Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/38763

Karar No

2023/46

Karar Tarihi

12 Ocak 2023

T. C.

Y A R G I T A Y

  1. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/1072 E., 2021/1097 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İlk derece mahkemesince hükmedilen mahkumiyet kararının kaldırılarak, CMK'nın 223/2 e maddesi uyarınca beraatine dair karar

İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/195 Esas, 2020/359 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314 üncü maddesi ikinci fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 inci maddesi birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2020/1072 Esas, 2021/1097 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanunu'nun 280 inci maddesi ikinci fıkrası gereğince kaldırılarak aynı kanunun 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminde; tanıkların soruşturma ve kovuşturma aşaması beyanlarında sanığın örgüt evinde kaldığını, üniversite yapılanması ve örgüt evinde görevininin bulunduğunu ifade etmeleri karşısında istinaf başvurusunun dairece esastan reddine karar verilmesi gerekirken sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün sanık aleyhine bozulması talep edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla Tokat Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonunda:

Tüm kovuşturma evrakı ile delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle, tanık sıfatı ile dinlenilen S.Y.'nin beyanında; sanığın ... Üniversitesinde okuduğunu hatırladığını, örgüt içerisinde "ev abisi" konumunda bulunduğunu, haftalık istişare toplantılarına katıldığını, toplantılarda genel olarak evlerin durumlarıyla ilgili konuşmalar yapıldığını, evlere kimin girip çıkacağı ile ilgili görüşmeler gerçekleştiğini, ByLock veya başka bir şifreli program kullanıp kullanmadığını bilmediğini, tanık sıfatı ile dinlenilen A.D.'nin beyanında; sanığı 2015 2016 yılları itibariyle tanıdığını, örgüte ait evde kaldığını, Kamu Yönetimi bölümü 4 üncü sınıf öğrencisi olduğunu hatırladığını, okulu bitirdiğinde Ankara'da bulunan ders çalışma evlerine yönlendirme gibi bir düşüncelerinin olduğunu, bu evlerde kamu kurum kuruluşlarına girebilmek için sınav hazırlığı yapıldığını ancak sanığın okulu bitirememesi ve sonrasında darbe girişimi olması sebebiyle bu düşüncenin gerçekleşmediğini beyan ettiği, sanığın savunmalarında; 2012 yılında Tokat iline geldiğinde yurtlarına kayıt yaptırdığını, 2014 yılında ise ayrıldığını, tanıkları tanımadığını ve ifadelerini kabul etmediğini beyan ettiği, tanık beyanları esas alınarak sanığın 2016 yılına kadar örgüte ait evlerde kalması, örgüt içerisindeki hiyerarşiye bağlı olarak Samsun büyük bölgesine bağlı Tokat il yapılanması içerisinde bir dönem "ev abiliği" görevini yürütmesi nedenleriyle sanığın iltisak ve irtibatının anlaşıldığı, süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve eylemlerinin bir bütün halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu belirtilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, isabetsizlik bulunduğu değerlendirilerek duruşmalı yapılan inceleme sonucu toplanan deliller, sanık savunması, dosya içeresindeki belgeler ve tüm dosya kapsamına göre: Sanığın örgüt ile iltisaklı olduğu için kapatılan herhangi bir dernek ya da sendika üyeliğinin bulunmadığı, Zaman Gazetesi'nin kapatılması ya da Bank ...'ya el konulmasına ilişkin örgüt tarafından düzenlenen gösteri ya da protestolara katıldığına dair bir tespitin bulunmadığı, sanığın örgütün gizli haberleşme programını kullandığının da teknik olarak belirlenemeyişi karşısında örgüte ait evlerde öğrenci olarak KYK çıkmaması nedeniyle barınma amacıyla kalmış olmasının ve hatta ev abisi olmasının örgütün hiyerarşisine girdiğini göstermeyeceği, sanığın örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna dair başkaca delil elde edilemediği, dolayısıyla sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince 5271 sayılı Kanun'un 280 inci madde ikinci fıkrası gereğince İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın aynı kanunun 223 üncü maddesi ikinci fıkra (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)

Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:

Nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olan, üniversite öğrenciliği döneminde ekonomik sebeplerle anılan örgütün evlerinde kaldığı ve son sınıfta olması nedeniyle evin sorumluluğunu yaptığı anlaşılan ve kolluk araştırmasına göre de bunun dışında örgütle irtibatını ortaya koyan herhangi bir olgu ya da delil elde edilemeyen sanığın örgütün nihai amacını bildiğinin, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğunun kanıtlanamaması karşısında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması ilgili ve yeterli gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2020/1072 Esas, 2021/1097 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen ve dosya kapsamı ile uyuşmayan, "sanığın 2010 2016 yılları arası örgüte ait dershane ve kolejlerde çalıştığı ve üniversite mesullüğü görevini üstelendiğine" dair iddialar da içeren temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tokat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.üyeörgütünehükmünolmatemyizisteminintevdiinekararınsilahlıhukukîolgularonanmasınagerekçesebepleriesastanterörfetöpdyincelenenreddi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:36

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim