak için İstanbul'a geldiğim oldu. Orada ...'u da gördüm ama örgüt içerisindeki o anki konumu ile ilgili bir şeyler konuşmadık. O dönem ve ondan sonraki süreçte ...'un örgüt yapılanmasında ne tür bir görev üstlendiğini bilmiyorum. Ben 2012 yılında askere gidince ... ile olan ilteşimim tamamen kesildi..." şeklinde beyanda bulunarak sanığın örgüt içerisindeki görev ve konumuna dair açıklayıcı ve net bilgiler verdiği görülmüş, tanığın beyanları ile sanığın emniyet mahrem yapılanması içerisinde bulunduğuna dair toplanan deliller ve ByLock tespitine ilişkin delil içeriklerinin birbiriyle örtüştüğü anlaşılarak inkara yönelik inandırıcı bulunmayan sanık savunmalarına itibar edilmemiştir.

Tüm bu açıklamalar ışığı altında dosya kapsamı, toplanan tüm deliller ve açıklanan gerekçeler doğrultusunda;

Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde gizli iletişim ağı olan ByLock programını telefonuna yükleyerek kullandığı, gizliliğe riayet ederek ByLock üzerinden örgüt üyeleriyle haberleştiği, örgütün emniyet teşkilatı içerisindeki mahrem imam yapılanması içerisinde yer aldığı ve buna bağlı olarak kripto (gizli) şekilde hareket edip bağlı olduğu FETÖ/ PDY silahlı terör örgütünü emniyet teşkilatı içerisinde örgütlemeye çalıştığı ve söz konusu örgütsel faaliyetleri FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne organik bağ içerisinde hiyerarşik yapısına dahil olarak gerçekleştirdiği sabit görülerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

SANIĞIN 2010 KPSS SINAV SORULARINI ÖRGÜT ELİYLE ELE GEÇİRDİĞİ HUSUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL

Sanığın Marmara Üniversitesi İktisat Bölümünden mezun olduğu,

2005 2010 yılları arasında (3) kez KPSS sınavına girdiği, bu sınavlarda; Genel Yetenek Testinde; 2008 yılında (51) soruyu doğru, 2009 yılında (48) soruyu doğru, 10.07.2010 tarihinde düzenlenen ve iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testinde (57) soruyu doğru cevapladığı, Genel Kültür Testinde; 2008 yılında (35) soruyu doğru, 2009 yılında (38) soruyu doğru, 2010 yılında ise (54) soruyu doğru cevapladığı tespit edilmiştir.

Soruşturma kapsamında görevlendirilecek bilirkişilerce yapılan inceleme neticesi tanzim edilen 29.06.2016 ve 11.08.2016 tarihli bilirkişi raporlarına göre;

"2010 KPSS sınavının Genel Kültür Genel Yetenek testlerinde toplamda 90 ve üzeri net yapan 81.706 adayın şüpheli grupta yer aldığı, bu grupta yer alan ve aynı zamanda doğru cevabı koyu olarak işaretlenerek sınavdan önce sızdığı belirtilen üç sorudan en az bir soruda yanlış seçeneğe giden 7841 adayın durumunun KUVVETLİ ŞÜPHELİ olarak nitelendirildiği ve bu grupta bulunan şahısların sınava ait soruları sınavdan önce görmüş olduklarına yönelik kanaat oluştuğu bildirilmiş olup şüphelinin de bu 7841 kişilik grubun içerisinde yer aldığı görülmüştür," şeklinde tespit yapıldığı anlaşılmıştır.

