Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/6214
2023/4269
8 Haziran 2023
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
- C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme
01.08.2016 (Sanık ... yönünden)
12.08.2016 (Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden)
23.11.2016 (Sanık ... yönünden)
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2018 tarihli ve 2016/388 Esas, 2018/263 sayılı Kararı ile; sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası yollamasıyla 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fırkasının son cümlesi, 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
-
Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanıklar müdafiileri ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda;
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/1413 Esas, 2021/1065 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak,
Sanıklar ..., ..., Fahrettin Altuğ ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 220 nci maddesinin yedinci fıkrası ve 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi,
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi, uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.
- Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.12.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; yargılama sonucu ortaya çıkan gerçeklerin sanığın mahkumiyetini kanıtladığına, bu nedenle sanık hakkında hükmedilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık aleyhine silahlı terör örgütü hiyerarşisine dahil olduğunu ortaya koyan somut bir delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın DİAD'a üyeliğinin bulunmadığına, sanığın söz konusu iddialara ilişkin suç oluşturacak bir faaliyetinin olmadığına, sanığın 2013 yılında Denizli Ticaret Odası meclis başkanı olarak protokoldeki görevi gereğince katıldığı gala yemeğindeki fotoğrafın hatalı bir şekilde sanık aleyhine delil olarak değerlendirildiğine, sanığın örgütle iltisaklı olduğu gerekçesi ile kapatılan Özel Servergazi Eğitim AŞ.'nin 2000 yılında ortağı olduğunu kanıtlayacak herhangi bir belgenin dosya kapsamında yer almadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmiş olmasının hukuken yanlış olduğuna ve kararın bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemi özetle; sanık ...'un geliri ile uyumlu olan tasarruflarının rutin bankacılık işlemi olarak kabul edilmesi gerektiğine, banka hesaplarına yatırılan paranın talimat yoluyla yatırılan paralar olmadığına, sanığın TCK'da suç olarak kabul edilen hiçbir eyleminin bulunmadığına, sanığın Kimse Yok mu Derneği Denizli şube başkanı olarak görev yaptığına ve üçüncü kişiler arasındaki yazışmalardan yola çıkarak sanığın mahkumiyetine hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ayrıca yazışmaları yapan kişilerin tanık olarak mahkemede dinlenmediklerine, sanık ...'in yapmış olduğu savunmada da belirtiği üzere şubesinin mevduatını artırmak ve reklamını yapmak için DİAD'a üye olduğuna, derneğin KHK ile kapatılmış olmasının sanığın derneğin illegal faaliyetlerine katıldığı sonucunu doğurmayacağına, kabul anlamına gelmemekle birlikte dini bir cemaat olarak kabul edilen dönemde sohbetlere katılmanın gerekçe olarak kabul edilemeyeceğine, sanığın müdürü olduğu bankanın menfaatine olan işlemleri yaptığına ve cezalandırmaya gerekçe olamayacağına, kararın bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafiilerinin temyiz istemi özetle; ifade özgürlüğü kapsamında satın alındığı tarih itibariyle yasak olmayan her türlü yayını bulundurma ve elde etme özgürlüğünün anayasal hak olduğuna, 2003 yılında düzenlediği vasiyetnamesinden 2014 yılında düzenlediği vasiyeti ile dönmüş olduğuna, sanığın 2000 yılında ortağı olduğu Özel Serhat Eğitim A.Ş.'den Haziran 2013 tarihinde ayrıldığına, tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığına ve bu beyanların sanık aleyhine değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın Denizli Belediyesi meclis üyesi olarak görev yaptığı tarihlerde tanık beyanına göre hastane ruhsat işi karşılığında para teslim ettirerek örgüte para aktarıldığı iddiası karşısında Denizlispor Kulübü Derneğine ait alındı belgesi sunularak Denizlispor tarafından muhasebeleştirildiğinin sarih olduğuna, sanığın örgüt üyeliğine dair somut tek bir eyleminin bulunmadığına, kararın bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçu işlediğine dair hiçbir somut eyleminin bulunmadığına, suçun unsurlarının gerçekleşmediğine, tüm yargılama boyunca da sanığa somut bir eylem isnat edilemediğine, sanığın ek gelir elde etmek amacıyla uzun yıllar önce şirkette pay sahibi olduğuna ve başkaca saiki bulunmadığına, sanığın DİAD üyeliğinden 2014 yılında istifa ederek ayrıldığına, 2014 yılında Denizli Adliyesi önünde protesto eylemine katılan sanığın anayasal hakkını kullanmış olduğuna, tanık beyanının görgüye dayalı olmadığına ve sanık lehine ya da aleyhine kullanılamayacağına, kararın bozularak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın faiz hassasiyetinin olması nedeniyle Bank ... ve diğer katılım bankalarında hesabının bulunduğuna, yatan paraların yakın miktarlarda ve periyodik olduğuna, sanığın hesap hareketlerinin rutin olduğuna ve talimatla hareket edilmediğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedilmesinin hukuka aykırı olup kararın bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın silahlı terör örgütü olduğunu bildiği yolunda hiçbir kanıt bulunmadığına, sanığın DİAD üyeliğinden Aralık 2014'te istifa ettiğine, sanığın firmasının geri dönüşüm firması olduğuna, Bank ... ile çalışmaya 2010 yılında başladığına ve hesabı iş ödemeleri için aktif kullandığına, gizli tanıkların ticari rekabet ve husumet nedeniyle beyanlarda bulunduklarına, sanığın terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığına dair hiçbir delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken örgüt üyeliğinden ceza almasının dosyadaki delillere, içtihat ve uygulamalara aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın DİAD üyeliğinden ayrılma dilekçesini 2014 başında verdiğine, ancak derneğin dilekçeyi 2015 başında işleme koymuş olduğuna, sanığın Diyalog Kültür derneğine üyeliğinin bulunmadığına, tanık beyanlarında örgütle ilgili sanığa yönelik aleyhe bir beyan bulunmadığına, sanığın savunmasında samimi olarak belirttiği gibi kayınbiraderinin yurtdışında olması nedeniyle 15.01.2014 tarihinde sanık tarafından Bank ...'ya para yatırıldığına, terör örgütüne destek olma amacı taşımadığına, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıkların eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanıklar ..., ..., Fahrettin Altuğ ve ...'in eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek örgüte yardım etme suçunu, sanıklar ..., ..., ... ve ...'nın eylemlerinin ise silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
I) Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanık ..., ..., Fahrettin Altuğ ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik yapılan incelemede;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanıklar ... ve ...'in silahlı terör örgütüne üye olma, sanıklar ..., ..., Fahrettin Altuğ ve ...'in ise silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyetlerine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
II) Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik yapılan incelemede;
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından yerel mahkeme kararının kaldırılıp duruşma açılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün, sanık ... ve müdafii Av....'in yüzüne karşı tefhim edildiği, sanık müdafii Av....'in 5271 sayılı CMK'nın 291/1 maddesinde öngörülen 15 günlük temyiz etme süresi geçtikten sonra, 01.07.2021 tarihli temyiz talepleri ve eski hale getirme nedenlerini birlikte sunduklarını belirttiği dilekçesi ile söz konusu kararı temyiz ettiği ve gerekçeli kararın sanık müdafii Av....'e 12.10.2021 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; sanık müdafii Av.... tarafından sunulan hastane rapor ve belgeleri nazara alındığında, sanık müdafii Av....'in 5271 sayılı CMK'nın 40/1 2. maddeleri uyarınca eski hale getirme ve temyiz talebinin yerinde olduğu ve sanık müdafii Av....'un 18.10.2021 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
A) Sanık ... yönünden;
Örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katmanlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın örgütün nihai amacından haberdar oldukları yönünde kuşku bulunmamakta ise de, bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devletin her kurumuna sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik, örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlandığı, bu yapının kamuoyu ve medya tarafından tartışılır hale geldiği, üst düzey hükumet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler ve uyarıların yapıldığı, Milli Güvenlik Kurulu tarafından da aynı değerlendirmelerin paylaşıldığı süreçten önce icra edilen faaliyetlerin, nitelik, içerik ve mahiyeti itibariyle silahlı terör örgütünün amacına hizmet ettiğinin somut delil ve olgularla ortaya konulmadıkça örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilemeyeceği değerlendirilerek;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve tanık beyanları nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullandığı veya örgütsel iletişim ağına dahil olduğu saptanamayan sanığın, soruşturmanın en başından itibaren 90lı yıllarda sohbetlere katıldığına, ancak örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra örgütle bağlantısını kesin olarak kestiğine yönelik savunmaları da gözetilerek, özellikle sanık müdafiinin sanığın işyerinde bulduklarını beyan ettiği ikinci vasiyetnamede mahkemenin kabule esas aldığı ilk vasiyetnameyi ortadan kaldıracak şekilde ifadelerin yer alması ve ikinci vasiyetnamenin içeriğinin sanığın savunmasını doğrular nitelikte bulunması da nazara alındığında; öncelikle her iki vasiyetname ile ilgili bilirkişi tarafından inceleme yaptırılarak vasiyetnamedeki yazıların sanığın el ürünü olup olmadığının hukuki şüpheye yol açmayacak şekilde belirlenmesi, her iki vasiyetnamenin sanığa ait olduğunun tespiti halinde sanığın ikinci vasiyetin mahkemeye sunulduğu tarihte müsnet suçtan tutuklu olduğu da nazara alınarak, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığının tespiti amacıyla öncelikle örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütsel bağının devam edip etmediğine yönelik UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, gerekirse ilgili şahısların da tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; ve tüm bu delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken dosya kapsamına yansıyan sanığın eylemlerinin bu haliyle sempati düzeyinde kaldığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B) Sanık ... yönünden;
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; sanığın temyiz aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildiren 21.12.2022 tarihli dilekçesinde örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermek istediği nazara alındığında, gerekirse yeniden ifadesi alınmak suretiyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, sanık ..., ..., Fahrettin Altuğ ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik gerekçe bölümünde (I) numaralı bentte açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/1413 Esas, 2021/1065 sayılı Kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA,
B Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik gerekçe bölümünün (II) numaralı başlığında açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/1413 Esas, 2021/1065 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:03