Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6481
2023/6517
18 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2018 tarih ve 2018/1683 sayılı iddianamesi ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak zaman aşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafileri ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından, sanık ... ve müdafiinin duruşmalı inceleme istemlerinin ise İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Katılan vekilinin Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya ... etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin temyiz talepleri yönünden;
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında silahlı terör örgütüne üye olma ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya ... suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümler ile ilgili katılan vekilinin istinaf istemlerinin CMK'nn 279/1 b maddesi uyarınca reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 13.11.2020 ... ve 2019/471 Esas, 2020/806 sayılı, itiraz kanun yoluna tabi kararını itirazen inceleyen mercii ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarih 2020/501 değişik ... numaralı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmakla katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 296/1 maddesi uyarınca reddine dair verilen, usul ve kanuna uygun ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 11.12.2020 tarihli ek kararının ONANMASINA,
Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I. Sanıklar ... ve ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/580 Esas sayılı ... bu dava dosyasında yargılaması yapılan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, sanık ... hakkında ise aynı mahkemenin ... bu dava dosyası ile birleştirilen 2017/237 Esas sayılı dosyasına konu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin lehe temyiz talepleri ile sanıklar ... ve ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının aleyhe temyiz talebi ile ilgili olarak;
Ayrıntıları Dairenin 22.03.2019 tarih ve 2018/7103 Esas 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasa'yı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla ... etmektir.
Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir.
Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasa'yı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür.
Cezalandırılan hareket devletin Anayasal düzenini tehlikeye koyan icra hareketleridir. “Diğer birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de devletin birliğine ve bütünlüğüne ya da Anayasal düzenine karşı işlenen fiiller, bu amaçla kurulmuş terör örgütlerinin faaliyet çerçevesinde işlenmektedir. Bu tür terör örgütlerinin araç fiil olarak ifade edilen ve maddede belirtilen amaçlara yönelmiş olan adi suç niteliğindeki kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, mala zarar verme vb. fiilleri işlemelerindeki gaye; kamu düzenini bozmak, kamu otoritesini zayıflatmak, toplumda kargaşa yaratmak, toplumun şiddet yoluyla siyasallaşması ve kutuplaşmasının yolunu açmak toplumun karşı koyma gücünü felce uğratmaktır. Fail için işlenen araç suçla ortaya çıkan somut zarar neticesi değil (yakın netice), bu fiilin toplum üzerinde meydana getirdiği etki (uzak netice) önem arz etmektedir. Fail, işlediği araç fiillerle devlet otoritesinin, ülkesinde yaşayan halkın güvenliğini koruma görevini gerçekleştiremediği, zayıfladığı ve işlerliğini yitirdiği imajını yaratmaya çalışarak devlete olan güveni sarsmayı amaçlar. Ülkede yaşanan kaos ortamı ve toplumda yaşanan korku ve endişe, yöneticilerde ve halkta istenileni vererek kaos ortamını bitirme iradesini doğurur, yöneticileri belli kararları almaya ya da politikalarını değiştirmeye zorlar ve bu da idari, siyasi, ekonomik ve toplumsal sistem değişikliklerini sonuçlar. Bu suretle de fail, esas gayesi olan devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma ya da anayasal düzeni değiştirme amacına ulaşmaya çalışır (N.K. ... Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar sayfa 89, 90, Dönmezer Tedhişçilik sh. 56).
Söz konusu düzenlemeye esas itibariyle cezalandırılmak istenen, amaçların gerçekleştirilmesine yönelik araç fiil ile ortaya çıkan yakın netice değil, araç fiilin işlenmesi ile suçun konusunun zarara uğraması tehlikesidir. Kanun koyucunun düzenlemenin ikinci fıkrasında amaca yönelik araç fiillerinin ayrıca cezalandırılacağını kabul etmesi de bu hususu desteklemektedir. Söz konusu düzenleme dikkate alındığında; araç fiilin işlenmesine yönelik icra hareketinin, hem zarar ya da tehlike suçu niteliğindeki araç fiilin (TCK 302/2, 30972) hem de tehlike suçu niteliğindeki amaç suçun (TCK 302/1, 309/1) “fiil” unsurunu teşkil ettiği görülmektedir.” (N.K. ... Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar Sayfa 89, 90). Buna göre elverişli/vahim eylemin diğer tabirle araç suçun, hazırlık hareketi aşamasından icra hareketi safhasına geçmesi, en azından ... boyutuna ulaşması, “amaçlanan sonucu doğurabilecek icra hareketi olarak belirginleşmesi gerekir.” (Yargıtay CGK. 09.02.2010 t. 2009/9 103, 2010/22).
Somut olayda Anayasal düzeni cebren değiştirmeye matuf araç, kasten öldürme suçunun, ilgili bölümde açıklandığı üzere hazırlık hareketleri aşamasında kaldığı görülmekle İlk Derece Mahkemesinin kabul ve takdirinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık ... ve sanıklar müdafileri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II. Sanıklar ..., ..., ... haklarında tasarlayarak insan öldürmeye ... suçundan verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri ile ilgili olarak;
Suç yolunda gerçekleştirilen hazırlık hareketlerinin tamamlanmış suç kabul edilip cezalandırılmadığı hallerde eylemin hangi şartlarda icra hareketi sayılacağı sorunu ile karşılaşılır. Sorunun çözümü bağlamında ortaya konan ve TCK’nın 35 inci maddesinin gerekçesinde “eğer failin kastının şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkmasıyla icranın başlayacağı yolundaki sübjektif ölçüt kabul edilirse, kişinin düşüncesi ve yaşam tarzı dolayısıyla cezalandırılmasına varabilecek bir uygulamaya yol açılacaktır. Çünkü hazırlık hareketleri aşamasında da kastın varlığının şüpheye yer vermeyecek biçimde tespit edilebilmesi mümkün olup, böyle bir ölçüt hazırlık – icra hareketleri ayrımı konusunu bir kanıtlama sorunlu haline getirmektedir. Açıklanan bu nedenlerle, tasarıdaki “kastı şüpheye yer bırakmayacak” ölçütü madde metninden çıkartılmış ve bunun yerine “doğrudan doğruya icraya başlama” ölçütü kabul edilmiştir. Böylece işlenmek istenen suç tipiyle belirli bir yakınlık ve bağlantı içindeki hareketlerin yapılması durumunda suçun icrasına başlanılmış sayılacaktır.” denilmekle benimsenen, (.../.../..., Genel Hükümler,(7),s.569 570; .../... ...,(4),s.455; .../..., kn. 359; Hakeri, Ceza Hukuku,(15),s.423 vd.; ..., ... ve Kusurluluğa, s. 20. Prof. Dr. ... ... ve Prof. Dr. İlhan Üzülmez Türk Ceza Hukuku Genel Hükümleri s. 408) Yargıtay tarafından da uygulanagelen (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 tarih 1 153/206 sayılı kararı vb.) objektif teori ... formülüne göre; Suçun kanuni tarifinde unsur veya nitelikli hal olarak belirtilmiş hareketlerin gerçekleştirilmesi halinde icra hareketlerinin başladığını kabul etmek gerekir.
Gerçekleştirilen bir hareketin icra hareketi teşkil edip etmediğinin belirlenmesinde, hareketin harici olarak değerlendirilmesiyle yetinilmemeli, özellikle bu hareketin suçun konusuyla yakın bağlantı içerisinde olup olmadığı ve suçun konusu bakımından tehlikeye sebebiyet verip vermediği de araştırılmalıdır. Bir hareket kısmi olarak tipik olmasa da mahiyeti itibariyle yapılan değerlendirmeye göre tipik harekete zorunlu olarak bağlı ise icra hareketi sayılmalıdır (Prof. ... ... ... Av ... LLM/Türk Ceza Kanunu Genel Hükümleri Şerhi/sayfa 792, 793, 794, İçel Ceza Hukuku Genel Hükümler sayfa 503 ve devamı, .../.../..., Genel Hükümler, (7), s. 569 570; .../... ..., (4), s. 455; .../..., kn. 359; Hakeri, Ceza Hukuku, (15), s. 423 vd.; ..., ... ve Kusurluluğa, s. 20. Prof. Dr. ... ... ve Prof. Dr. İlhan Üzülmez Türk Ceza Hukuku Genel Hükümleri s. 408).
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; sanıkların Suriye'de bulunan ... Terör Örgütü üyelerinden almış oldukları talimatla katılanın ... ... ... başlattığı yürüyüşe yönelik saldırı eylemini planlayarak bu doğrultuda sanık ...'ın kiraladığı 38 .. ..2 plaka sayılı araç ile olay günü ...'den yola çıktığına dair Emniyet Müdürlüğüne yapılan ihbar neticesinde 38 .. ...2 plaka sayılı aracın takibe alınıp, yapılan operasyon sonucunda sanığın saldırı eylemini gerçekleştireceği yürüyüş alanına varmadan önce ... D100 Köseköy Işıklarında durdurulup yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların katılana karşı öldürme kastı ile hareket ettiklerinde kuşku bulunmamakta ise de, eylemlerinin kasten insan öldürme suçunun kanuni (5237 sayılı Kanun madde 81, 82) tarifinde unsur veya nitelikli hal olarak belirtilmiş hareketlerin gerçekleştirilmesi kapsamında değerlendirilmesine hukuken imkan bulunmadığından anılan suçun hazırlık hareketleri aşamasında kaldığını değerlendiren mahkemenin kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda sanıklara yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddine, ancak;
CMK'nın 223/2 a maddesi uyarınca sanıklara yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmasına rağmen, hüküm fıkrasına ayrıca sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığının yazılması suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeple BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun 5271 sayılı CMK'nın 303/1 c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün tasarlayarak insan öldürmeye ... suçundan verilen beraat kararlarına ilişkin fıkralarından “bu bağlamda atılı suçu işlediği sabit olmadığı” ibaresinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/580 Esas sayılı dosyasından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2017/237 Esas sayılı dosyasından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2016/261 Esas sayılı dosyasından, sanıklar ..., ... ..., ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2018/70 Esas sayılı dosyasından, suça sürüklenen çocuk ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2017/389 Esas sayılı dosyasından, suça sürüklenen çocuk ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2016/274 Esas sayılı dosyasından Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin lehe temyiz talepleri ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının aleyhe temyiz talepleri ile sanıklar ... ve ... hakkında tasarlayarak insan öldürmeye ... suçundan verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri ile ilgili olarak;
1.Sanıklar ... ve ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/580 Esas sayılı dosyasından, sanık ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2017/237 Esas sayılı dosyasından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar ... ve ... hakkında tasarlayarak insan öldürmeye ... suçundan verilen beraat kararları yönünden;
Ayrıntıları Kapatılan 16. Ceza Dairesinin 08.10.2018 tarih ve 2017/4227 Esas, 2018/3132 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanıkların Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya ... etmek, silahlı terör örgütüne üye olmak ve tasarlayarak insan öldürmeye ... etmek suçlarından
yargılandıkları dikkate alındığında, müsnet suçlar için kanunda öngörülen cezaların tür ve miktarı itibariyle CMK'nın 150 nci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğu ve kural olarak zorunlu müdafi katılmadan yargılamanın icra edilip bitirilmesine yasal imkan bulunmadığı gözetilmeksizin sanıklar müdafilerinin gönderdikleri 07.02.2019 tarihli karar celsesine katılamayacaklarına ilişkin mazeret dilekçeleri/talepleri hakkında mahkemece herhangi bir karar verilmeden yargılamanın bitirilmesi ve hüküm kurulması cihetine gidilerek, "duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" ve Anayasa'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın sanıklar hakkında karar verilmesi suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1 e maddelerine muhalefet edilmesi,
- ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2017/237 Esas sayılı dosyasından, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2016/261 Esas sayılı dosyasından, sanıklar ..., ... ..., ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2018/70 Esas sayılı dosyasından, suça sürüklenen çocuk ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2017/389 Esas sayılı dosyasından, suça sürüklenen çocuk ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2016/274 Esas sayılı dosyasından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım s. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunan ve usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına ve aksi kanıtlanamayan savunmalara göre, olay tarihleri itibariyle alternatif cuma namazı kılmak ve dini sohbete katılmak dışında örgütün hiyerarşik yapısına katıldıklarına ilişkin, süreklilik, çeşitlilik ve yoğınluk bağlamında değerlendirilebilecek örgütsel faaliyetleri tespit edilemeyen ve bu haliyle sempatizan olduklarında kuşku bulunmayan sanık ve suça sürüklenen çocukların ispat edilemeyen müsnet suçtan beraatleri yerine, olgu ve delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde ve yerinde olmayan gerekçe ile mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
3.Sanıklar ... ve ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2016/261 Esas sayılı dosyasından, sanık ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2017/237 Esas sayılı dosyasından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
UYAP kayıtlarının incelenmesinden sanık ... hakkında ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/280 Esas sayılı, sanık ... hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/323 Esas sayılı dosyaları ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan derdest dava dosyalarının olduğu anlaşılmakla, özellikle aynı suçtan daha önce yargılandıkları ve ... bu dava dosyasına dayanak teşkil eden iddianamalere konu eylemler bakımından temadinin kesilmiş olduğunun kabul edildiği görülmekle, inceleme konusu eylemler yönünden suçun sübutu ve vasfının tayini için zorunlu olduğundan, anılan dava dosyalarının temin edilerek incelenmesi, mümkün olması halinde birleştirilmeleri hususunun değerlendirilmesi, birleştirilmelerinin mümkün olmaması ve/veya gerekli görülmemesi halinde kesinleşmelerinin 5271 sayılı Kanun'un 218/1 maddesi gereğince bekletici mesele yapılması ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinde zaruret bulunması,
4.Sanık ... hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/580 Esas sayılı dosyasından kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda öngörülen suç tipine uyduğu ve yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık ve müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın temyiz aşamasında gönderdiği dilekçelerinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek bu yönde bir kısım bilgi verdiği görülmekle, duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları anlatılıp ayrıntılı beyanlarının alınması, gerektiğinde teşhis işleminin yaptırılması, verdiği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığının ilgili birimlerden de sorularak değerlendirilmesinden sonra hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafileri, katılan vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sanıklar ... ve ... yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar ..., ..., ..., ...'ın tutuklulukta geçirdikleri süre, bozma nedeni, atılı suçun niteliği ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/2 a maddesi uyarınca dosyanın ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:44