Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11098
2023/3873
31 Mayıs 2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 299'uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 Tarihli ve 2017/158 Esas, 2020/25 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü ceza rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 26.10.2021 Tarihli 2020/293 Esas, 2021/1196 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ilk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 303 üncü maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi, dosyadaki temel hedefin maddi gerçeğe ulaşmak olduğuna, bir takım kolluk ve benzeri varsayımları dayanak yapıp karar vermenin ceza yargılaması amacına aykırı olduğuna, maddi gerçeği araştırmakla yükümlü olan ceza yargıcının katılanın ideaları, sanığın itirafı ve beyanı ile beyan delilinin belge veya belirti deliliyle mutlaka ama mutlaka doğrulaması gerektiğine, en önemlisi soyut belge veya belirti deliliyle oluşmuş itirafçı beyanlarıyla usulsüz teşhisle mahkûmiyet hükmü verilemeyeceğine, beyan delilinin CMK'nın 148'e uygun olarak elde edilmesi gerektiğine, özgür iradeye dayanmayan, yalana, aldatmaya, menfaate dayalı verilen ifadelerin özgür iradeyle verilse dahi yasak usul olduğuna, tanık beyanı veya beyanlarının kuşkulu delil olduğuna, tek başına hükme esas alınamayacağına, bu beyanların yan delillerle desteklenmesi gerektiğine, dosyada da tanık beyanlarının tek başına yan delillerle desteklenmediği aksine beyanların lehte olduğuna gerek Anayasa 38, gerek CMK'nın 206 ncı madde kapsamında yasak delillerin hükme esas alınamayacağı düzenlenmesine rağmen mahkemenin mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırı delillere dayanmasının hükmün ortadan kaldırılmasını zorunlu kıldığına, yargılama dosyası kapsamında mevcut delillerden müvekkilin atılı suçu işlediğine dair, somut, kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden müvekkil hakkında müsnet suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine, müvekkile atılı bulunan suçun işlendiği hususunda, tanık beyanlarını destekleyen, şüphe durumunu aşan ve her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığından müvekkilin beraatine karar verilmesi gerektiğine, tanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak ve ceza almamak için gerek soruşturma ve gerekse de kovuşturma aşamasında vermiş olduğu beyanları yargılama aşamasında (30.03.2018 tarihli celse) geri çektiğine, buna rağmen, çelişkili ve gerçeğe aykırı olduğu açık ve başka delillerle desteklenmeyen itirafçı beyanlarına itibar edilerek mahkûmiyet hükmünün verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ... yönünden yapılan değerlendirme:
Dosya içeriğinde bulunan tanık A.E.nin aşama beyanları, tanık G.T.nun hazırlık beyanları, sanığın ikamet aramasında ele geçirilen örgüte müzahir yayınlar ve tüm dosya kapsamından;
"....Sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte 2013 yılında örgüte yüksek miktarda erzak malzemesi getirdikleri, örgüte tahta kutular içerisinde silah taşıdıkları, kamyondan indirdikleri silah dolusu tahta kutuları PKK terör örgütünün sahip olduğu katırlara yükledikleri, 2015 yılında diğer sanık ... ile birlikte kamyon ile Bozan yaylasına PKK terör örgütü mensuplarına teslim etmek üzere un sevkiyatı yaptıkları, 2015 yılı içerisinde Dervişcemal bölgesinde örgüt mensupları ile görüşerek seçim süreci ile ilgili konuştuğu, Hozat Karaçavuş bölgesine örgüt mensuplarına erzak getirdiği, araç ile örgüt mensuplarını bir yerden başka bir yere taşıdığı, örgütün önemli milislerinden olduğu, örgütün Pertek ve Aliboğazı grubuna malzeme götürdüğü, yine 2015 yılı yaz aylarında Karaçavuş Köyüne gelerek Munzur (K) Cihan Söylemez, Bahoz (K) Hıdır Doğru isimli örgüt mensuplarına araç ile yüklü miktarda erzak malzeme getirdiği ve örgüt mensuplarıyla ve örgütün sorumlu üyeleriyle sıkı ilişki içinde olduğu, örgüt içinde uzun süredir yurt sever biri olarak tanındığı, örgütün sağlam kurye/milislerinden olduğu, örgütün Tunceli İlinde yürüttüğü örgütsel çalışmalar kapsamında alevilik inancı doğrultusunda örgütün talimatı gereğince inanç komisyonunda görev aldığı ve örgütün dini inanç komisyonunun başkanı olduğu, HBDH çalışmaları kapsamında örgütün yöneticileri ile bölge sorumlusu arasındaki talimatları Kuzey Irak'a getirip götürmede kurye görevi yaptığı ve ev aramasında PKK/KCK terör örgütüne müzahir yayınların ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanığın örgüt ile haberleşme içerisinde olup, örgütün ihtiyaçlarını karşılayarak faaliyetlerine devam etmesi yolunda böylesine önemli bir görev üstlendiği ve örgütün amaç suçları işlemesi yolunda eylemleri ile kendisinden istenenleri görev bilinci ile ifa ederek terör örgütleri ile görüş, ideoloji ve eylem birlikteliği içerisinde bulunduğu, böylece sanığın bilerek ve isteyerek PKK/KCK silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve eylemlerinde örgüt üyeliği suçunun unsurları olan organik bağ, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarının gerçekleştiği anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur..."
Tespitlerine yer verilmiştir.
2.Sanık ... yönünden yapılan değerlendirme:
Dosya içeriğinde bulunan tanık A.E.'nin aşama beyanları, tanıklar G.T. ve R.M.un hazırlık beyanları, sanığın ikamet aramasında ele geçirilen örgüte müzahir yasaklı yayın ve örgütün sözde öz yönetim komisyonunda yer aldığına dair ele geçirilen ajanda ve tüm dosya kapsamından;
"...Sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte 2013 yılında örgüte yüksek miktarda erzak malzemesi getirdikleri, örgüte tahta kutular içerisinde silah taşıdıkları, kamyondan indirdikleri silah dolusu tahta kutuları PKK terör örgütünün sahip olduğu katırlara yükledikleri, 2015 yılında diğer sanık ... ile birlikte kamyon ile Bozan yaylasına PKK terör örgütü mensuplarına teslim etmek üzere un sevkiyatı yaptıkları, sanığın askeriye içerisinden geçerek örgüte silah temin etmesi nedeniyle örgüt içerisinde nam saldığı ve popülaritesinin artığı, Pertek İlçesindeki siyasal çalışmalarla ilgili örgütün sorumlu üyesiyle gerekli istişareleri yaptığı, 2014 2015 yılları arasında Munzur vadisine gelerek örgüt mensuplarına ekmek, peynir, kola vb. malzemeler getirdiği, Azat Çüngüş (K) ...'nun milisi olduğu, aracı ile örgüt mensuplarını bir yerden başka bir yere taşıdığı, Ovacık gücü gruplarıyla bağlantılı olduğu ve erzak yardımında bulunduğu, örgüt mensuplarıyla ve örgütün sorumlu üyeleriyle sıkı ilişki içinde olduğu, örgüt içinde yurt sever biri olarak tanındığı, ev aramasında PKK/KCK terör örgütüne müzahir yasaklı yayının ele geçirildiği ve örgütün sözde özyönetim komisyonunda yer aldığı anlaşılmıştır.
Sanığın örgüt ile haberleşme içerisinde olup, örgütün ihtiyaçlarını karşılayarak faaliyetlerine devam etmesi yolunda böylesine önemli bir görev üstlendiği ve örgütün amaç suçları işlemesi yolunda eylemleri ile kendisinden istenenleri görev bilinci ile ifa ederek terör örgütleri ile görüş, ideoloji ve eylem birlikteliği içerisinde bulunduğu, böylece sanığın bilerek ve isteyerek PKK/KCK silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve eylemlerinde örgüt üyeliği suçunun unsurları olan organik bağ, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarının gerçekleştiği anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur..."
