Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/40188
2023/504
15 Ocak 2023
İNCELENEN KARARIN
Mahkemesi: Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2018/317 Esas, 2019/535 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan,5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin,06.10.2021 tarihli ve 2020/61 Esas ve 2021/1493 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi;
Sanık ...' ın oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle, münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan, kriptolu iletişim ağı ByLock'u adına kayıtlı 0506 (...) (..) 51 numaralı hat ve ... IMEI numaralı cihaz üzerinden kullandığının tespit edildiği, tanık F.U. 'ın ifadesinde, sanık ...'ın cemaat evinde kaldığını beyan ederek sanığı teşhis ettiğinin tespit edildiği,sanığın tespit edilen eyleminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturması nedeniyle atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından atılı suçtan beraatine karar verilmesi ve bu karara karşı Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık aleyhine gidilen istinaf talebinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından esastan reddine karar verilmesi kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 314/2 nci maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında,
Her ne kadar sanık hakkında ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespit yapılmış ise de, dosya kapsamında sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu gösterir delillerin ilk tespit raporu ve CGNAT kayıtları olduğu, ByLock tespiti ve CGNAT kayıtlarının kişinin ByLock kullanıcısı olduğu noktasında kuvvetli emare niteliğinde olduğu, ancak bu hususun kişinin ByLock kullanıcısı olduğunu ispat açısından tek başına yeterli olmadığı, kişinin ByLock kullanıcısı olduğunun başka delillerle veya User ID ve içerik kayıtları ile kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmasının gerektiği, nitekim Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 29.04.2019 tarihli 2019/98 Esas 2019/3057 sayılı kararında da bu hususun belirtildiği, somut olayda ise sanık hakkında ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespit yapıldığı, ancak içerik ve User ID numarasının tespit edilememesi dikkate alındığında sanığın ByLock kullanıcısı olduğu hususunun başka delillerle ispatının gerektiği, sanığın talimat döneminde hesap hareketinin bulunmamasının ByLock kullanıcısı olduğunu ispatlayamayacağı, keza sanığın örgüte ait dershaneye gitmesi ile örgüte ait gazeteye abone olmasının da münhasıran bu hususu ispata elverişli olmadığı, anılan Yargıtay kararında da bu hususun vurgulandığı, dolayısıyla sanığın ByLock kullanıcısı olduğu konusunda şüphe oluştuğu, bu halde sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin her türlü kuşkudan uzak, somut ve mutlak delille sübuta ermediği anlaşıldığından, sanık hakkında üzerine atılı suçtan CMK'nın 223/2 e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının temininden sonra değerlendirilme yapılması,
2.Maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması açısından, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde temin edilmesi, temyiz aşamasında geldiği anlaşılan sanık ile irtibatı tesbit edilen B.A.'nın soruşturma dosyasının getirtilerek tanık sıfatıyla dinlenmesi ve sanık hakkında bir beyanda bulunup bulunmadığının araştırılması ile sanık ile yüzleştirme yapılması, teşhis ve ifade tutanaklarının CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması , sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2020/61 Esas, 2021/1493 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:11