Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6480
2023/6118
18 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... müdafiinin, temyiz dilekçesinde belirttiği ve gerekçelendirdiği olgulara/mazerete dayanarak dermeyan ettiği eski hale getirme talaplerinin, 5271 sayılı CMK’nın 40 42 nci maddeleri kapsamında yerinde görülerek temyiz isteminin süre yönünden reddine dair verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 28.12.2020 tarihli ek kararının kaldırılması suretiyle, temyiz isteminin ... bu sanıklar yönünden de süresinde yapıldığının kabulü gerekmiştir.
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanıklar ..., ..., ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz talepleri ile ilgili olarak;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen easa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanıklar ..., ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
A Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden;
Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı bağlamında, sanıkların örgütteki konumu, kaldıkları süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu ile faaliyet alanı göz önünde bulundurularak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, sanık ... hakkında teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek, diğer sanıklar hakkında ise suçun unsurları teşdit sebebi kabul edilip anılan Kanun'un 61/3 üncü fıkrasına muhalefet edilerek yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
B Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, haklarında adli sicil kaydı bulunmayan ve dosyaya
yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanıklar hakkında, olaya özgülenmiş, dosya kapsamına uygun, somut olgulara dayalı ilgili ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, soyut yasal kavramlara dayanan yetersiz gerekçe ile TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
II Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz talepleri ile ilgili olarak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 ... ve 2009/1 85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiği buna göre, aynı müdafii tarafından temsil edilen sanıklar yönünden yapılan değerlendirmede, sanık ...'nin soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki sanık ... ile birlikte ...'ın evine gittiklerine, sanık ...'nin sanık ...'yi nezarette görüp ...'a ilgili bilgi verdiğine, dair beyanları nazara alındığında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanıkların aynı avukatlar, tarafından savunulması nedeniyle aralarında menfaat çatışmasının oluştuğu nazara alınmadan; sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine ortak müdafiler tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 152 nci maddelerine muhalefet edilmesi,
III. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz talepleri ile ilgili olarak;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
... üyesi, örgütün amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini ... iradesine terk eden kişidir. ... üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. ... üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya ... adına suç işlemede de, ... yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak ... üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, ... üyesinin ... hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak ... üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de ... üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, ... liderine saygı duymak gibi eylemler ... üyeliği için yeterli değildir (..., Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, S. 383 vd.).
... üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir ... olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... Özel Kısım s.263 266, ... Cürüm İşlemek İçin ... s. 28, ... Genel Hükümler s.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “... içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, ... üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, ... üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de ... üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin ... yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9 242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise ... üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunan ve usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına ve aksi kanıtlanamayan savunmalara göre;
A Sanıklar ... ve ... yönünden; Örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil oldukları yönünde kesin ve yeterli delil ikame olunamayan sanıklardan ...'ın örgütsel faaliyetlerde kullanılmak üzere para/fon toplama ve ...'nın da aynı maksatla bizzat nakdi yardım/fon sağlama şeklindeki eylemlerinin 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 4/1 inci maddesinde düzenlenen suçu oluşturabileceği gözetilmeden olgu ve delillerin hatalı değerlendirilmesi ile suç vasfında yanılgıya düşülmesi,
B Sanık ... yönünden; Örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olduğu yönünde kesin ve yeterli delil ikame olunamayan ve olay tarihi itibariyle örgütsel içeriği de kanıtlanamayan dini içerikli sohbetlere katılmak dışında herhangi bir örgütsel faaliyeti tespit edilemeyen sanığın, anılan örgütün henüz sempatizanı düzeyinde kaldığı kabul edilerek ispat edilemeyen müsnet suçtan beraati yerine, olgu ve delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde ve yerinde olmayan gerekçe ile mahkumiyetine hükmedilmesi,
IV Sanıklar ... ve ... hakkında verilen müsadere kararı ile ilgili olarak;
Adli emanette kayıtlı eşyaların taşınması ya da bulundurulması bizatihi suç teşkil eden veya suçtan elde edilen eşyalardan olup olmadıkları, sanıklarla ya da örgütle ilgilerinin veya aidiyetlerinin ne olduğu ve bu bağlamda 5237 sayılı TCK’nın 54 veya 55 inci maddelerinde öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği ya da sübutu kabul edilen suçlar yönünden delil niteliği bulunup bulunmadığı tartışılmadan "bu şahıs ile eşi ...’den ele geçirilen yerli yabancı para, altın gibi değerler TCK’nın 55/1 maddesi çerçevesinde müsadere edilmiştir" denilmek suretiyle denetime elverişli gerekçe gösterilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ..., ... ve ... yönünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın tutuklulukta geçirdikleri süre, bozma nedeni, atılı suçun niteliği ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/2 a maddesi uyarınca dosyanın ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:44