Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/4412

Karar No

2023/4119

Karar Tarihi

1 Haziran 2023

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/817 2020/840

SUÇ: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma,

kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehlikeli maddelerin

izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan verilen esastan redde dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286.maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olup temyiz edilemez olduğu; diğer mahkumiyet hükümlerinin ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, İlk Derece Mahkemesinde savunmaya yeterli süre ve kolaylık sağlanarak bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması ve istinaf ile temyiz denetiminde de yazılı savunmanın sınırsız şekilde kullanılabilme olanağının bulunması karşısında takdiren 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Şırnak 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/195 Esas, 2020/49 sayılı Kararıyla sanık hakkında; devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 3 yıl 9 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  1. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin 24.09.2020 tarihli ve 2020/817 Esas, 2020/840 sayılı Kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.11.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Özetle; sanığın suç konusu eylemi gerçekleştirmediğine, müşteki M.Y.’nin sanığı teşhis etmediğine, sanığın bantlama eyleminden ötürü tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan sorumlu tutulamayacağına, sanığın TCK’nın 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık kapsamında örgüte dair tüm bildiklerini anlatması sebebiyle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık Hakkında Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Sanık hakkında silahlı tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan verilen hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının CMK'nın 286/2 a maddesi gereğince kesin olup, temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşılmakla; CMK'nın 298/1 maddesi uyarınca sanık müdafiinin bu suç yönünden temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Dairemizin ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun müstakar ve yerleşik uygulamarında TCK’nın 302. maddesindeki suçun oluşması için vahim nitelikte olan adam öldürme, öldürmeye teşebbüs, şiddet kullanarak hürriyeti tahdid gibi suçların işlenmesi; yahut vahim nitelikte eylem olmasa bile kazılan hendek ve kurulan barikatlarda silahlı nöbet tutulması, insanların gelip geçecekleri yere veya menfezlere patlayıcı madde yerleştirilmesi yahut örgütsel faaliyet kapsamında ormanların kasten yakılması gibi eylemlerin gerçekleştirilmesi gerektiği, patlayıcı madde bantladığını kabul eden sanığın bu kapsamda aksi kanıtlanamayan savunmasından da görüleceği üzere "patlayıcı maddeleri demir yoluna yerleştirdiğine" yönelik şüpheden uzak herhangi bir delil elde edilememesi ve sanığın propaganda amaçlı yol kesme eylemine gözcü olarak katılmak şeklinde vahim nitelikte olmayan eyleminin TCK’nın 314/2. maddesinde yazılı suçu oluşturacağının kabulü ile ceza tayin edilerek ve sanığın aşamalarda verdiği beyanlarında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyip bir çok kişiyi teşhis ettiği de nazara alınarak hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken düşülen yanılgı sonucu eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle sanığın tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının CMK'nın 286/2 a maddesi gereğince kesin olup, temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşılmakla; CMK'nın 298/1 maddesi uyarınca sanık müdafiinin bu suç yönünden temyiz isteminin REDDİNE,

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin 24.09.2020 tarihli ve 2020/817 Esas 2020/840 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

C. Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde C bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24.09.2020 tarihli ve 2020/817 Esas 2020/840 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oybirliğiyle BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı, mevcut delil durumu ve bozma nedeni gözetilerek tutukluluk halinin devamına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci (a) bendi fıkrası uyarınca Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.06.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçreddinebozmahükmüntemyizisteminintevdiinekararınbirliğinihukukîolgularonanmasınasebeplerigerekçeveesastanreddiincelenenülkebozulmasınadevletinbütünlüğünü

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim