Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/16042

Karar No

2023/601

Karar Tarihi

21 Şubat 2023

TUTUKLU DURUŞMA VE TAHLİYE TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/218 E., 2021/663 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

17.02.2020 (Sanık ... hakkında)

HÜKÜM: İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi

TEMYİZ EDENLER: Sanıklar ve müdafileri

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2018/340 Esas, 2020/301 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca sanık ... hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası, sanık ... hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve sanıklar hakkında hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/218 Esas, 2021/663 sayılı Kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Sanık ...'in temyiz sebepleri;

Özetle; atılı suçu işlemediğine, hakkındaki ifadelerin gerçek dışı olduğuna ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

  1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri;

Özetle; ByLock delilinin hukuka aykırı elde edildiğine, mahkumiyet hükmünün gerekçe içermediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, tanık beyanının kendisini cezadan kurtarmak amacıyla verildiğini, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair nedenlerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

  1. Sanık ...'in temyiz sebepleri;

Özetle; mahkumiyet hükmünün yasaya ve usüle aykırı olduğuna, atılı suçlamayı kabul etmediğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair nedenlerle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

  1. SanıkYahya Özdemir müdafiinin temyiz sebepleri;

Özetle, sanığın atılı suçu işlemediğine, ByLock kullanmadığına, Bank ... hesabının maaş hesabı olduğuna, örgüt okullarında çalışma sebebinin aile geçimini sağlamak amacıyla olduğuna, suç kastı bulunmadığına ve sair nedenlerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

'' ... yönünden yapılan değerlendirmede;

Her ne kadar sanık ByLock programını indirip kullanmadığını söyleyerek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; sanığın annesi olan diğer sanık ... adına kayıtlı ByLock tespit edilen 407457 userıd numaralı 0541 (...) (..) (..) numaralı gsm hattını 2016 yılına kadar fiili olarak kullandığını sonrasında ise userıd'sı olmayan ByLock tespit edilen kendi adına kayıtlı 0530 (...) (..) (..) numaralı gsm hattını kullandığını beyan ettiği, kullanıcı adı ve adının sanığın soyadıyla uyumlu olan 407457 userıd numaralı 0541 (...) (..) (..) numaralı gsm hattındaki ByLock programında, son online tarihinin 19.02.2016 tarihi olduğu, örgüt içerisinde üst seviyede aktif olarak rol alan örgüt mensuplarının, aile mensupları adına hat çıkarmak gibi yöntemlerle kendi adlarına olmayan söz konusu hatlara ByLock yüklemelerinin kendilerini deşifre etmemeye yönelik gizlilik tedbirlerinden biri olduğu dikkate alınarak; diğer sanık savunmaları, sanığın Hatay ilinde kız öğrencilerden sorumlu büyük bölge sorumlusu olduğuna dair tanık beyanı ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın farklı zaman dilimlerinde ve peş peşe olacak şekilde ByLock tespit edilen numaraları kullanmasının ve ayrıca sanığın sıkça başvurulan kamu kurum ve kuruluşlarında söz konusu telefon numarasını iletişim numarası olarak vermemesinin gizliliğe riayet ederek söz konusu hattı örgütsel olarak kullandığını desteklediği, örgütün illegal yapılanmasının ortaya çıktığı 2016 yılından sonra bile sanığın kendi adına kayıtlı numarada ByLock tespit edilmesinin halen örgütle organik bağ içerisinde olduğunu desteklediği, sanığın örgüt içi tayine tabi olacak şekilde örgüte eleman kazandırmanın ilk ayağı olan FETÖ/PDY ile iltisaklı olmasından dolayı kapatılan okullarda uzun yılları kapsayacak şekilde çalışma kaydının bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansal kaynaklarından biri olan Bank ... ilk hesabının 20.01.2014 açılış tarihli olduğu, bankaya el konulması, kayyum atanması sürecinde örgüt lideri tarafından Bank ... kurtarın çağrılarına denk gelen dönemlerde sanığın Bank ... birden fazla katılım hesabı açılış ve hurda alım işlemlerine rastlanıldığı, sanığa ait usulüne göre elkonulan dijitallerde yasal uygulama görünümleri altında örgüte müzahir iletişim aracı olan ByLock'un deşifre edilmesinin ardından geliştirilen '...' ve '...' ve herhangi bir delil bırakmamaya yönelik olarak örgüt tarafından oluşturulan '...' uygulamasına rastlanıldığı, tüm bu sebeplerle sanığın kişiliği ve eğitim durumu, sosyal hayat seviyesi, yaşının gerektirdiği asgari analiz yeteneği, ortalama hayat tecrübesine bakılarak; örgütün milli güvenliğe karşı tehdit olarak görülüp bu doğrultuda ülke genelinde yapılan resmi tedbir niteliğindeki açıklamalar ve tarihler dikkate alındığında TCK 30. maddesi kapsamında hataya düşmediği bilakis örgüt üyeliği kastının bulunduğu ve suçun manevi unsurununda oluştuğu, bu şekli ile üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği,

