Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/20699
2023/714
23 Şubat 2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3 . C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/191 E., 2020/1027 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesini, 06.11.2018 tarihli ve 2018/175 Esas, 2018/289 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli 2019/191 Esas, 2020/1027 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine hükümde, "15.04.2020 ... ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı ... yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında" gözetilmesinin olanaklı olduğunu belirtip eleştirerek, silahlı terör örgütü olduğuna karar verilen FETÖ/PDY yapılanmasına üyelikten hüküm verilirken, tayin edilen temel cezadan 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca artırım aşamasında aynı maddenin 1 inci fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesiyle yetinilmesi kanuna aykırı bulunmuş olup, CMK'nın 280/1 a 2. cümle ve 303/1 c maddeleri uyarınca düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan, hükmün özünü oluşturan kısa kararda "... 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince" kısmının çıkarılarak yerine "...3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin 1. fıkrası gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.11.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, ByLock verilerinin hukuki delil olmadığı, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı bulunmadığından ByLock programını kullanmadığının kabulü gerektiği, gizli tanık ifadesine dayalı olan veri inceleme raporunun hükme esas alınamayacağı, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
" İddia, Emniyet veri inceleme raporu ve sorgulama sonucu, tanıklar beyanı, Emniyet KOM ByLock raporu, fotoğraf teşhis tutanağı, BTK CGNAT ve HTS kayıtları, ByLock bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere;
Her ne kadar sanık ile ilgili ByLock ID tespit ve değerlendirme tutanağı tespit edilemeğinden sanığın ByLock programı kullandığı kesin ve net olarak ispatlanamamış ise de;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2018 tarihli ByLock yazısına göre; 2....0 TC kimlik numaralı ...'ın 0505 ....3 nolu GSM hattı, 3.... imei numaralı cep telefonu ile, 03.09.2014 tarihinden itibaren ByLock programının kullanıldığının belirtildiği, BTK HTS ve CGNAT kayıtlarına göre de 0505 (...) (..) (..) nolu GSM hattının sanık ... adına kayıtlı olduğu, 03.09.2014 tarihinden itibaren ByLock programına tahsis edilen 9 IP den biri olan ... IP ile 3...... İMEI numaralı cep telefonu ile ByLock programının kullanıldığı belirtilen GSM hattına ilişkin konuşma kayıtlarını içerir HTS kayıtlarında belirlenen baz istasyonları ile ByLock kullanımına ilişkin belirlenen baz istasyonları arasında uyumluluk arz ettiği, özellikle Ankara Emniyet Müdürlüğü Yeni Bina ... Ankara adresindeki baz istasyonunun yoğun olarak kullanıldığının tespitinin yapıldığı, ByLock bilirkişi raporunda da özetle; 0505 (...) (..) (..) nolu GSM hattının ... İMEI numaralı cep telefonuna takılı olarak kullanıldığı zaman dilimi içerisinde ByLock sunucusuna ait IP adresine 444 kez farklı zaman aralıkları içerisinde iletişim kurulduğu, CGNAT ve GPRS/WAP baz istasyon bilgilerinin birbiri ile eşleştiği, ilk bağlantı tarihinin 13.09.2014 olduğunun belirtildiği,
16.11.2017 tarihli Ankara il emniyet müdürlüğü veri inceleme raporunda özetle; Ankara Cumhuriyet Savcılığı Anayasal Suçlar Bürosunun 2017/68532 sayılı soruşturma kapsamında ele geçirilen mikro SD kartın KOM daire başkanlığına teslim edildiği, dijital veri üzerinde yapılan incelemelerde emniyet mahrem yapılanması kapsamında sanığın FETÖ/PDY üyeleri tarafından fişlendiği ve excel tablosu halindeki fişleme tablosundaki sınıflandırmaya göre sanığın A5 kodunda olup, bu koda göre sanığın FETÖ mensubiyeti olan teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı üst seviyede olan kişilerden olduğunun ifade edildiğinin belirtildiği, belirtilen SD kartları kovuşturma makamlarına teslim eden gizli tanık ...'un mahkememizdeki beyanında emniyet FETÖ/PDY mahrem yapılanmasına ilişkin örgüt mahrem imam veya abilerince yapılan kodlama ve içeriğinin doğru olduğu şeklindeki beyanı, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/36761 soruşturma sayılı dosyası kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin tespiti amacıyla tanık D.A.D'nin kendisine gösterilen fotoğraf arasında sanığı teşhis ederek, o dönem aynı polis merkezinde beraber çalıştıkları A.A. ve ... ile birlikte sohbet toplantılarına katıldığı, bu toplantıları polis memuru A.A.'in düzenlediği, toplantılara ilk önceleri sadece dini konularda sohbet yapıldığı, namaz kılındığı, 2 3 ay sonra ise grup abisi olduğunu öğrendiği A. A.'in ... kitapları, Risaleyi Nur, Kuranı Kerim ve cevşen okuduğu, kendilerine ...'e ait vaaz ve sohbetler dinletmeye başladığı, bu şekilde 5 6 ay devam ettiğine dair beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı sonucunda oluşan vicdani kanaate göre; sanığın bir gruba mensubiyet, aidiyet güdüsü ve örgüt üyeliği saikiyle sanığın silahlı terör örgütü ile organik bağ içerisinde olduğu ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu değerlendirilerek sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilmek suretiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, hüküm fıkrasında artırım maddesinin, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi olarak gösterilmesi gerekliliğine ilişkin düzeltme sebebi dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
- Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, tanık beyanları ve sanık savunmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı düzenlenememiş ise de bilirkişi raporuna göre örgüt içi haberleşmesini ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştiren polis memuru olan sanık hakkında A5 statüsünde olduğuna dair veri inceleme raporu bulunması, tanık beyanına göre FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sohbet adı altındaki örgütsel toplantılarına katılması karşısında sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 20.11.2020 tarihli ve 2019/191 Esas, 2020/1027 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:11