Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9599
2023/659
22 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/943 E., 2018/1221 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2017/376 Esas, 2018/150 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.06.2018 tarihli ve 2018/943 Esas, 2018/1221 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın ByLock kullanmadığına, söz konusu IP adreslerine bağlanma konusunda uzman bilirkişi raporu alınması gerektiğine, sanığın terörle uzaktan yakından ilgisinin olmadığına, cezalandırmaya yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delile ulaşılamadığına, bu sebeple beraatine hükmedilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Bank ... hesabı ile ilgili olarak düzenlenen 07.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda sanığın hesabını ilk olarak 2012 yılında açtığı, son işleminin Kasım 2015 tarihli olduğu sanığın çok az sayıda işleminin olduğu ve bu işlemlerinin hiçbirinin örgüt liderinin talimat döneminde olmadığı, sanığın örgütün talimatı ile hareket ederek işlemler yaptığına ilişkin dosyamızda bir delil bulunmadığı kanaatine varılmış, sanığa isnat edilen örgüt üyeliği suçlamasının bu delil dışında başka delillerle ispatı gerektiği kanaatine varılmıştır.
Sanık gerek savcılık gerek kolluk ifadesinde 2009 2010 yıllarında Şavşat ilçesinde bulunan FETÖ/PDY iltisaklı Fem dershanesine gittiğini,bu tarihlerin eski tarihli olduğu,bu tarihlerde bu yapılanma ile ilgili hiçbir soruşturma ve kovuşturma olmadığı, dolayısıyla vatandaşın bu yapılanmanın o tarihlerde örgüt olduğunu bilmesinin imkansız olduğu; fakat sanığın bu yapılanma ile ilgi hukuki uyarı mahiyetinde olan soruşturmaların ve kovuşturmaların ve devlet düzeyinde bu yapılanmanın illegal yapılanma olarak kamuoyuna duyurulduğu tarih olan 2014 yılından sonra sanığın FETÖ ile bağlantılı ciddi sayılabilecek delillerin (ByLock gibi) olması durumunda, bu beyan sanığın bu yapılanma ile ilgisinin olmadığı şeklindeki savunmaları bertaraf ettiği ve sanığın geçmişten günümüze kadar bu yapılanma içerisinde olduğu,devletin uyarılarda bulunduğu zaman diliminde de devletin yanında durmadığı,tam aksine sorgulamadan tüm sadakati ve bağlılığıyla bu yapılanmanın içeriden bulunduğu anlaşılarak,bu delil sanığın örgüt üyeliği noktasında mahkumiyetinde değerlendirilmiştir.
Davaya konu olayda, tanık M. A. savcılık ifadesinde, 2011 2016 yılları arasında örgüttte Bölge Talebe Mesulü olarak görev yaptığını ve ''...'' kod adını kullandığını beyan ettiği görülmektedir. Her ne kadar tanık mahkememizde vermiş olduğu beyanında; sanık ...'i tanımadığını, soruşturma sırasındaki vermiş olduğu beyanını psikolojik baskı altında verdiğini söylemiş ise de, soruşturma sırasında M. A.'nın beyanının müdafi huzurunda alındığı, dolayısıyla itibar edilmesi gereken beyan olduğunun değerlendirildiği, sanığın 2011 2016 yılları arasında örgütte bölge talebe mesulü olarak görev yaptığı ve ... Kod adını kullandığı görülmektedir. Kaldı ki; M. A. yargılama sırasındaki beyanında soruşturma sırasındaki beyanını kabul etmese de bylock içeriklerinde sanığın ... ismini kullanıcı adı olarak kaydettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ... kod adı şeklindeki bir iddianın da tesadüf olmadığı görülmektedir.
31.03.2017 tarihli KOM raporunda da belirtildiği üzere, sanık ByLock programını 0507 (...) (..) (..) nolu hattına ve ... IMEI nolu telefonlara 15.10.2014 tarihinde indirdiği ve yine sanığa ait 0545 (...) (..) (..) nolu hat ve ... imel nolu telefonlara 26.04.2015 tarihinde söz konusu programı yüklediği anlaşılmış, sanığın bylock programını indirdiği tarih olan 15.10.2014 tarihinde baz ... bilgilerinin Niğde ilinden baz verdiği dolayısıyla sanığın bylock programını kullandığı noktasında herhangi bir şüphenin kalmadığı; ayrıca ByLock programına ilişkin içerikler hakkında düzenlenen 07.12.2017 tarihli Bilirkişi Raporu incelendiğinde; sanık adına kayıtlı 0507 (...) (..) (..) nolu Gsm hattı üzerinden (...) ID numarasıyla ByLock programını kullanıldığı, kullanıma ilişkin tespit edilen ilk log kaydının 10.11.2014 tarihinden itibaren olduğu 19.02.2016 tarihinin son online tarihi olduğu, sanığın kullandığı (...) ID numarasıyla kimliği tespit edilen ve edilemeyen kişilerin ekli olduğu, toplamda 1533 adet log kaydının olduğu, örgüt içinde farklı kişi ve gruplarla irtibatının olduğu, şahsın kendisine bylock programında kullanıcı adı olarak "ömer51" ismini verdiğinin şifre olarak da ''ÖMER51@'' şifresini belirlediğinin tespit edildiği, sanığın kod adının ... olduğuna ilişkin tanık beyanlarının olduğu, dolayısıyla sanığın yoğun bir bylock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği kanaatine varılmıştır
Sanığa ait 0507 (...) (..) (..) ve 0545 (...) (..) (..) nolu Gsm hattıyla ilgili HTS kayıtlarının geldiği, bunlara dayanarak 02.08.2017 tarihli rapor düzenlendiği, raporda ByLock çıkan hattı sanığın kullandığı ve FETÖ/PDY kapsamında haklarında işlem yapılan şahıslarla irtibatının olduğu kanaatine varılmıştır.
Davaya konu olan somut olay incelendiğinde; dosyada yer alan ve soruşturma sırasında beyanına itibar edilen tanık M. A.'nın beyanına göre; sanığın ... kod adını kullanması, ayrıca soruşturma sırasında beyanına itibar edilen M. A.'nın beyanına göre de sanığın bölge talebe mesulü olduğunun görüldüğü, ayrıca bylock içeriklerindeki bağlantısı sayısının yoğunluğu dikkate alınarak sanık hakkında alt sınırdan kısmen uzaklaşılarak ceza tayin yoluna gidilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle red edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1 a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; örgüte müzahir dershaneye gitmenin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
1 )Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanık adına kayıtlı bulunan 0507 (...) (..) (..) numaralı hat üzerinden ... User ID numarası ile ByLock kullandığının tespit edildiği, dosyada mevcut bulunan ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı incelendiğinde söz konusu yazışma içeriklerinden sanığın bu programı örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı anlaşılmıştır.
2 ) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, tanık beyanlarına göre bölge talebe mesulü olarak görev yapan, sohbet toplantılarına katılan, örgüt içinde "..." kod adını kullanan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3 )Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.06.2018 tarihli ve 2018/943 Esas, 2018/1221 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:31:38