... yönünden yapılan değerlendirmede;

Sanığın kayınvalidesi olan sanık ... adına kayıtlı ByLock tespit edilen 407457 userıd numaralı 0541 (...) (..) (..) numaralı gsm hattının yukarıda da açıklanan sebeplerle eşi olan diğer sanık ... tarafından kullanıldığı tespit edilse de; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finansal kaynaklarından biri olan Bank ... 19.10.2006 açılış tarihli hesabında, bankaya el konulması, kayyum atanması sürecinde örgüt lideri tarafından Bank ... kurtarın çağrılarına denk gelen dönemlerde diğer bankalardan kredi çekerek Bank ...'ya para yatırma ve birden fazla katılım hesabı açma işlemlerine rastlanıldığı, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin tek başına sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterecek nitelikte olmasa da; sanığın örgüt içi tayine tabi olacak şekilde örgüte eleman kazandırmanın ilk ayağı olan FETÖ/PDY ile iltisaklı olmasından dolayı kapatılan okullarda uzun yılları kapsayacak şekilde çalışma kaydının bulunmasının güvenilir bir eleman olan sanığın, örgüt içi tayine tabi olarak çalışan hizmet hareketini gerçekleştiren sadık tabaka içerisinde yer aldığını desteklediği, tüm bu sebeplerle sanığın örgütle organik bağ içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk gösteren faaliyetlerde bulunarak örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, kişiliği ve eğitim durumu, sosyal hayat seviyesi, yaşının gerektirdiği asgari analiz yeteneği, ortalama hayat tecrübesine bakılarak; örgütün milli güvenliğe karşı tehdit olarak görülmeye başlandığı tarihler dikkate alındığında TCK 30. maddesi kapsamında hataya düşmediği bilakis örgüt üyeliği kastının bulunduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşisi içerisinde yer aldığı ve suçun manevi unsurunun da oluştuğu, bu şekli ile üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği''

Şeklindeki gerekçelerle sanıkların silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işledikleri kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A) Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hüküm yönünden;

Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

a) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir(TCK madde 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz(TCK madde 30/1). 5237 sayılı TCK’nın, “Hata” kenar başlıklı 30/1. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı CMK’nın 223/2 c maddesi gereğince beraat kararı verilecektir.

Hata(yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (Kapatılan) 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasaya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda TCK’nın 30/1 inci maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın sosyolojik ve kültürel durumu örgütün nihai amacını gerçekleştirmek için stratejik önemi haiz mahrem yapılanması içerisinde örgütteki konumu, faaliyetlerinin önemi ve irtibatının devam ettiği tarih itibariyle atılı suç yönünden kastının bulunmadığı yönündeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b) Kural olarak ceza muhakemesinde taraf sıfatı bulunanların tanık olarak dinlenmemesi gerekir. Bu nedenle davanın tarafı olan sanık ve şüphelinin tanık olarak dinlenmesini Ceza Muhakemesi Kanunu düzenlememiş ancak şeriklerin tanıklığına imkan sağlamıştır.

Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre, görülmekte olan davada yargılanan sanığın, suç ortağı hakkında tanık olarak dinlenilmesi mümkündür. CMK'nın 50 nci maddesinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçlara iştirakten veya bu suçlar nedeniyle suçluyu kayırmaktan ya da suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmekten şüpheli, sanık veya hükümlü olanlar tanık olarak dinlenebilirler, ancak bu tanıkların yeminsiz olarak dinlenmeleri gerekmektedir. Suç ortağının vereceği ifade, kendisinin de suçlanması sonucunu doğuracaksa, tanıklıktan çekinme olanağına sahiptir. (CMK m.48)

CMK'nın 48. maddesinde, temelini Anayasanın 38/5 inci madde hükmünden alan ve adil yargılanma hakkını güvence altına alan bir düzenlemeye yer verilmiştir.

Çekinme hakkı hatırlatılmadan tanığa bu tür soruların yöneltilmesi sonucu alınan cevaplar hukuka aykırı biçimde elde edilen kanıt niteliğindedir, (CMK m.206/a ve m.217/2) hukuka aykırı delil de hükmü esas alınamaz. (YCGK 12.11.2013 2013/1 251, 2013/454)

Sanığın kendisinin de katıldığı suçlarla ilgili tanık sıfatıyla dinlenmemesi, sanığın açıklamalarının delil niteliği taşımayacağı anlamına gelmemektedir. Örneğin, diğer örgüt üyeleri kabul etmediği halde örgüt üyelerinden birisinin suçu birlikte nasıl işlediklerini samimi olarak anlatması ve destekleyişi kanıtların da bulunması halinde elbetteki bu beyan delil olarak değerlendirilecektir. Bu bakımdan bir anlatımın "tanık beyanı" veya "sanık beyanı" olarak adlandırılmasının çok önemi de bulunmamaktadır.