Tespitlerine yer verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
"....Yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine, ancak; Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak yazılı şekilde fazla ceza tayinleri,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafinin istinaf talebi bu nedenlerle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıklar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1 a ve 303 üncü maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, sanıklar hakkında "A" ve "C" bentlerinde kurulan mahkumiyet hükümlerinin 1 inci bentlerinde yer alan "takdiren ve teşdiden 6 yıl" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "takdiren 5 yıl" ibarelerinin eklenmesine, hükümlerin 2.bentlerinde yer alan "9 yıl" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "7 yıl 6 ay" ibarelerinin eklenmesine, TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmış olduğu hükümlerin 3 üncü bentlerinde yer alan "7 yıl 6 ay" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "6 yıl 3 ay" ibarelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine..."
Tespitlerine yer verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümler yönünden
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütü üyeliği suçundan "7 yıl 6 ay" hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen hükmün istinafı üzerine yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının reddine, ancak Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerektiğini değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, sübutu kabul ve vasfı tayin edilen suç için belirlenecek sonuç cezanın doğrudan takdire ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 280/1 e, 2 madde ve fıkraları gereğince usulüne uygun duruşma açıp, hukuka aykırı bulduğu İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, aynı Kanunun 280/1 a ve 303/1 a maddelerine yanlış anlam yükleyerek duruşma açmaksızın dosya üzerinden İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırıp, yazılı şekilde silahlı terör örgütü üyeliği suçundan suçundan "6 yıl 3 ay" hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
Tanıklar G.T. ve R.M. soruşturma aşamasında verdikleri beyanlarından dönmüşlerse de, her iki tanığın da soruşturma beyanlarının müdafii huzurunda alındığı, ayrıca tanık R.M.un savcı huzurunda beyanda bulunduğu görülmekle CMK'nın 148/4 üncü maddesi gereğince soruşturma aşamasında alınan beyanların hukuka uygun olduğu değerlendirilmiş, tanık A.E.nin beyanlarının hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında benzer nitelikte olduğu görülmüştür.
Dairemizin yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde;
Sanık ... yönünden; tanıklar A.E., G.T., R.M.un beyanlarıyla sabit olduğu üzere sanığın örgüt mensuplarına muhtelif tarihlerde gıda ve yaşam malzemesi temin ettiği, örgüt mensuplarıyla sürekli irtibat halinde olduğu, örgüte kuryelik ve milislik yaptığı, örgütün sözde dini inanç komisyonuna başkanlık ettiği, ikametinde örgüt propagandası içeren yasaklı yayın ele geçirildiği, cep telefonu ve bilgisayarında örgüt üyelerinin ve örgütün sözde bayraklarına ait resimlerin bulunduğu anlaşılmakla süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylem ve faaliyetleri nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları itibariyle oluştuğunun sabit olduğu,
Sanık ... yönünden; tanıklar A.E., G.T., R.M.un beyanlarıyla sabit olduğu üzere sanığın örgüt mensuplarına muhtelif tarihlerde gıda ve yaşam malzemesi temin ettiği, örgüt mensuplarıyla sürekli irtibat halinde olduğu, örgüte kuryelik ve milislik yaptığı, örgüt tarafından oluşturulan sözde özyönetim yapısıyla köy yönetiminin muhtardan devralındığı, köyün sorunları hakkında karar alma yetkisinin sözde komisyona verildiği, muhtarın karar alma yetkisinin bulunmadığı, bu kapsamda oluşturulan sözde komisyonda görev aldığı, ikametinde örgüt propagandası içeren yasaklı yayın ele geçirildiği, hafıza kartları ve bilgisayarında örgüt üyelerinin ve örgütün sözde bayraklarına ait resimlerin ve videoların bulunduğu anlaşılmakla süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylem ve faaliyetleri nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları itibariyle oluştuğunun sabit olduğu anlaşılmakla,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile buna bağlı hak yoksunlukları ve tekerrür kararlarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Sanıklar Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2020/293 Esas, 2021/1196 sayılı Kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:16