Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/15572
2023/546
16 Şubat 2023
T. C.
Y A R G I T A Y
- C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/2648 E. 2020/1621 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2017/644 Esas, 2019/412 sayılı kararı ile sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un (3173 sayılı kanun) 3 5/1, 5237 sayılı Kanun 221/4 son, 62/1, 53/ 1,2,3, 58/9, 221/5, 63 maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi; 01/10/2020 tarihli ve 2019/2648 Esas, 2020/1621 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.03.2022 tarihli; usul ve yasaya uygun olan hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, Bankasya hesap hareketlerinin yanlış değerlendirildiğine, sanığın iltisaklı dernekten ve başkanlığından 2014 yılında istifa ettiğine, beyanını elindeki kağıttan okuyan gizli tanık ...'in beyanının doğru olup olmadığı araştırılmadan hükme esas alındığına, sanığın, örgüt liderinin yeğenine para göndermediğine, hesap hareketinin yanlış değerlendirildiğine, sanığın örgüt liderinin yeğeni olan şahsın hanımına taşınmaz sattığına, yeğeninin de kendisine bir dönümlük yer alması için sanığa para verdiğine, sonra bu kişinin başka yer bulması nedeniyle vazgeçtiği için sanığın bu parayı iade ettiğine, sanığın mütevelli olduğuna dair hiç bir delil bulunmadığına, tüm bildiklerini anlatan sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle asgari hadden indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY ve OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Makemesinin kabulü
"Sanığın 17/25 Aralık 2013 sürecinden sonra Bank Asyada yüksek miktarlı yeni katılım hesapları açmak, bu katılım hesaplarına ilave para yatırmak ve bu katılım hesaplarını vadesinden önce kapatarak kar payının bankaya kalmasını sağlamak suretiyle örgütsel amaca hizmet noktasında örgüte finansal katkı sağlamak amacıyla hareket ettiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı bulunan ve 17.01.2016 tarihinde genel kurul kararı ile tasfiye olan ... Girişimci İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü dini sohbet toplantıları dışında örgütün hayatiyetini devam ettirebilmesi için bir üst katmanda olup örgüte maddi ve ayni destek sağlamakla kalmayıp bu tür destek sağlayabilecek kimseleri tespitle örgüte kazandırmaya çalışan, özellikli ve ayrıcalıklı olarak konumlandırılmış, örgütün gerçek amacına vakıf, kendilerine sorumluluklar verilmiş kimse olan "mütevelli" grubunda etkin bir konumda yer aldığı, örgütün, mensuplarının sadakat ve bağlılıklarını arttırmak, örgütsel faaliyetleri planlayıp düzenlemek, örgüte yeni eleman kazandırmak, örgüte mali kaynak sağlamak ve örgütsel eğitim vermek adına sistemli ve düzenli olarak organize ettiği sohbet adı altındaki toplantılara katıldığı, organize edilen yurt içi ve yurt dışı gezilere katıldığı, buralarda örgüte müzahir kişi ve kurumları ziyaret ettiği, tüm bunlara göre sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığı anlaşılmakla sanığın süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösteren faaliyetleri karşısında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapısı ve amacı dikkate alındığında sadece örgüt üyeleri tarafından gerçekleştirilebilen faaliyetlerde bulunan sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerekmekte olup sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına" karar verildiği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; silahlı terör örgütün örgütsel toplantılarına katılan, örgüte yardımlarda bulunan, örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonra da örgütsel faaliyetler içinde yer alan ve mütevelli olduğu değerlendirilen sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemekle, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak; Anayasanın 138 inci maddenin birinci fıkrası, TCK'nın 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca teşdit sebebi belirlenirken; İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararının 35. Sayfasında cezanın belirlemesi alt başlığında; "sanığın lise yıllarından itibaren örgüt içerisinde yer alması, sohbet toplantılarına katılması, askeri okula giderek jandarma astsubay olarak göreve başlaması, bu süre zarfında mahrem abileri tarafından ankesörlü/kontörlü telefonlardan aranması ve sanığın asker olarak kamu görevinde bulunması, örgütün asker mahrem yapılanmasında yer alması dikkate alındığında suçun işleniş şekli ve sanığın amaç ve saiki, kasta dayanan sorumluluğu, tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak üzerine atılı suçtan takdiren asgari hadden uzaklaşılarak" karar verildiği yazılmakla dosya kapsamına göre sanığın çiftçilik ve emlakçılık yaptığı, asker olmadığı ve dolayısıyla askeri mahrem yapıda yer almadığı anlaşılmaktadır. Bu hususlar değerlendirildiğinde teşdidin belirlenmesinde gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturulması, hukuka aykırı bulunmuştur
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9 18 78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas 2015/1292 karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565 3464 K.).5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin ;01/10/2020 tarihli ve 2019/2648 Esas, 2020/1621 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:33:03