2010 KPSS sınavı sonucunda; almış olduğu KPSS puanı ile ... Dış Ticaret Müsteşarlığı Marmara Bölge Müdürlüğü İst.DTS Denetmen Yardımcılığı görevine başladığı ve maaş, vs olmak üzere toplam 91.406,91 TL haksız gelir elde ettiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında yukarıda bahsedilen deliller değerlendirildiğinde; Ölçme değerlendirme bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 2010 yılındaki başarı grafiğindeki anormal yükselişin şüpheli olduğu, 2010 KPSS sınavının Genel Kültür Genel Yetenek testlerinde toplamda 90 ve üzeri net yapan 81.706 adayın şüpheli grupta yer aldığı, bu grupta yer alan ve aynı zamanda doğru cevabı koyu olarak işaretlenerek sınavdan önce sızdığı belirtilen üç sorudan en az bir soruda yanlış seçeneğe giden 7841 adayın durumunun KUVVETLİ ŞÜPHELİ olarak nitelendirildiği ve bu grupta bulunan şahısların sınava ait soruları sınavdan önce görmüş olduklarına yönelik kanaat oluştuğu bildirilmiş olup sanığın da bu 7841 kişilik grubun içerisinde yer aldığı ve sınavdaki yüksek başarının kendi başarısı olmadığı kanaatine varılmıştır. Sanığın aksi yöndeki savunması mahkememizce makul görülmemiştir. Yine genel kültür testinde ve genel yetenek testinde ölçme değerlendirme bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 2010 yılında önceki yıla nazaran başarı grafiğindeki anormal yükselişin şüpheli olduğu nazara alındığında sanığın FETÖ/PDY tarafından çalınan sınav sorularının sınav öncesinde örgüt tarafından kendisine verilmesi üzerine sınava hazırlandığı ve 2010 KPSS sınavındaki Genel Kültür Genel Yetenek testlerindeki başarısının bundan kaynaklandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Anlatılan nedenlerle; FETÖ/PDY tarafından sızdırılan 2010 KPSS sorularını önceden alarak sınavda yüksek başarı elde eden sanığın yukarıda izah edildiği üzere ByLock kullanıcısı olması ve örgütün emniyet mahrem imamları arasında yer alması da birlikte gözetilerek FETÖ/PDY üyesi olduğu, örgütün 2010 yılında aldığı kararla hem kendi okullarında maaşlı olarak çalıştırdığı üyelerini kamuya aktarıp maaş yükünden kurtulmak, yeni gelenlere yer açmak, bu şekilde himmet adı altında topladığı aidatları artırmak ve hem de mahrem hizmetlerdeki örgüt mensuplarının eşlerinin ve mahrem imamların kamuya atanması için sınav sorularını sızdırdığı, sanığın sınav öncesi örgüt tarafından kendisine verilen sorulara çalışarak sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiği, Genel Kültür Genel Yetenek testlerinden aldığı puanla ... Dış Ticaret Müsteşarlığı Marmara Bölge Müdürlüğü İst.DTS Denetmen Yardımcılığına atandığı ve maaş, fazla mesai vs olmak üzere gelir elde ettiği, sınav sorularını önceden alarak hileli hareketlerle sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiği, hileli bu hareketiyle haksız şekilde kamu görevine atandığı ve birden fazla kez maaş aldığı için sanığın eyleminin zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle bu suçtan cezalandırılmasına karar verilerek sanığın sonuç olarak 4 yıl 2 ay hapis ve 208.320,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmış ise de, yukarıda ayrıntısı anlatıldığı üzere, iddianamedeki anlatım itibariyle sanığın ... sonuç belgesi üzerinde sahtecilik yaptığının iddia edilmediği, iddianın içerik sahteciliğine yönelik olduğu, içerikte sahteciliğin yukarıdaki anlatımlar karşısında ancak memur kişi tarafından işlenebileceği, sanığın sanığın sınav tarihinde memur olmaması nedeniyle içerik sahteciliğinin faili olamayacağı, dolayısıyla sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar ... Başkanlığı ile Maliye Hazinesi vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden

5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde katılan ... Başkanlığı vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B. Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden

5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

C. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hüküm yönünden

a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; örgütün hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock programını kendi adına olan 0506 (...) (...) (..) numaralı hat üzerinden kullanan ve ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, örgüt yapılanması içinde polis mahrem abiliği yapan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümlerde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

A. Sanık hakkında resmi evrakta sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden

Gerekçe bölümünde (a) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan ... Başkanlığı vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle AYRI AYRI REDDİNE,

B. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hüküm yönünden

Gerekçe bölümünde (a) ve (b) bentlerinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.01.2021 tarihli ve 2020/643 Esas, 2021/20 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karar1sorularınıv.süreçüyereddinedanışmanhükmüngeçirdiğişüpheliörgütüneolmahususununtemyiztutukludeğerlendirilmesiisteminintevdiinekararınsilahlısınavhukukîolgularonanmasınaeliylesebeplerigerekçecgnatkuvveisanığınesastanörgütistanbulankaraterörfetöpdyincelenenkabulreddi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim