Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/37873

Karar No

2023/450

Karar Tarihi

14 Şubat 2023

T. C.

Y A R G I T A Y

  1. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/978 E., 2021/921 K.

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarih, 2018/244 Esas, 2019/173 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, CMK'nın 223/2 e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

  1. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.05.2018 tarihli ve 2020/978 Esas ve 2021/921 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, sanığın kendi adına kayıtlı 0506 (...) (..) (..) numaralı telefon hattını kullandığı, HTS verisi alınan ankesör veya sabit (kontörlü) hatların baz verilerinden dosyanın sanıklarından 184 şahsın irtibat detayları incelendiğinde; sanığın telefonunun 15.07.2012 01.12.2012 tarihleri arasında 13 defa arandığı, bu aramaların ardışık ve periyodik olarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü adına sorumlu düzeyde faaliyet gösteren ve mahrem imam olarak adlandırılan açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen şüpheliler tarafından örgütsel amaçlı olarak yapıldığı ve örgüt talimatlarının sanığa bu şekilde iletildiğinin değerlendirildiği, sanığın cep telefonuyla sabit kontörlü telefonlarla yaptığı görüşmeler dikkate alındığında, örgütün mahrem hizmetler sınıfına tabi olduğu, ... mensubu asker kimliğine rağmen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde bağlı olduğu mahrem imamı tarafından umuma açık yerlerde bulunan kontörlü telefonlardan ardışık ve periyodik olarak aranmak suretiyle örgütsel görüşmeler yaptığı, örgütsel buluşma ve toplantılar için buluşma yer ve zamanı belirledikleri, örgütün sivil mahrem imamlarıyla buluşarak görüştüğü, örgütsel toplantılara katıldığı, bu şekilde örgütle organik bağ içerisinde örgütsel eylemlerinin çeşitlilik ve devamlılık gösterdiği, böylece üzerine atılı silahlı terör örgütüne (FETÖ) üye olma suçu işlediği anlaşılmıştır.Bu gerekçelerle sanığın atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi tarafından hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilmesinin ve bu karara karşı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık aleyhine gidilen istinaf talebinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın adına kayıtlı 0506 (...) (..) (..) telefon hattından HTS verisi alınan ankesör veya sabit (kontörlü) hatların baz verilerinden dosya şüphelilerinden 184 şahsın irtibat detayları incelendiğinde; 15.07.2012 01.12.2012 tarihleri arasında 13 defa arama yapıldığı, karşı baz verilerinden dosyanın şüphelilerinden 184 şahsın irtibat detayları incelendiğinde; 15.07.2012 01.12.2012 tarihleri arasında 8 defa arama yapıldığı bu aramaların mahrem imam olarak adlandırılan açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen kişi yada kişiler tarafından örgütsel amaçlı olarak yapıldığı, ayrıca sanık ile birlikte aynı ..., benzer başka telefonlardan soruşturma kapsamındaki diğer şüphelilere yönelik aramalar yapıldığından bahisle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla eylemine uyan TCK 314/2 madde gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de;

Sanık aşamalarda alınan benzer savunmalarında; 2012 2015 yılında Albay rütbesi ile Ankara'da Kara Harp okulunda görev yaptığını, hakkında müteakip zamanlarda 7 tanesi karşıdan, 1 tanesi kendisinin olmak üzere 8 arama bulunduğunu, kimin aradığını ve içeriğini hatırlamadığını, görevi ile ilgili aramalar olabileceğini, FETÖ ile hiç bir bağlantısının olmadığını, ardışık görüşmelerde 4 saat, 6 saat, 7 saatlik öncesinde ya da sonrasında aramalar olduğunu, bu kişilerle hayatının hiç bir noktasında bir bağlantısı olmadığını, 49 ..., 20 ... gibi aralıklarla aramalar olduğunu, örgüt bağı olsaydı iki haftada bir gibi periyotlarla aramalar olabileceğini, 2015 2017 yılları arasında Iğdır 5.Hudut alay komutan yardımcısı olarak görev yaptığını, 15 Temmuz öncesinde alay komutanı E.K.'nin kendisini planlı izni olmasına rağmen önceden zorla 13 Temmuz'da izne gidecekken 28 Haziran'da izne gitmesini söylediğini, bilet tarihlerini zorla değiştirildiğini, sonra E. K.'nin E.K.'yi alay komutan yardımcısı olarak görevlendirdiğini, bu görevlendirmenin bilinçli olarak planlandığını, E.K.'nin sözde sıkıyönetim komutanı denilen kişi olduğunu, kendisinin bilinçli olarak uzaklaştırıldığını, 15 Temmuzda İzmir Foça'da tatilde olduğunu, 16 Temmuz'da görevinin başına gittiğini, darbeye katılanların tespitine yardımcı olduğunu, idari tahkikatlar yaptırdığını, darbeden bir hafta sonra E.K. ve E.K.'nin flash bellek kırdıklarını ve evrak yaktıklarını anında savcılığa ilettiğini, bu iki kişinin 15 Temmuz'da Iğdır'ın bütün darbe girişimini yapan kişiler olduğunu, FETÖ üyesi olmadığını, ailesinde de FETÖ mensubu bulunmadığını, beraatini talep ettiğini belirtmiştir. Sanığın albay rütbesiyle ...'da görev yaptığı ve akabinde ihraç edildiği anlaşılmıştır. Emniyet ... sorgulamasında; Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerince gizli haberleşmede kullanılan ByLock kaydının bulunmadığı, Bank ... nezdinde açılmış herhangi bir hesabının olmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı vakıf ya da derneklerde kurucu, yönetici, üye kaydına rastlanmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı şirketlerde çalışma ya da ortaklık kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıktan elde edilen dijital materyallere dair inceleme raporunda dava konusuna delil teşkil edecek herhangi bir bulguya rastlanılmadığı, örgütle olan bağlantısını ortaya koyabilecek bir veriye ulaşılamadığı anlaşılmıştır.

Mahkemece HTS kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 0506 (...) (..) (..) nolu telefon hattının 01.01.2012 01.07.2013 tarihleri arasındaki HTS kayıtlarının incelenmesine dair Adli Bilişim uzmanı tarafından düzenlenen 14.01.2019 tarihli bilirkişi raporu ile 0506 (...) (..) (..) nolu telefon hattının sabit ankesörlü hatlar üzerinden 15.07.2012 tarihinde 1 kez, 02.09.2012 tarihinde 1 kez, 06.10.2012 tarihinde 2 kez, 10.11.2012 tarihinde 3 kez(1 arama, 2 aranma), 01.12.2012 tarihinde 1 kez olmak üzere toplam (8) kez iletişimin gerçekleştiği, 4 adet kaydın mükerrer olarak kayıtlarda yer aldığı, 2 adet kaydın başarısız arama kaydı olduğu tespit edilmiştir.

Her ne kadar ardışık periyodik arama delili örgütün mahrem yapısının deşifre edilmesi ve örgüt üyeliğinin tespiti bakımından önemli bir delil ise de somut olayda yukarıda açıklandığı üzere; sanığın aranma kayıtlarının sadece 15.07.2012 01.12.2012 tarihleri arasında olması, sanığın yine bu tarihlerden sonra Ankara'da görev yapmaya devam etmesine rağmen bu tarihlerin öncesinde yada sonrasına ilişkin başkaca bir ardışık yada periyodik herhangi bir aramanın bulunmadığı, bu aramaların FETÖ/PDY örgütünün, mensubu yapmayı düşündüğü ya da takibini sağlamayı hedeflediği kişileri sürekli ve ısrarla aramak ve gerektiğinde tehdit ve baskı ile muhatapların dirençlerini kırmak suretiyle, onları görüşmeye zorladığı gerçeğine de uygun olmadığı, söz konusu aramaların örgüt mensuplarınca yapıldığının kesin olarak tespit edilemediği, sanık birlikte arandığı ileri sürülen diğer şahısları tanımadığını ifade ettiği ve sanıkla birlikte ardışık aranma iddiasını kabul eden herhangi bir tanık itirafçı beyanı olmadığı, aramaların savunmanın aksine örgütsel amaçlı olduğunu ortaya koyan başkaca bir delilin bulunmadığı, aranma sayısı, aranma aralıkları ve ceza hukukunun "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi de dikkate alınarak sanığın örgütün asker yapılanmasında yer aldığı ve silahlı terör örgüt üyesi olduğu, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde bulunduğu, örgüt içerisindeki eylemlerinin sürekli, yoğun ve çeşitli olduğuna dair, sanığın tutarlı ve ısrarlı inkara yönelik savunmasının aksini gösteren mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, somut, açık, kesin nitelikte inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2 e maddesi gereğince müsnet suçtan beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)

Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263 266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280)

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:

Nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, sanık savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; örgütün kriptolu iletişim ağı olan ByLock iletişim sistemini kullandığına dair tespit ve iddia bulunmayan, albay rütbesiyle görev yapmakta iken ihraç edilen sanığın kullanmış olduğu 0506 (...) (..) (..) numaralı telefon hattına ilişkin, dosya arasına alınan bilirkişi raporuna göre örgütün operasyonel eylemlerine başlamasından önce sabit ankesörlü hatlar üzerinden arandığının tespit edildiği, Ankara'da görev yapmaya devam etmesine rağmen bu tarihlerin öncesinde yada sonrasına ilişkin başkaca bir ardışık yada periyodik herhangi bir aramanın bulunmadığı, hakkında alınan tanık beyanlarında sanık aleyhine bir hususun bulunmadığı anlaşılmakla, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2019/978 Esas , 2021/921 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.üyeörgütünehükmünolmatemyizisteminintevdiinekararınsilahlıhukukîolgularonanmasınagerekçesebepleriesastanterörfetöpdyincelenenreddi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim