Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/945
2023/4273
14 Haziran 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
I Sanıklar F. Can ve S. Kentli yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2008 tarih ve 9 18 78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK’nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565 3464 K.).
TCK’nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıkların sohbet adı altındaki toplantılara katılarak himmet verdikleri, ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullandıklarını ikrar ederek örgütün hiyerarşik yapısı içinde uzun yıllar aktif olarak bulunan sanıkların aşamalarda tutarlı ve birbirleri ile uyumlu olarak beyanda bulunduğu, bu nedenlerle silahlı terör örgütüne üye oldukları ve TCK’nın 221/4 2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanıkların incelenen dosya kapsamı, deliller ve mahkeme kabulüne göre, hakkında soruşturma başladıktan sonra kısa sürede teslim oldukları, soruşturma ve yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir şekilde en üst had olan 3/4 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.
II Sanıklar Ü. Sönmeziç, F. Cansız, F. Köymen, M. Yüksel, O. Aydoğan ve S. Özhan yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD 956 E. 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin, İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil” olacağının kabul edildiği gözetilerek;
a.ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanık ...'in, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutunun tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, temyiz aşamasında gelen ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
b.ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıklar F. Cansız, F. Köymen, M. Yüksel, O. Aydoğan, S. Özhan ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutunun tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden getirtilecek ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine okunup diyecekleri sorularak beyanlarının alınmasından sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
- Sanık ... yönünden tanık H. Kılıç; sanık ... yönünden tanıklar M.K. Bozkurt, T. Şanlı, Ö. Karanfil, S. Şahan'ın beyanlarının istinaf ve temyiz aşamalarında dosyaya geldiği anlaşıldığından tanıkların duruşmaya celp edilerek dinlenip sanıkların eylem ve faaliyetlerinin hangi tarihe kadar devam ettiği sorulmak suretiyle etraflıca beyanlarının alınması, ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında tüm sanıklar hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinden sonra dosyanın bir bütün halinde değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
3.Yapılan UYAP sorgulamasında, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/185 Esas sırasında; sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/157 Esas sırasında kayıtlı dosyaların derdest olduğu anlaşılmakla, dosyaların getirtilip incelenerek dosyaların iddianame tarihi en eski olan mahkemede birleştirilmesi ile aynı eylem ve faaliyetlerden dava açılıp açılmadığı ve hukuki kesinti oluşup oluşmadığı da tespit edilip tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan sanıklar F. Cansız, F. Köymen, M. Yüksel, O. Aydoğan, Ü. Sönmeziç hakkındaki veri inceleme raporlarının elde edilişine dair gizli tanık Garson’un daha önce hakim huzurunda alınan ifade tutanağı ve CMK’nın 134 üncü maddesine göre alınan Hakimlik kararı ile varsa ayrıntılı analiz raporunun soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından araştırılıp getirtilmesinden sonra delillerin CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafilerine okunup diyeceklerinin sorulması gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması açısından veri inceleme raporunda sanıklar F.Köymen ve Ü. Sönmeziç'ten sorumlu olduğu belirtilen mahrem öğretmen ve zümre başkanının açık kimlik bilgileri tespit edilip haklarında ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının, yakalanıp yakalanmadıklarının, ifadelerinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra şayet yakalanmış iseler ifade tutanaklarının onaylı örneklerinin dosyaya getirtilerek incelenmesi, gerektiğinde mahkemede tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması ve sanık ile yüzleştirme yapılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Sanık ...'ın ihraç edilmeden önce komiser yardımcısı olduğu hususu da nazara alınarak; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmak suretiyle Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin incelenmesi sonucunda düzenlenen veri inceleme raporu, bu rapora dayanak teşkil eden gizli tanık Garson’un daha önce hakim huzurunda alınmış ifadesi ve delilin el konulmasına ilişkin hakimlik kararının bulunup bulunmadığının sorulması, tüm bu delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması ile UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığının araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip elde edilen tüm bilgi ve belgelerle birlikte CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Sanıklar Ü. Sönmeziç, F. Cansız, F. Köymen, M. Yüksel, O. Aydoğan ve S. Özhan hakkında
TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanması bakımından takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın faillerinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önüne alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, olaya özgülenmiş ilgili ve yeterli gerekçeye istinaden bir indirim oranının takdir ve tespit edilmesi gerekirken, " ... duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz hal ve tavırlarına rastlanılmaması, sanığın yargılama sırasında gösterdiği pişmanlık düzeyi ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine taktiri hafifletici sebep kabul edilerek TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince cezasından taktiren 1/10 oranında indirim " şeklinde olgusal temele dayanmayan, yetersiz ve dosya kapsamı ile de uyaşmayan gerekçe ile 1/10 oranında indirim yapılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
- Örgüt mensubu olduğu kabul edilen tüm sanıklar hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58 inci maddesi altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.
III Sanık ... yönünden temyiz talebinin incelenmesinde;
UYAP ortamından alınıp dosya içine konulan nüfus kaydına göre sanık ...'in hükümden sonra temyiz aşamasında 03.07.2022 tarihinde öldüğüne ilişkin kayıt araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.05.2018 tarihli ve 2018/931 Esas, 2018/1371 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye ve ek Tebliğnamelere aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:50:17