Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/20482
2023/72
17 Ocak 2023
T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1447 E., 2021/1461 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafii Av. ...'ın duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2018/725 Esas, 2021/274 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2021/1447 Esas, 2021/1461 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, ByLock trafik kayıtlarına ilişkin verilen çalınma veya satın alınma yoluyla ele geçirildiğine; ByLock verileri usulüne uygun ele geçirilmediği için delil olarak kullanılamayacağına; tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına; sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; sanığın çalışma kayıtlarının ve dernek üyeliklerinin suç sayılamayacağına; sanığın hata hükümlerinden faydalanması gerektiğine; sanık hakkında teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talebine ilişkindir.
Sanık ... müdafilerinin temyiz istemleri özetle, ByLock trafik kayıtlarına ilişkin verilen çalınma veya satın alınma yoluyla ele geçirildiğine; ByLock verileri usulüne uygun ele geçirilmediği için delil olarak kullanılamayacağına; tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına; sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; sanığın hata hükümlerinden faydalanması gerektiğine; sanık hakkında teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkin olup, sanık müdafilerinden Av. ... temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar hakkındaki ByLock kayıtları değerlendirildiğinde;
... hakkındaki ByLock yazışma içeriklerinden ilkinin ByLock ID'sinin ''...'', kullanıcı adının ''...'', şifresinin ''...'' olduğu, adının ''...'' olduğu, son online tarihinin ''19.02.2016 saat 09:08:27'' olduğu, ikincisinin ByLock ID'sinin ''...'', kullanıcı adının ''...'', şifresinin ''....'' olduğu, son online tarihinin ''07.08.2015 saat 15.27'' olduğu, üçüncüsünün ByLock ID'sinin ''...'', kullanıcı adının ''...'', şifresinin ''...'' olduğu, son online tarihinin ''19.02.2016 saat 09.08.56'' olduğu, ... hakkındaki ByLock yazışma içeriklerinden ilkinin ByLock ID'sinin ''...'', kullanıcı adının ''...'', şifresinin '....'' olduğu, adının ''...'' olduğu, son online tarihinin ''19.02.2016 saat 16.29.01'' olduğu, ikincisinin ByLock ID'sinin ''...'', kullanıcı adının ''...', şifresinin '....'' olduğu, son online tarihinin ''17.08.2015 saat 15.28.33'' olduğu, üçüncüsünün ByLock ID'sinin ''...'', kullanıcı adının ''...'', şifresinin '....'' olduğu, adının ''...'' olduğu, son online tarihinin ''04.02.2016 saat 20.47.27'' olduğu bildirildiğinin anlaşıldığı,
Sanıklar Hakkındaki İltisaklı Kurum Kuruluş Çalışma Kaydı İle Dernek/Sendika Üyeliklerine YönelikYapılan Araştırma Uyarınca; ...'ın KHK ile kapatılan ... sendikasına 15.09.2014 tarihinden 18.09.2015 tarihine kadar üyeliğinin bulunduğunun anlaşıldığı, diğer sanık ...'ın ise 667 sayılı KHK ile kapatılmasına karar verilen Özel ... Eğitim ve Dayanışma Derneğinde yönetim kurulu yedek üyesi olarak görev yaptığı ayrıca Samsun ilinde faaliyet gösteren müzahir ... Mezunlar ve Üniversiteliler Derneğine üye olduğu tespit edildiği, gene bu kapsamda yapılan araştırmalar neticesinde; Sanıklardan ...'ın, ... Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Elazığ Emniyet Müdürlüğü ve Mali Suçlar Araştırma Kurulu Başkanlığı'nın raporlarına göre; FETÖ'ye aidiyeti, irtibatı ve iltisakı sebebiyle kapatılan ... Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfında 01.11.2010 tarihinde sigorta girişinin yapıldığı ve 20.12.2012 tarihinde sigorta çıkışının yapıldığı, FETÖ'ye aidiyeti, irtibatı ve iltisakı sebebiyle kapatılan ... Özel Eğt.Hiz.Tic.ve San. şirketinde 18.03.2013 tarihinde sigorta girişinin yapıldığı ve 31.03.2013 tarihinde sigorta çıkışının yapıldığı, aynı şekilde FETÖ'ye aidiyeti, irtibatı ve iltisakı sebebiyle kapatılan ... Özel Eğitim Öğretim Yayıncılık Dağıtım Pazarlama İnşaat şirketinde 30.04.2013 tarihinde sigorta girişinin yapıldığı ve 31.05.2016 tarihinde sigorta çıkışının yapıldığının tespit edildiği, Sanık ...'ın ise; ... Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Elazığ Emniyet Müdürlüğü ve Mali Suçlar Araştırma Kurulu Başkanlığı'nın raporlarına göre; FETÖ'ye aidiyeti, irtibatı ve iltisakı sebebiyle kapatılan ... Özel Eğitim Basın YayRek.Tic.San.A.Ş.'nde 22/04/2008 tarihinde 1 günlük sigorta giriş çıkışının yapıldığı, Fetö'ye aidiyeti, irtibatı ve iltisakı sebebiyle kapatılan ... Üniversitesi ile ... Özel Eğitim A.Ş'nde 23.09.2010 tarihi ile 30.11.2012 tarihleri arasında sigorta kaydına rastlandığı, aynı şekilde FETÖ'ye aidiyeti, irtibatı ve iltisakı sebebiyle kapatılan ... Özeleğitim ve Yurt Hizm.Turz.San.ve Tic.A.Ş.'nde 23.04.2013 tarihinde sigorta girişinin yapıldığı ve 30.11.2013 tarihinde sigorta çıkışının yapıldığının tespit edildiği,
Bu itibarla mevcut çalışma kayıtları, dosya kapsamı itibariyle birlikte dikkate alındığında; örgütün doğrudan amacıyla bağlantılı işlerde tayine tabi olarak çalışan sanıkların örgütte sadık tabakada (Yargıtay Genel Kurulu kararında geçtiği şekliyle örgütün yedi katlı dikey yapılanması tanımında yer alan ve sadık tabaka olarak değerlendirilen; "Okul, dershane, yurt, banka, gazete, vakıf ve resmî kurum görevlilerinden oluşan örgüte sadık gruptur. Bunlar örgüt sohbetlerine katılan düzenli aidat ödeyen ve az çok örgüt ideolojisini bilen kişilerdir. Bu tabakaya girebilmek için örgüt üyesi olmak gereklidir.") yer aldığı anlaşılmış, anılan tespit; örgütsel irtibat, iltisaka işaret eden dernek ve sendika üyelikleriyle birlikte nazara alındığında delil niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
Sanıklar hakkında ki tanık beyanları değerlendirildiğinde;
Tanıklardan ...'nın ve ...'ın huzurda alınan beyanlarında sanıklar hakkındaki; "örgüt içerisinde geçirdikleri döneme, yapmış oldukları faaliyetlere ve örgütsel konumlarına" dair anlatımları örgüt üyeliği için somut delil niteliği taşıdığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan deliller ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iltisaklı çalışma geçmişleri ile dernek sendika üyelikleri olan, haklarında aldıkları çeşitli örgütsel sorumluluklara ve konumlarına yönelik tanık beyanları da bulunan sanıkların son olarak örgütsel niteliğe haiz ByLock programını kurduklarına yönelik (ByLock iletişim sistemi, yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil niteliğinde olacağından) tespitlerde olması karşısında anılan tüm bu hususlar Yargıtay emsal kararları doğrultusunda değerlendirildiğinde sanıkların, sempati ve iltisak boyutunu aşacak şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amacını benimseyerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk etmek suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Sanıkların cezası tayin edilirken eylemlerin yoğunluğu (örgütsel hiyerarşideki bölgeci konumları) dikkate alındığında alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiği sonucuna varılmış,
Son olarak sanıkların geçmişleri, sosyal ilişkileri, duruşmadaki saygılı tutumları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehlerine takdiri hafifletici sebep kabul edilerek haklarında TCK nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup sanığın yakalanması ile temadi kesileceğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin, sanığın atılı suçtan ilk kez yakalandığı tarih olan "23.12.2019" yerine “24.12.2019” olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hatalar olarak kabul edilmiştir.
b) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir(TCK madde 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz(TCK madde 30/1).
5237 sayılı TCK nın, “Hata” kenar başlıklı 30/1. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı CMK’nın 223/2 c maddesi gereğince beraat kararı verilecektir.
Hata (yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasaya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda TCK nın 30/1. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; örgüt yapılanması içinde bölgecilik yapan, örgüte müzahir derneklerde üye olan ve bu derneklerin birisinde yöneticilik yapan, örgüte müzahir kurumlarda çalışma kaydı bulunan ve örgütün hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock programını ..., ..., ... ve ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olan sanık ...'ın ve örgüt yapılanması içinde büyük bölgecilik yapan, örgüte müzahir sendikaya üye olan, örgüte müzahir kurumlarda çalışma kaydı bulunan ve örgütün hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock programını ..., ... ve ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olan sanık ...'ın, örgütteki konumu, faaliyetlerinin önemi ve irtibatının devam ettiği tarih itibariyle örgütün nihai amacını bilmedikleri yönündeki savunmalarına itibar edilmemesi yerindedir.
c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen (FETÖ/PDY nin terör örgütü olduğunu bilmediği yönündeki iddia dışında kalan) savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümlerde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2021/1447 Esas, 2021/1461 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN AYRI AYRI ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 18. Ağır Ceza
Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:45