Sanığın kendisinin katılmadığı, suç ortaklarının gerçekleştirdiği diğer suçlarla ilgili tanık sıfatıyla dinlenmesi mümkündür. Bir kişinin aynı suça iştirak etmediği takdirde iki sıfatı (tanık sanık) birden taşınmasında engel bulunmamaktadır.

AİHM de suç ortaklarının tanıklığını kabul etmektedir. Mahkemeye göre ifadenin tanık tarafından değil de kendisi de sanık olan biri tarafından verilmiş olmasının hiçbir önemi bulunmamaktadır. Bu ifade elle tutulur derecede mahkumiyetin temeli olabilecek nitelikte ise, sözcüğün dar anlamında bir tanık tarafından mı, kendisi de sanık olan biri tarafından mı verildiğinden bağımsız olarak, iddia makamı için bir delildir. Çünkü mahkemeye göre, tanık teriminin AİHS sisteminde "özerk" bir anlamı bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak da AİHS'nin 6/1 ve 6/3 d maddesinin tanığa sağladığı güvenceler, sanık olup açıklamaları “tanıklık” olarak değerlendirilebilecek kişiler bakımından da devreye girebilecektir. Bu bağlamda AİHM'e göre, suça iştirak eden, olayın mağduru, şikayetçi devletin görevlendirdiği gizli/gizli olmayan soruşturmacı ya da tanık olabilir.

Yargılama makamları, yargılamanın taraflarınca ileri sürülen iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorundadır. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkeleri ışığında, taraflara iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması şarttır. Taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma ve inceletme noktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda, delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddialarının da yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesi zorunludur. Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus, tarafların tanık ve bilirkişi incelemesi de dâhil dermeyan ettikleri delillerin değerlendirilmesi ve özellikle bu taleplerin reddi halinde, yargılama makamınca bu karara ilişkin tutarlı şekilde gerekçe gösterilmesi gereğidir. (AİHM Vidal/Belgium, B.No. 12351/86, 22/04/1992)

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; hakkında silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ya da silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma veya kovuşturma bulunan kişilerin TCK'nın 221. maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla verdikleri beyanların hükme esas alınmasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

c) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16 956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın 407457 numaralı ByLock kullanıcısı olup gizliliği sağlamak için örgütsel haberleşme amacıyla kullandığının anlaşılması karşısında hükme esas alınan ByLock tespitine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'in ByLock kullandığı, örgüt lideri tarafından yapılan çağrı üzerine çağrıya uyarak Bank ... hesap açtırıp altın ve katılım hesapları açtırdığı, örgütün mahrem yapılanması içinde Hatay ilinde büyük bölge sorumlusu olarak kız öğrencilerle ilgilendiği kabul edilerek sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair kabullerde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, suçun işleniş şekli, sanığın örgüt içerisindeki konumu, eylemlerinin yoğunluğu ve suç kastı dikkate alınarak yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B) Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hüküm yönünden;

Örgüte ait kurumlarda 2004 ve 2016 yılları arasında farklı illerde tayine tabi çalışan, örgütle iltisaklı Pak İş sendikasına üye olan ve örgüt lideri tarafından yapılan çağrı üzerine çağrıya uyarak Bank ... bulunan hesabına başka bankalardan kredi çekerek katılım hesabı açan sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin bu haliyle örgüte yardım suçunu oluşturacağı gözetilmekle; öncelikle dosyaya temyiz aşamasında gönderilen B.Y'nin sanığın ''esnaf ve memurlara sohbet verdiği'' yönündeki ifadesi ve teşhis işlemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerek görüldüğü takdirde tanık olarak dinlenmesi ayrıca UYAP veri havuzundan gerekli araştırmaların yapılarak hakkında beyan bulunması halinde dosyaya teminin sağlanarak beyanda bulunanların da gerektiğinde tanık olarak dinlenmesi ile tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR

A) Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B) Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/218 Esas, 2021/663 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın CMK’nın 307/5 inci maddesi uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca gereği için Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise bilgi için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.talepliüyesüreçistemlerininhükmünörgütüneolmatutuklutemyiztevdiinekararıntahliyeduruşmasilahlıhukukîolgularonanmasınagerekçesebepleriesastanterörfetöpdyincelenenreddibozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim