Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/21756
2023/4351
31 Mayıs 2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
TUTUKLU
Doğanay, ..., ..., ..., Hasan Uyanık, ..., ..., ..., Mehmet ..., ..., ..., suça sürüklenen çocuk ..., suça sürüklenen çocuk ..., suça sürüklenen çocuk ... müdafileri ve katılanlar Fikri Börü, ..., Meryem Betul Börü, Furkan Börü, Samet Dakak, Soner Dakak, Muhammed Eyup Dakak, ... Nur Dakak, Kadir Dakak, Fatoş Güneş, Şuheda Rumeysa Güneş, Eslem Güneş, ..., Yüksel Gökguz, Muhammed Furkan Gökguz, ..., ..., ..., ... vekilleri, o yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
Sanıklar ... ve ... hakkında bozma sonrası yapılan yargılamada hüküm açıklandığı sırada sanık müdafilerinin duruşma salonunda bulunmadığının anlaşılması karşısında temyiz süresinin gerekçeli kararın tebliği ile başlayacağı gözetilerek sanıkların temyizinin süresinde olduğu kabul edilmiş, tebliğnamede belirtilen temyiz itirazlarının reddine dair görüşe iştirak olunmamıştır.
1.Sanık ... müdafiinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Bozma kararı üzerine sanık ... müdafinin yüzüne karşı 25.06.2021 tarihinde ilk derece mahkemesince verilen kararın CMK'nın 291 inci maddesi uyarınca 15 günlük yasal süre içerisinde temyiz edilmesi gerektiği halde sanık ... müdafi tarafından 07.09.2021 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla, yasal süresinden sonra yapılan temyiz başvurusunun CMK'nın 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,
2.Katılan ... Bakanlığının sadece çocuk maktül ... Börüye karşı işlenen kasten öldürme suçundan davanın katılanı olması sebebiyle temyiz itirazlarının bu maktüle karşı verilen hükme yönelik olduğu, katılanlar ..., ..., ...., ..., ...,..., ..., ... ve ...'un temyiz itirazlarının yakınları olan maktüllere yönelik kasten öldürme eylemi nedeniyle verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu, katılan ...'in temyiz itirazlarının kendisine karşı işlenen kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olduğu, O yer Cumhuriyet savcısının itirazının ... yönünden verilen beraat kararlarına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incemede;
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının katılan vekilleri ile sanıklar müdafiilerinin temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/5464 Esas, 2020/2037 sayılı Kararı ile özetle;
"Katılan ... Bakanlığının kuruluş kanunu nazara alındığında maktül çocuk ...’ye ilişkin hüküm dışındaki diğer hükümleri temyiz edemeyeceği de gözetilerek diğer suçlardan davaya katılmasına ilişkin karar hukuki değerden yoksun olup temyiz hakkı vermeyeceğinden, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., Rıdvan Baş, ..., ... haklarında Konut dokunulmazlığnı ihlal, ayrıca sanık ... hakkında Konut dokunulmazlığını ihlal, 2911 sayılı Kanuna muhalefet ve görevi yaptırmamak için direnme, sanık...hakkında İş ve çalışma hürriyetini ihlal ve sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde 5271 sayılı CMK'nın 286/2 a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemlerinden verilen 5 yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından, sanıklar müdafilerinin ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin;
Sanıklar .... haklarında konut dokunulmazlığım ihlal suçundan beraat, sanıklar ....haklarında ise terör örgütü propagandası yapmak suçlarından verilen beraat kararlarının,
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde 5271 sayılı CMK'nın 286/2 g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından katılan ... vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
2 a Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan mahkumiyet;
b Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarından Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, Canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçları ile sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet;
c Sanıklar .... ,... haklarında kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, hakkında beraat hükmü kurulan sanıklar yönünden; yapılan yargılamaya, mahkemenin kovuşturma sonucu toplanan delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına ilişkin inanç ve takdirine, dosya kapsamına uygun yeterli gerekçeye göre takdirde isabetsizlik görülmemekle; sanıklar müdafilerinin ve katılan vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle mahkumiyet ve beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
3 Sanık Ferhat Kızıltepe hakkında silahlı terör örgütü adına suç işlemek suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince,
Sanığın kepenk kapattırma eyleminin doğrudan silahlı terör örgütü üyesi olma suçuna vücut vereceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından ve TCK'nın 314/3 üncü maddesindeki atfın niteliği karşısında bozma sebebi yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak,
Sanık hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 314/2 nci maddesi uyarınca belirlenen 8 yıl hapis cezasından TCK’nın 31/3 üncü maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken 5 yıl 4 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 6 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi ve sonraki uygulama sonucu sonuç cezanın 4 yıl 5 ay 10 ... hapis cezası yerine 5 yıl hapis cezası olarak belirlenerek fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nın 302 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 303. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; sanık hakkında verilen hükmün B fıkrası 3. bendinden 6 yıl hapis cezası kısmı çıkartılarak, yerine 5 yıl 4 ay hapis cezası ve 4. bendinden 5 yıl hapis cezası kısmı çıkartılarak, yerine 4 yıl 5 ay 10 ... hapis cezası yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4 Sanık ... hakkında canavarca hisle öldürme ve bu suça teşebbüs ile Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve maktül çocuk ...’ye karşı işlenen canavarca hisle öldürme suçlarından sanıklar hakkında mahkumiyete ilişkin hükümlere dair temyizlere gelince,
a) Sanık ...'nun soruşturma aşamasında alınan ifadesinde 0535 (...) (..) (..) nolu adına kayıtlı hattı kullanan kardeşi R.O.'nun da olay günü kendisi ile birlikte Hatay/Erzin’e gelin almaya gittiklerini, kendisi ile birlikte olduğunu beyan etmesine rağmen alınan HTS/Analiz Raporuna göre anılan hattın olay günü ve saatini kapsayacak şekilde Diyarbakır/Bağlardan sinyal verdiğinin belirtilmiş olması karşısında; sanığın adına kayıtlı cep telefonu hatları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak arayan aranan numaralar ve hangi istasyonundan sinyal verdikleri ile bizzat kullandığı hat belirlenerek sanığın olay günü Diyarbakır'da olup olmadığı kesin olarak tespitle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
b)Maktul çocuk Yasin Börü'ye karşı işlenen canavarca hisle öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulan sanıklar hakkındaki hükümlere gelince;
Maktulün olay tarihinde çocuk olup 18 yaşını ikmal etmemiş olması karşısında TCK'nın 82/1 b madde ve fıkrası yanında, aynı Kanunun 82/1 e madde ve fıkrasının da uygulanacağından açılmış bir dava var ise savunma hakkı tanınarak aksi halde dava açtırılmak suretiyle hukuki durumunun takdir ve ifası gerekirken eksik soruşturma ile karar verilmesi;
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA'' şeklinde karar verilmiştir.
B.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu 25.06.2021 tarihli ve 2020/292 Esas, 2021/266 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., Ali Karakurt, ..., ..., ...'un çocuk maktul ...'ye karşı canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçundan TCK'nın 82/1 b e, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK'nun 53, 58/9 uncu maddeleri, suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...'un çocuk maktul ...'ye karşı canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçundan TCK'nın 82/1 b e, 31/3 üncü maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet ve hak yoksunlukları ile sanık ...'nun kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs ve Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından CMK'nun 223/2 e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
C.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.12.2021 tarihli ve ret onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., Suça Sürüklenen Çocuk ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., suça sürüklenen çocuk ..., suça sürüklenen çocuk ..., suça sürüklenen çocuk ... müdafileri temyiz dilekçelerinde özetle;
Üzerlerine atılı suçu işlemediklerine,
Suçun işlendiğinin sabit olmadığına,
Alt sınırdan uzaklaşma sebeplerinin açık şekilde belirlenmediğine,
Takdiri indirim sebeplerinin uygulanmadığına,
Yasanın öngördüğü şekilde elde edilmeyen delillerin aleyhe değerlendirilemeyeceğine,
Kararların bozulmasına, beraat kararı verilmesine ve sair nedenlere ilişkindir.
Katılanlar ..., ..., ..., ...., ..., ..., ... Aile ve Sosyal Politikalara Bakanlığı vekilleri ile o yer Cumhuriyet Savcısı temyiz dilekçelerinde özetle;
Sanık ...'nun suçtan kurtulmaya yönelik kurgusal beyanlarıyla beraat hükmü kurulduğuna,
Sanığın iletişim bilgilerin kurumlardan yeniden sorularak ayrıntılı analiz raporu hazırlanması gerektiğine,
Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/6 dosyası ile mevcut dosyanın birleştirilmesi gerektiğine,
O yer Cumhuriyet savcısı dilekçesinde ...'nun olay günü Hatay ilinde olduğuna dair suçtun kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilemeyeceğine,
Tüm dosya kapsamına göre sübut bulan suçlardan mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
Katılan ... vekili dilekçesinde haksız ve hukuka aykırı olarak sanık ...'nun beraati yönünde hüküm kurulduğuna,
Tanık beyanlarının dikkate alınmadığına,
Kararın bozulması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ...'un eylemlerinin maktul ...'ye karşı canavarca his saikiyle ve çocuğa karşı kasten öldürme suçunu oluşturduğundan mahkumiyetlerine, sanık ...'nun eylemlerinin ise yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... hakkında;
Sanıkların ve suça sürüklenen çocukların gözaltında ve tutuklu kaldığı süreler TCK'nın 63 üncü maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., Suça Sürüklenen Çocuk ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., suça sürüklenen çocuk ..., suça sürüklenen çocuk ..., suça sürüklenen çocuk ... müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık ... hakkında canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme, çocuğu öldürme, canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmeye teşebbüs ve devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma suçların kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan ...'in alınan beyanı ve 03.12.2014 tarihli teşhis tutanağında özetle; sanık ...'yu teşhis ederek sanığın grupla birlikte hareket ettiğini, müşteki olarak olaydan hemen sonra alınan ifadesinde “55 yaşlarında, başı önden kel, kır saçlı, zayıf 1.80 cm boylarında, hafif bıyıklı" olarak tarif ettiği şahsın şüpheli ... olduğunu, elinde bulunan kanlı keser ile lavabo/tuvalet içerisinde saklandığı sırada gelip kendisini bulduğunu ve burada kendisine saldırdığını, buradan şüpheli ... ve diğer şahısların elinden kaçmayı başardığını fakat saklandığı merdiven boşluğunda gelip kendisini tekrar bulduğunu, kendisi gibi grup içerisinde bulunan bir şahsın öldürmeyelim ibret olsun demesine rağmen şüpheli ...'nun '"Ellerini ve ayaklarını bağlayıp öldürelim ve yakalım" şeklinde karşı çıktığını söylemesi, sanık ... 23.12.2014 tarihli teşhisinde özetle; ''sanık ...'nun eylemci grubun ikamet kapısı önünde toplanıp içeriye girmeye çalıştığı sırada ikamet kapısının önünde bulunduğunu, eylemci grubun ikametten içeriye girmeye çalıştığı sırada gruba "içeride rehineler var, onları öldürecekler, burayı boşaltın" şeklinde sözler söyleyerek grubu yönlendirmeye çalıştığını, ikametin kapısının açılması ile birlikte ikamete girdiğini'' ifade etmesi, sanık ... 05.12.2014 tarihli teşhisinde özetle; ''sanık ...'yu fotoğraftan teşhis ederek kendisinin olayın meydana geldiği ikametin önünde bulunduğu sırada şahısların ikametin kapısından bir şahsı sürükleyerek dışarı çıkarmaya çalıştığını, şüpheli ...'nun da bu sırada hızlı hızlı bu şahısların önünden aşağıya doğru inmeye çalıştığını gördüğünü'' söylemesi karşısında; özellikle olayın mağduru olan ...'in beyanlarında sanığı teşhis ederek grupla birlikte hareket ettiğini, elinde bulunan kanlı keser ile lavabo/tuvalet içerisinde saklandığı sırada gelip kendisini bulduğunu ve burada kendisine saldırdığını, buradan sanık ... diğer şahısların elinden kaçmayı başardığını fakat saklandığı merdiven boşluğunda gelip kendisini tekrar bulduğunu belirttiği gözetilerek, bozma ilamında da sanığın bizzat kullandığı hattın belirlenmesi ve bu kapsamda olay günü sanık adına kayıtlı hatlara ilişkin sinyal bilgilerinin tespitinin istenmesine karşın bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmeden öncelikle sanık adına kayıtlı olan, olay günü ve saatinde Diyarbakır ilinde sinyal veren 0535 (...) (..) (..) nolu hattın suç tarihinden 6 ay öncesi ve 1 ay sonrası da dahil olmak üzere arama aranma kayıtlarının getirtilip, sanığın ifadesinde ''ben ayın 8 inde Diyarbakır ...'e gelmiştim, geldikten sonra sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen oğlum ile beraber karakola gittim ancak beni almadılar, bunun üzerine tekrardan kalmış olduğum yere gittim, ertesi günü bu sefer Diyarbakır Savcılığına gittim'' şeklindeki ifadesi de dikkate alınıp ayrıntılı analiz yaptırılarak telefonun sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığının tespiti, ayrıca bu hattın Diyarbakır'da bulunan banka, hastane vs. gibi kurum ve kuruluşlara sanık tarafından verilip verilmediğinin araştırılıp, sanık tarafından kullanıldığının anlaşılması karşısında tanık beyanları da gözetilerek sanığın söz konusu olaya katıldığının anlaşılması gerekeceği gözetilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünün ''A'' bendinde açıklanan nedenle bozma sonrası dosyanın gönderildiği Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2020/292 Esas, 2021/266 sayılı Kararında sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., Suça Sürüklenen Çocuk ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., suça sürüklenen çocuk ..., suça sürüklenen çocuk ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafilerinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2.Gerekçe bölümünün ''B'' bendinde açıklanan nedenlerle katılanlar ..., ..., ...., ..., ..., ..., Aile ve Sosyal Politikalara Bakanlığı vekilleri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2020/292 Esas, 2021/266 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
3.Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:16